Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5288 E. 2026/2412 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5288
- Karar No
- 2026/2412
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/77 E., 2023/296 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacı Hazine adına kayıtlı bulunan eski 789 parsel sayılı 7.100 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 26... parsel numarasıyla 2.589,51 m² yüzölçümlü olarak; davalılar ... ve ... adına kayıtlı bulunan eski 788 parsel sayılı 6.500 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 26... parsel numarasıyla 5.934,99 m² yüzölçümlü olarak tespit edildikten sonra, tapu maliklerinin kadastro komisyonuna süresinde itiraz etmeleri üzerine, itirazları kabul edilerek davacı Hazineye ait 1 26... parselin yüzölçümü 6.231,38 m², davalılara ait 1 26... parselin yüzölçümü ise 6.891,13 m² olarak tescil edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; tapuda Hazine adına kayıtlı bulunan ... köyü 1 26... parsel sayılı taşınmazın, davalılar ... ve ...'a ait 1 26... parsel sayılı taşınmazla olan sınırlarının yanlış tespit edildiğini, bu nedenle taşınmazın yüzölçümünün azaldığını, davalılara ait parsellerin yüzölçümünün ise arttığını, pafta sınırlarının zemine yanlış uygulandığını ileri sürerek, taşınmazın yüzölçümünün yenileme çalışmasından evvelki hali ile düzeltilerek tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 01.12.2016 tarihli ve 2013/207 Esas, 2016/1084 Karar sayılı kararı ile, "bilirkişi raporu uyarınca, dava konusu taşınmazdaki yüzölçüm değişikliklerinin sınırlandırma ölçü, hesap ve tersimat hatalarının giderilmesi neticesinde oluştuğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 01.12.2016 tarihli kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.06.2017 tarihli kararı ile, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 02.06.2017 tarihli kararının davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4815 Esas, 2021/10677 Karar sayılı ilamıyla, ''... İlk Derece Mahkemesince, tesis kadastrosu çalışmaları sırasında yapılan ölçü ve hesap tersimat hatalarının ve pafta zemin uyumsuzluklarının giderilerek sabit sınırlara uygun şekilde uygulama kadastrosu yapıldığı tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; taşınmazların tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları dosya arasına alınmamış; diğer taraftan dosya arasında bulunan fen bilirkişisi raporu, taşınmazın tesis kadastrosu sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerleri ile uygulama kadastrosu sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerlerinin yapılan çakıştırması sonucunda, birbirleriyle ve zeminle uyumlu olup olmadığını belirten, tesis kadastrosu sırasında taşınmazlarda sınırlandırma, ölçü, çizim veya hesaplama hatası yapılıp yapılmadığını açıklar mahiyette ayrıntılı ve gerekçeli bir şekilde hazırlanmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, dava konusu taşınmazlara ait tesis kadastrosu sırasında düzenlenen pafta haritası, ölçü krokisi, hesap cetveli, ölçü cetveli, tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları dosya arasına getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra, harita mühendisi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi sıfatına sahip bilirkişilerin de dahil olduğu, üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan, tesis kadastrosu ve düzeltme işlemi sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerleri ile uygulama kadastrosu sonucunda oluşturulan paftadaki sınır yerlerinin yapılan çakıştırması sonucunda, birbirleriyle ve zeminle uyumlu olup olmadığını belirleyen ayrıntılı ve gerekçeli rapor aldırılmak suretiyle yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak denetime elverişli rapor alınmalı ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle hüküm kurulması isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.'' gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "21.10.2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda tesis kadastrosu ve düzeltme işlemi sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerleri ile uygulama kadastrosu sonucunda oluşturulan paftadaki sınır yerlerinin yapılan çakıştırması sonucunda tesis kadastrosu işlemlerinde sınırlandırma, ölçü, çizim (tersimat) ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları bulunduğunun, davaya konu yenileme kadastrosunda bir hatanın olmadığının, yapılan yenileme kadastrosunun usul ve kanuna uygun olduğunun belirlendiği" gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamı uyarınca keşif yapılması gerektiğini, keşif yapılmadan bilirkişi raporu alınmasının doğru olmadığını, bilirkişi raporunun da hatalı ve eksik olduğunu, uygulama kadastrosu sırasında 1 26... parsel numaralı taşınmazın tesis kadastrosundaki tescilli binanın fiili zeminindeki eski yapı ile çakıştırılması sonucunda taşınmazın kuzeyindeki yolun kısmen taşınmaza dahil edildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun' un 22/2.a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun Kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.