Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/8739 E. 2026/3441 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8739
Karar No
2026/3441
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2107 Esas, 2025/1110 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/380 Esas, 2024/79 Karar

Taraflar arasındaki değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 36 ncı maddesine dayanan kamulaştırmadan sonra alınan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Muş ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 56... parsel (kamulaştırma planında 18 numaralı parsel) sayılı taşınmazın Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından tasdik olunan 05.11.1975 tarihli ve 1975/302 sayılı kamu yararı kararına istinaden 660 m²lik kısmın 6830 sayılı İstimlak Kanunu'na (6830 sayılı Kanun) uygun olarak kamulaştırılmasının tamamlandığını, ancak davaya konu taşınmazın davalılar adına tespit edildiğini, yapılan tespit işleminin geçersiz olduğunu beyan ederek kamulaştırmadan sonra alınan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve esas bakımından kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerine konulan bir şerh veya başka bir beyan bulunmadığını, ... Tapu Müdürlüğünde terkin işlemi veya kamulaştırma işlemlerinin yapıldığına dair bir beyan veya şerh işlenmediğini, müvekkillerinin kamulaştırma işlemlerinin yapıldığı tarihten yaklaşık 14 yıl sonra taşınmazı satın aldıklarını 14 yıl boyunca tapu terkin işlemlerinin yapılmamış olmasının müvekkilinin tapu kaydına güvenerek almış olduğu taşınmazın bir kısmının iptaline sebebiyet verilmiş olduğunu belirterek bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mülga 6830 sayılı Kanun’un 13 üncü ve 2942 sayılı Kanun’un 25 inci madde hükümlerine istinaden Karayolları Genel Müdürlüğünün 08.09.1975 tarihli ve 676/16774 sayılı Kamu Yararı kararı uyarınca yapılan kamulaştırma işleminde 56... parsel (ifraz ile 56... parsel) numaralı taşınmazın maliki olan ... adına ... 2. Noterliğinin 05.10.1976 tarihli ve ... yevmiye numaralı kamulaştırma evrakı muhatabına tebliğ edildiği, her ne kadar kamulaştırma işlemi usulüne uygun olarak yapılmış ise de 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12 nci maddesinin üçüncü fıkrasında "bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz" hükmü nazara alındığında, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 22.09.1989 tarihinde kesinleştiği, daha önce kamulaştırma yapılmış olsa bile kamulaştırma sonrası yapılan kadastro tespitinde kamulaştırma şerhinin tespit tutanağına ve tapu kaydına işlenmediği ve davacı idarece 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açıldığına dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığı anlaşıldığından 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra ( ve bu hususun kamu düzenine ilişkin olduğu gözetilerek) açılan eldeki davanın dava şartı yokluğu sebebi ile mahkemece reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; 3402 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, davanın kabulü gerektiğini ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak kamulaştırmadan sonra alınan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkini istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/8739, K. 2026/3441, T. 26.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-8739-e-2026-3441-k-685abbcfef82