Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/15197 E. 2026/8115 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/15197
- Karar No
- 2026/8115
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/959 Esas, 2025/1601 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 15908 (eski 2392) ada 10 parsel sayılı taşınmaza davalı idareler tarafından kamulaştırmasız el atılması nedeniyle taşınmaz bedelinin davalı idareden dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; görev yönünden ve hukuki el atma iddiası nedeni ile davanın reddinin gerektiğini, sorumlu idarenin ilgili belediyeler olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görev yönünden reddinin gerektiğini, 20 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, husumetin idareye yöneltilmesinin doğru olmadığını, el atma tarihinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin düşük belirlendiğini, nispi harcın tamamlatılmasının hatalı olduğunu, enflasyonel ortam nedeniyle bedelin düşük kaldığını, vekâlet ücretinin eksik hesaplandığını, sundukları emsallerin dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.
2. Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; husumetin belediyeye yöneltilmesi gerektiğini, bedelin yüksek belirlendiğini, davalılar davacılar lehine nispi vekâlet ücerti verilmesinin doğru olmadığını, emsal seçimi ve değerlendirmesinin hatalı yapıldığını, vekâlet ve keşif harcının idareye yüklenemeyeceğini ileri sürmüştür.
3. Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; uzlaşma dava şartının yerine getirilmediğini, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 38 nci maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin geçtiğini, husumetin ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait olduğunu, bedelin fahiş belirlendiğini, bedelden düzenleme ortaklık payının düşülmesi gerektiğini, taşınmazın el atma tarihindeki niteliklerinin dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmaza mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi taşınmazın imar durumu ve bilirkişi raporunda belirlenen niteliğine göre bedelinin uygun olduğu, taşınmaz davalı idarelerin yetki ve sorumluluk alanında kaldığından husumetin doğru yöneltildiği, taşınmaza 1983 yılından sonra proje kapsamında el atıldığından uzlaşma dava şartı olmadığı gibi harç ve vekâlet ücretinin nispi olarak belirlenmesinde, yargılama giderlerinden olan keşif ve vekâlet harcının davalı idalerelerden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davalı idare vekillerinin tüm, davacılar vekilinin sair istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, ancak davacılar yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife uyarınca vekâlet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin davalı idarelerin sorumlulukları oranında belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmediğinden davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacılar tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve fiilen el atmaya konu bölümler ile proje bütünlüğü ilkesi uyarınca imar planında yol alanında kalan bölümlerin bedelinin davalı ... Başkanlığından tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar ve davalı ... vekillerinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
4. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18 inci maddesine 04.07.2019 tarihinde 7181 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile eklenen Ek fıkra uyarınca ''Belediye veya valiliğin; parselasyon planlarını, imar planlarının kesinleşme tarihinden itibaren beş yıl içinde yapması ve onaylaması esastır. Parselasyon planı yapmamaları sebebiyle doğacak her türlü kamulaştırma iş ve işlemlerinden belediyeler veya valilikler sorumludur.'' hükmü getirilmiştir.
5. Bu açıklama doğrultusunda somut olayın incelenmesi neticesinde dava konusu taşınmazın 26.02.2007 tasdik tarihli, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ... Güneyi Uygulama İmar Planında “kısmen ilköğretim alanında” kaldığı ve taşınmazda herhangi bir imar uygulaması yapılmadığı ve taşınmazın kadastral parsel niteliğini koruduğu anlaşılmıştır.
6. Bu itibarla; dava konusu taşınmazın ilköğretim alanı olarak planlanan bölümü bakımından kamulaştırma yetki ve sorumluluğunun davalı ... Bakanlığında olmadığı, adı geçen idareye husumet yöneltilemeyeceği gözetilmeksizin bedelin davalı idareden tahsiline karar verilmesi hatalıdır .
7. Kabule göre de dava konusu taşınmazın hukuken el atılan 729,04 m²lik kısmına ilişkin tespit edilen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası uyarınca maktu harca ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalı ... aleyhine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacılar ve davalı ... vekillerinin temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı ... Başkanlığından aşağıda yazılı kalan harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.