Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10314 E. 2026/3447 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/10314
- Karar No
- 2026/3447
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/942 Esas, 2025/1034 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/98 Esas, 2024/84 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri murisi ...'nın İstanbul ... ilçesi ... Mahallesi eski 332 parselde 450/8277 hissenin maliki olduğunu, kendisinin vefat ettiğini, ibraz ettikleri veraset belgesine göre davacıların yasal mirasçısı olduklarını, davalı idarenin davaya konu parselde imar uygulaması gerçekleştirdiğini, yapılan imar uygulamasında müvekkillerinin malik olduğu 450 m²nin tamamının bedele dönüştürüldüğünü, yapılan uygulamasın usulüne uygun bir şekilde noterkanalıyla tebliğ edilmediğini, bedele dönüşen miktarın müvekkilleri murisine ödenmediğini, gerek bedele dönüşen alan miktarı ve bedele dönüştürme karşılığının tam tutarına ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;murise ait taşınmazda 450 m²lik yerin bedele dönüştürüldüğünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, taşınmazda özel parselasyon olduğunun kabulünün doğru olmadığını, özel parselasyon iddiası savunmasının genişletilmesi ilkesine aykırı olduğunu, planın geçerliliğinin bulunmadığını, tapu kayıtlarına kıymet verilmesi gerektiğini, taşınmaza alınan raporun eksik olduğunu, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmayacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 35 inci maddesindeki düzenleme uyarınca özel parselasyona tabi tutulmak suretiyle imar yolu olarak terk edilen ve fiilen de yol olarak kullanılan davacılara ait hisse için açılan davanın reddine ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 6100 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi gereğince; maddi olayları ileri sürmek taraflara hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir.
3. Bu sebeple dava imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacılar payına takdir edilen karşılığın artırılması istemine dayalı olarak açılmış ise de; hukuki nitelendirme hakime ait olup, eldeki dava kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, somut uyuşmazlıkta davacılar tarafından yapılan özel parselasyon işlemi sonucunda oluşan özel parsellerin küçük küçük satıldığı ve davacılar murisi uhdesinde 450 m²lik yer kaldığı, kalan bu alanın da 2942 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi gereğince özel parselasyona tabi tutularak imar yolu olarak bedelsiz terk edildiği anlaşıldığından olup davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.