Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2083 E. 2026/10152 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2083
Karar No
2026/10152
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/383 Esas, 2025/333 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; bir kısım davacılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına, bir kısım davacılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,

Miktar veya her paydaş için değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 4 27... nci maddeleri uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre; davacı ... yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar Mahkemenin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 29.000,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmıştır.

Bu nedenle, davalı idare vekilinin davacı ... yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar verildikten sonra, adı geçen davacı dışında kalan davacılar yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçeinde özetle; İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 32... parsel sayılı taşınmaza el konulduğunu, taşınmazdaki hisselere karşılık olarak davacı müvekkillerine herhangi bir bedel ödenmediğini ileri sürerek belirlenecek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 18.05.2012 tarihli ve 2012/719 Esas, 2013/345 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1 32... parsel sayılı taşınmazdaki davacılar murisi payının 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanunu) 17 nci maddesi uyarınca davalı idare adına tescil edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de 13.03.2015 tarihli ve 29294 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararının 14.09.2015 günü yürürlüğe girmesiyle; 6487 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7 nci maddesinin iptal edildiği anlaşılmakla somut olayda bu maddenin uygulanması mümkün olmadığından, 2942 sayılı Kanun'n 25 nci maddesi uyarınca hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi, mal sahibi açısından, usulüne uygun yapılan tebligatla başlayacağından, dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre; dava konusu taşınmazın 1979 senesinde ... Genel Müdürlüğü tarafından “... Konut Bölgesi” kapsamında kalması sebebiyle kamulaştırılmasına karar verildiği, kamulaştırma evrakının davacılar murisi ...’e 19.09.1979 tarihinde kendi imzasına tebliğ edildiği, davacılar vekilinin murisin parmak izi veya mühür kullandığı, tebligattaki imzanın murise ait olmadığını beyan ederek noter tebligatındaki imzaya itiraz ettiği, bu durumda, öncelikle davacılar vekilinin itirazları doğrultusunda kamulaştırma işleminin kamulaştırma tarihindeki tapu maliki olan davacılar murisi ...’e usulüne uygun şekilde tebliğ edilip edilmediği, çekişmesiz bedelin ödenip ödenmediği araştırılıp, usulüne uygun bir tebligat yapılmadığının ve kamulaştırma işleminin tamamlanmadığının tespit edilmesi halinde, davacıların kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat talep etme imkanı bulunduğu gözetilerek işin esasına girilip sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yasal olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bir kısım davacılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına, bir kısım davacılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; tebligat işlemlerinin yapıldığını, bedelin bloke edildiğini bu nedenle davanın reddi gerektiğini, bedel hesabının tescil tarihine göre yapılması gerektiğini, metrekare birim değerinin fahiş ve usulsüz belirlendiğini, 30 gün içinde tezyidi bedel davası açılmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihaî kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosyada yer alan bilgi ve belgelere göre yapılan incelemede; kök murise tebligatın 19.09.1979 tarihinde bizzat imzasına tebliğ edildiğinin davacı idarenin sunmuş olduğu noter onaylı belgeden anlaşıldığı, yine kamulaştırma bedelinin de iştiraken malik olunan dava dışı şahıs ile birlikte kök muris adına bloke edildiği, her ne kadar ilgili Noterlikçe imha edilmiş olması nedeniyle tebliğ evrakının gönderilemediği anlaşılmış ise de ve davacılar vekilince kök murisin imza kullanmadığı parmak izi ve mühür kullandığı beyanında bulunulmuşsa da ilgili iddianın araştırılmasında fiili imkansızlık halinin söz konusu olduğu, kök muris hissesinin idare adına tesciline karar verilen dosyanın gerekçeli kararında kök murise tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap verilmediğinin belirtildiği, dolayısıyla kök murisin tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin olarak ilgili dosyada beyanda bulunmadığı anlaşılmış olup, tüm bu nedenlerle kök murise usulüne uygun olarak kamulaştırma işleminin tebliğinin yapılmış olduğunun kabulü ile kamulaştırma işleminin adli ve idari yönden kesinleşmiş olması nedeniyle davanın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin Davacı ...’ya İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,

B. Davalı İdare Vekilinin Davacı ... dışındaki Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA,

02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/2083, K. 2026/10152, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-2083-e-2026-10152-k-88713e79b4c6