Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/15303 E. 2026/8125 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/15303
Karar No
2026/8125
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/175 Esas, 2025/323 Karar KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... İlçesi, ... 88... ve 3 parselde kayıtlı taşınmazların ... Serbest Bölgesi olarak kamulaştırıldığını, taşınmazlara el konulduğunu, ancak hükmen tescil kararının 16.02.1983 tarihinde vefat eden ... dava tarihinde ölü olduğu hâlde, başka bir hissedarın mirasçısıymış gibi ilgisiz bir adrese tebligat gönderildiğini, murisin hisselerine karşılık herhangi bir bedel ödenmediğini ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile dava tarihine göre hisse değerleri tespit edilerek tespit edilecek taşınmazlar bedelinin taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın idarece kamulaştırıldığını, bedelin bankaya yatırıldığını, ancak davacıların süresinde başvurmamış olması nedeniyle kamulaştırmanın kesinleştirildiğini, davacıların murisi İbrahim'in ... ve ... isimli paydaşların mirasçısı olduğu kabulünün de araştırılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.09.2013 tarihli ve 2012/273 Esas, 2013/386 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 18. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Her ne kadar, 6487 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanun'un (2942 sayılı Kanun) eklenen Geçici 7 nci maddeye dayanılarak dava reddedilmiş ise de 13.03.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak 14.09.2015 tarihinde yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2014/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararı ile Geçici 7 nci maddenin iptaline karar verildiğinden ve dosya içindeki bilgi ve belgelere göre 1987 yılında yapılan kamulaştırma işleminin 1983 tarihinde ölen davacıların murisi ...'a veya davacılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği ve kamulaştırma bedelinin ödendiğine dair herhangi bir belge ibraz edilemediği, 17 nci maddeye göre tescil davasının o tarihte ölü olan muris aleyhine açılıp neticelendirildiği, bu nedenle kamulaştırma işlemlerinin tamamlanmadığı anlaşıldığından işin esasına girilerek kamulaştırmasız el atmanın gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda gerekli inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 08.10.2020 tarihli ve 2018/348 Esas, 2020/224 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7201 sayılı Kanun’un 6 ncı ve 7 nci maddeleri ve 09.06.2021 tarihinde kabul edilerek 19.06.2021 tarihli ve 31516 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7327 sayılı Kanun’un 20... nci maddeleri ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek 3, Geçici 15 inci ve 17 nci maddeleri gereğince hüküm kurulması gerektiğinden mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 27.10.2022 tarihli ve 2022/168 Esas, 2022/430 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

E. Üçüncü Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara bozmaya uyularak 7327 sayılı Kanun’un 20 nci ve 22 nci maddeleriyle 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 3 uyarınca mülga 6830 sayılı Kanun’un 16 ncı ve 17 nci maddeleri uyarınca idare adına tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınarak değer biçilmişse de 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 3' ün derdest davalara uygulanacağına ilişkin özel düzenleme ihtiva eden 2942 sayılı Kanun'un Geçici 15 inci maddesinin Anayasa Mahkemesinin 28.07.2023 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 04.05.2023 tarihli ve 2019/93 Esas, 2023/87 Karar sayılı kararı ile iptal edildiği, bu durumda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alınarak dava konusu taşınmaza dava tarihi itibarıyla değerlendirme yapılması gerekmekte olup, somut uyuşmazlıkta dava konusu taşınmazların, (mülga )6830 sayılı Kanun’un 16 ncı ve 17 nci maddeleri uyarınca 19 90... yılında Maliye Hazine adına tescil edildiği gözetildiğinde, 04.11.1983 yılından sonra el atıldığı anlaşılan ve dava tarihi itibarıyla arsa niteliğinde olduğu anlaşılan dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer belirleyen 20.11.2019 havale tarihli (19.11.2019 tarihli) bilirkişi raporunda belirlenen bedel doğrultusunda davanın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin 26.06.2025 tarihli ve 2025/175 Esas, 2025/323 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A.Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın usulüne uygun kamulaştırıldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca tespit edilen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacılar ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 04.05.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dairemizin 26.11.2024 tarihli ve Esas: 2024/2811, Karar: 2024/9155 sayılı “Bozma İlamına” ekli “Dairemiz Üyesi Sayın Muharrem Ürgüp’ün Karşı Oy Şerhi”ndeki görüşlerde açıkça belirtilen; 2942 sayılı Kanun’un Ek 3, 15... nci maddelerinin eldeki davaya konu olaydaki uygulanmasına yönelik görüş ve açıklamalarımızı tekrarlamakla birlikte;

Özet olarak karşı oy görüşümüzü bir kez daha ifade edecek olursak; Somut olaydaki davanın konusunun usulsüz kamulaştırmada bedel tespitine ilişkin olduğu ve bu davada da 2942 sayılı Kanunun geçici 17 nci maddesi, aynı Kanunun ek 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının 3 üncü cümlesi ile bu cümlenin atfıyla aynı fıkranın 1 inci ve 2 nci cümle hükümlerinin uygulanması gerektiği,

Uygulama yapılırken de; Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest dosyalar yönünden de uygulanmaları gerekeceğinden davaya konu taşınmazların idare adına tescil edildiği tarih, değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri de gözetilmek suretiyle tespit edilecek bedelin, TÜİK tarafından açıklanan Yİ-ÜFE Endeksi Tablosundaki değişim oranları esas alınmak suretiyle “KARAR TARİHİ” itibarıyla güncellenmesi sonucu ortaya çıkan bedelin hak sahibine/sahiplerine ödenmesi gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan;

Sayın çoğunluğun “Onanma Kararı ve görüşlerine” bu yönüyle katılmıyoruz. 04.05.2026

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/15303, K. 2026/8125, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-15303-e-2026-8125-k-45b9f22e531f