Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/8687 E. 2026/10899 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/8687
- Karar No
- 2026/10899
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2002/447 Esas, 2004/932 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) mülga 17 nci maddesine dayanan tapu iptal ve tescili davasında yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Kayseri ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 659 parsel sayılı taşınmazın usulüne uygun olarak kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedelinin banka hesabına yatırılarak noter tebligatlarının yapıldığını, taşınmaz maliklerinin bir kısmı tarafından müvekkili idare aleyhine Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1986/295 Esas, 1988/624 Karar sayılı dosyasında tezyidi bedel davası açıldığını ve hükmedilen bedelin müvekkili idarece ödendiğini, böylece kamulaştırma işleminin kesinleştiğini, buna karşılık davalılarca tapuda ferağ verilmediğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazda davalılar adına olan payın tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kabulüne karar verilmek suretiyle taşınmazdaki payların davacı idare adına tescil edildiğini, oysa müvekkillerinin murisi olan babaları ...’ın eldeki dava açılmadan çok önce 14.12.1984 tarihinde vefat ettiğini, bu husus dikkate alınmadan ölü kişiye karşı davaya devam edildiğini, dosyada yer alan bilgi ve belgelerden de anlaşılacağı üzere kamulaştırma evraklarının noter kanalıyla tebliğ edilmesine ilişkin işlemlerin ve eldeki davadaki tebligat işlemlerinin müvekkilleri murisi ...’ın ölümünden sonra hayattaymış gibi habersizce yerine getirildiğini, mirasçıları tespit edilerek gerekli bilgilendirmenin yapılmadığını, yargılamada taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemeyeceğini, bu gerekçelerle kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkiline yönelik dava dilekçesi ile gerekçeli karar tebliği dahil tüm tebligatların ilanen tebligat yoluyla yapıldığını, bu durumun tebligat usulüne aykırı olduğunu, her ne kadar davacı idare tarafından kamulaştırma işleminin usulüne uygun olarak tamamlanarak kamulaştırma bedellerinin bankaya yatırıldığı iddia edilmişse de müvekkilinin bu durumlar hakkında herhangi bir bilgisinin bulunmadığı gibi kamulaştırma bedelini de almadığını, bu nedenle kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 2942 sayılı Kanun'un mülga 17 nci maddesine dayanan tapu iptal ve tescili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre; kamulaştırmanın yapıldığı tarihte dava konusu taşınmazın paydaşlarından olan davalı ... adına kamulaştırma evraklarının noter kanalıyla 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na uygun olarak "muhatabına 02.12.1997 tarihinde bizzat" şerhi ile tebliğ edildiği ve takdir edilen bedelin kayıtsız ve şartsız olarak ... Bankası ... Şubesine yatırıldığı anlaşıldığından adı geçen davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğrudur.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin tüm, davalı ... vd. vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. 2942 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi uyarınca hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi, mal sahibi açısından, usulüne uygun olarak yapılan tebligatla başlar.
5. Dava konusu taşınmazın kamulaştırılması işlemine ilişkin .... Noterliği tarafından bir kısım davalı murisi paydaş ... adına tanzim edilen tebligatın "muhatabı ismen tanınmadığından 27.11.1997 tarihinde evrak mercine iade" şerhi ile bila tebliğ iade edildiği, her ne kadar adı geçene ilanen tebligat yapılmış ise de 2942 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinde sayılan tapu, vergi ve nüfus kayıtları üzerinden usulüne uygun olarak adres araştırması yapılmadığından yapılan ilanen tebligatın geçersiz olduğu, kaldı ki kendisine usulüne uygun kamulaştırma tebligatı yapılmamış olan ...'a kamulaştırma bedelinin ödendiğine dair bir bilgi ve belgeye de dosya arasında rastlanmadığından, bu malik yönünden kamulaştırma işleminin adli ve idari yönden kesinleştiği söylenemeyeceğinden, bu durumda bir kısım davalı murisi ...'ın payı yönünden davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalılar ... vd. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA,
Davalı ...'dan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalılar ... vd.den peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.