Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3730 E. 2026/12463 K. – Kamulaştırmasız

Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3730
Karar No
2026/12463
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3605 Esas, 2025/5092 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/502 Esas, 2024/166 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Ankara ili, ..., ... Mahallesi ... Mevkiinde 83 parselde hissedar ve malik olduğunu, anılan taşınmaza davalı idare tarafından herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmaksızın fiilen el atılarak taşınmazın kampus içerisinde hizmet binası olarak kullanıldığını, bedelinin ödenmediğini, davalı idareye verilen uzlaşma dilekçesine süresinde cevap verilmediğini ileri sürerek kamulaştırmasız el atma tazminatının davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, dava konusu taşınmazın daha önce üniversite tarafından usulüne uygun şekilde kamulaştırıldığını, dava konusu parselde muris ......'nun hissesi ile ilgili olarak o tarihteki araştırmalara rağmen ilgilinin ikamet adresine ulaşılamadığını, kanun uyarınca 1.ilanın 02.05.1970 tarihinde ve 2nci ilanın ise 18.05.1970 tarihinde ... Gazetesinde yapılmış olmasına rağmen yine malike ulaşılamadığını, bunun üzerine dava konusu taşınmaz ile ilgili Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.07.1986 tarihli ve 1984/7 47... /403 Karar sayılı kararı ile davalı ...... 'nun tapu kaydının iptali ile Üniversite adına tapuda tesciline karar verildiğini ve kararın kesinleşmesi üzerine tapu müdürlüğünde 05.12.1988 tarihinde ... yevmiye ile Üniversite adına hükmen tescili yapıldığını, bedelinin de kararda belirtilen bankaya yatırıldığını, dava konusu taşınmazın üniversite tarafından usulüne uygun şekilde kamulaştırılmadığı kabul edilerek taşınmazın değerinin bilirkişi incelemesi ile tespiti yoluna gidilirse, taşınmazın değerinin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Geçici 6 ncı maddesinde ve buna ilişkin Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtilen yöntemle belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; 7201 sayılı Kanun uyarınca bedel belirlenmesi gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin 7201 sayılı Kanun ile getirilen 2942 sayılı Kanun'un Ek 3 üncü Maddesinin iptaline dair kararının eldeki davada uygulanamayacağını, taşınmazın idare adına tescil edildiğini, 7201 sayılı Kanun olmasa dahi 2942 sayılı Kanun'un Geçici 6 ncı maddesi uyarınca taşınmazın el atma tarihindeki niteliğine göre bedel belirlenmesi gerektiğini, Yargıtay 5. Hukuk Dairesi kararlarının dikkate alınmadığını, dava konusu taşınmazın orman tahdit sınırları içinde olup yapılaşmanın mümkün olmadığını, bedel belirlenirken bu yönün dikkate alınmadığını, emsallerin limited şirket satışı olup incelemeye esas alınamayacağını, bedelin fazla olduğunu, aynı bölgede kesinleşen bedellerin dikkate alınmadığını, ıslah edilen bedele ıslah tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2942 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi uyarınca "Hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi, mal sahibi için usulüne uygun yapılan tebligatla başlar". bu durumda kamulaştırma kararının adresi belirlenemeyen davacılar murisine mülga 6830 sayılı İstimlak Kanunu'nun 7. ve 8. maddesi gereğince adresi tapu, nüfus müdürlüğü ve vergi dairesinden sorulmadan ve mahallinde zabıta marifetiyle araştırma yapılmadan ilanen tebliğ edildiği, bu şekilde yapılan tebligatın usulsüz olduğu ayrıca davacı murisine ya da kendisine bedel ödendiğine dair herhangi bir delilde sunulmadığından taşınmaza kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleşmiş bulunduğunun kabulü ile aynı parsele yönelik olarak açılan ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen paydaş dosyaları da değerlendirilmek suretiyle arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değerinin tespit edilip davalı idareden tahsiline karar verilmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; dava konusu taşınmaz davacının murisi adına kayıtlı iken 1970 yılında taşınmaza dair kamulaştırma işlemlerinin yapıldığı, akabinde taşınmazın kesinleşen mahkeme kararına istinaden hükmen davalı idare adına tesciline karar verildiği, işbu karar gereğince de taşınmazın 05.12.1988 tarihinde davalı idare adına tapuya tescil edildiği, taşınmaza fiilen el atılmış olduğu, murise usulüne uygun olarak kamulaştırma işlemi tebliğ edilmediği gibi bloke edilen bedelin davacıya ödendiğine dair bilgi ya da belgeye de rastlanmadığı, bu itibarla kamulaştırma işleminin kesinleşmemiş olduğu ve işbu davanın 24.12.2019 tarihinden önce açıldığı anlaşılmaktadır.

4. 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7201 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen ek madde 3’ün birinci fıkrasının ikinci cümlesindeki; “...dava tarihi itibarıyla...” ibaresi ve 7201 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ile eklenen Geçici 15 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; “...ek 3 üncü madde hükmü uygulanarak..." ibaresi 28.07.2023 tarihli ve 32262 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli ve 2019/93 Esas, 2023/87 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Bu durumda; eldeki davanın 12.09.2018 tarihinde açıldığı gözetildiğinde, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; "Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine..." gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile "Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre karara bağlanır." genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararı nazara alınarak taşınmaza dava tarihindeki niteliği gözetilip dava tarihi itibarıyla değerlendirme yapılarak değer biçilmesi yerindedir.

5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/3730, K. 2026/12463, T. 08.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-3730-e-2026-12463-k-24d6f5752fc0