Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16421 E. 2026/9476 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/16421
- Karar No
- 2026/9476
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1785 Esas, 2025/1561 Karar KARAR : Esastan ret/Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçeinde özetle; davacıların hissedarı olduğu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1671, 18 43... parsel sayılı taşınmazlara davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını ileri sürerek belirlenecek tazminatın davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların usulüne uygun kamulaştırılıp kamulaştırma bedelinin de hak sahipleri adına bankaya depo edildiğini, davanın 30 günlük hak düşürücü süre içinde açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsili ile davacılara tapudaki payları oranında ödenmesine, bedeline hükmedilen davacılar payının tapusunun iptali ile davalı idare lehine tapudan göl olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacılar lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi ve keşif harcının yargılama giderlerine dahil edilerek hüküm tesis edilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma işlemlerinin usulüne uygun olarak yürütüldüğünü, 30 günlük hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın reddi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazların değerinin çok yüksek hesaplandığını, net gelir metoduna göre yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, ürün verim ve satış birim fiyatının yüksek alınmasının doğru olmadığını, ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kamulaştırmasız el atılan arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara mahallinde yapılan keşif sonucu net geliri esas alınarak dava tarihindeki değerini belirleyen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi taşınmazların bilirkişi raporunda belirtilen konum ve niteliğine göre belirlenen kapitalizasyon faizi ve objektif değer artış oranlarının yerinde olduğu, bilirkişi kurulunca değerlendirmeye esas alınan münavebe ürünlerinin yörenin münavebe sistemine uygun ve resmi verilerle uyumlu olduğu; ancak fiili el atma tarihinin 04.11.1983 sonrası olduğu anlaşılmakla davacılar lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi ve keşif harcının yargılama giderlerine dahil edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 25 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca; " Hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi, mal sahibi için 10 uncu madde uyarınca mahkemece yapılan tebligatla başlar. Mülkiyetin idareye geçmesi, mahkemece verilen tescil kararı ile olur."
3. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; " ... Barajı İnşaatı " alanında kalan dava konusu taşınmazların davalı idare tarafından kamulaştırılmasına karar verilmesi üzerine, taşınmazlara dair kamulaştırma evrakının o tarihte hak sahibi olan ve sağ olduğu anlaşılan davacıların kök murisi ...ve ...'in bizzat kendisine noter vasıtasıyla tebliğ edilip kamulaştırma bedelinin de bankaya depo edildiği, 30 (otuz) günlük hak düşürücü süre içerisinde kamulaştırma işlemine karşı dava da açılmadığı anlaşılmakla; adı geçen muris ve mirasçıları davacılar yönünden kamulaştırma işleminin kesinleştiği, tamamlanan ve kesinleşen kamulaştırma işlemine karşı, taşınmazlara kamulaştırmasız el atıldığından bahisle tazminat isteminde bulunulamayacağı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.