Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/18062 E. 2026/10898 K. – Kamulaştırması

Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmazlar Bedelinin Tahsili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/18062
Karar No
2026/10898
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmazlar Bedelinin Tahsili

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/4989 Esas, 2025/3470 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 16. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/343 Esas, 2025/197 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince bir kısım parseller yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, diğer parsellere ilişkin davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idareler vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın bir kısım parseller yönünden feragat nedeniyle reddine, diğer parsellere ilişkin ise davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 26 84... , 3, 5 parsel, 26 86... ve 9 parsel, 26 89... , 10, 11, 12, 14 parsel, 26 91... , 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14 parsel, 26 93... , 10, 11, 12, 13 parsel, 26 95... ve 7 parsel sayılı taşınmazlara davalı idareler tarafından usulüne uygun kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını, taşınmazın diğer paydaşları olan kardeşlerine kamulaştırma bedellerinin ödendiğini ileri sürerek taşınmazların bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; tek dava dilekçesiyle 25 taşınmaz hakkında dava açılmasının usulî güçlük yarattığını, mümkünse tefrik edilmesi gerektiğini, ... Genel Müdürlüğünün ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olduğunu, derelerin ıslahı ve kamulaştırması bakımından sorumluluğun ... Genel Müdürlüğüne ait olduğunu, dava konusu taşınmazlar bakımından 1985 yılında kamulaştırma işleminin yapıldığını, bedellerin bankaya yatırıldığını, dolayısıyla yeniden tazminat istenemeyeceğini, davanın kamulaştırmasız el atma değil, varsa kamulaştırma bedelinin tespiti ile ödenmesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, dere yatağı ve yol alanları yönünden kamulaştırma sorumluluğunun farklı idarelerde olabileceğini, talep edilen bedelin fahiş olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırma işlemlerinin ... tarafından yürütüldüğünü, müvekkili idarenin doğrudan kamulaştırma işlemi yapmadığını ileri sürerek husumet itirazlarının bulunduğunu, dava konusu alanların dere yatağında kaldığını, aktif dere yataklarının kamu malı olduğunu, özel mülkiyete konu olamayacağını, 1985 yılında kamulaştırma işlemlerinin kesinleştiğini, bedellerin bankaya yatırılmış olabileceğini, bu nedenle davacıların yeniden bedel isteyemeyeceğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 26 84... parsel, 26 86... parsel, 26 89... ve 14 parsel, 26 91... ve 14 parsel ile 26 95... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin feragat nedeniyle reddine, diğer parsellere ilişkin davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Genel Müdürlüğü vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlarda kamulaştırma işlemlerinin ... tarafından yürütüldüğünü, bu nedenle müvekkili idare yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, taşınmazların dere yatağında kalması sebebiyle kamulaştırma kararı alınan kısımları ile halihazırda dere yatağında kalan kısımlarına ilişkin durumların birbiriyle uyuşmadığını, imar planında yol alanında kalan kısımların müvekkili idarenin görev ve sorumluluğuna girmediğini, dava konusu taşınmazlar için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, emsalin dava konusu taşınmaza uzak mesafede bulunduğunu ve benzer niteliklere sahip olmadığını, taşınmaz imar uygulamasına tabi tutulduğunda dere yatağında kalan kısımların bedelsiz olarak kamuya terk edileceğinin açık olduğunu, davacı ...’ın taşınmazların imar planındaki durumunu bilerek yakın zamanda satın aldığı anlaşıldığından taşınmazların dava konusu edilmesinde davacının iyi niyetli olmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile el atmanın 04.11.1983 tarihi öncesinde vuku bulduğuna dair davalı tarafça herhangi bir delil sunulmadığı, bu haliyle uzlaşmanın dava şartı olmadığı, dava konusu taşınmazların belediye cevabi yazısına göre arsa olarak nitelendirilmesinin doğru olduğu, bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza yakın konumda yer alan ... Mahallesi 41 00... parsel sayılı taşınmazın emsal alındığının görüldüğü, emsal olarak alınan taşınmaza ilişkin eksik evraklar Mahkemesince tamamlanarak rapor denetimi yapılmış olup, dava konusu taşınmazların emsalin %65'i oranında değerli olduğunun tespit edildiği, dava konusu taşınmazların olduğu gibi bırakılmış kadastral parsel, emsal alınan taşınmazın ise imar parseli olması nedeniyle dava tarihi itibarıyla düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılarak sonuca gidilmesinin yerinde olduğu, davanın açıldığı tarih itibarıyla dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın emlak vergisine esas rayiç değerleri ile bilirkişi raporunda yapılan değerlendirme arasında mübayenet olmadığı, dava konusu taşınmaz ile benzer özellikteki tespit edilen metrekare birim fiyatları nazara alındığında hükme esas alınan raporda bir olumsuzluk görülmemiş olup, kaldırma gereklerini yerine getiren İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde belirtildiği üzere idare tarafından kamulaştırma bedelinin hak sahiplerine ödendiği hususu ispatlanamadığından, tarafın bedele yönelik istinaf taleplerinin yerinde bulunmadığı, bu nedenlerle feragat edilen taşınmazlar dışındaki dava konusu taşınmazların, davalı ... Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırmasız olarak el atılan kısımları için belirlenen bedel yönüyle tazminata hükmedilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Genel Müdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu 26 84... parsel, 26 86... parsel, 26 89... ve 14 parsel, 26 91... ve 14 parsel ile 26 95... parsel sayılı taşınmazlar yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olduğu gibi, arsa niteliğindeki 26 84... ve 5 parsel, 26 86... parsel, 26 91... , 9, 12 parsel, 26 93... parsel ve 26 95... parsel sayılı taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yerindedir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 25 inci maddesi uyarınca hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi, mal sahibi açısından, usulüne uygun olarak yapılan tebligatla başlar.

5. Dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre; davalı ... tarafından dere yatağında kaldıkları gerekçesiyle dava konusu taşınmazlarda 08.08.1985 tarihli ve 2093 sayılı kamu yararı kararı gereğince ... Deresi Islahı kapsamında kamulaştırma işlemi yapıldığı, kamulaştırma işlemine ilişkin .... Noterliği tarafından davacı tapu maliki ... adına tanzim edilen tebligatlardan dava konusu 26 89... , 11, 12 parsel, 26 91... , 11, 13 parsel ve 26 93... , 10, 11... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olan tebligatların davacı ... imzasına "Kendisine 25.06.1986" şerhi ile tebliğ mazbatası tanzim edildiği, dava konusu 26 84... , 5, 9 parsel, 26 93... parsel ve 26 95... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin olan tebligatların ise "Birlikte oturan abisi ... 29.07.1986" şerhi ile imzası alınarak tebliğ mazbatası tanzim edildiği, davacılar vekilinin itirazları doğrultusunda yapılan araştırmada .... Noterliğinden tebligat örnekleri getirtildikten sonra, 6100 sayılı Kanun'un 211 inci maddesi kapsamında davacı ...'e ait resmi mercilerdeki medarı tatbik imza ve yazı örnekleri temin edilerek Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden rapor alındığı, 01.06.2023 tarihli Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi raporunda özetle tebliğ mazbatalarında ... adına atılı imzaların ...'in eli ürünü olduğu sonucuna varıldığı, tebliğ mazbatalarında imzası bulunan ...'in 09.11.2020 tarihinde vefat ettiği, resmi mercilerdeki medarı tatbik imza ve yazı örneklerinin temin edilemediği, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi raporunda tebliğ mazbatalarında ...'e atfen atılan imzalar ile ...'in mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği sonucuna varıldığı, ayrıca ... İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan araştırmada davacı tapu maliki ... ile müteveffa ağabeyi ...'in 1985-1986 yıllarında aynı çatı altında yaşamadıklarının tespit edildiği anlaşılmaktadır.

6. Bu durumda; dava konusu 26 89... , 11, 12 parsel, 26 91... , 11, 13 parsel ve 26 93... , 10, 11... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davacı tapu maliki ... imzasına usulüne uygun olarak yapılan tebligatlar nedeniyle kamulaştırma işlemi adli ve idari yönden kesinleşmiş olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru değildir.

7. Dava konusu 26 84... , 5, 9 parsel, 26 93... parsel ve 26 95... parsel sayılı taşınmazlar yönünden usulüne uygun olarak yapılmış noter tebligatı mevcut olmadığından geçerli bir kamulaştırma işleminin varlığından söz edilemez. Bu parseller yönünden Mahkemece işin esasına girilerek hüküm kurulması isabetlidir. Ancak 14.02.2022 tarihli bilirkişi ek raporu uyarınca, bu parsellerden 1/1000 ölçekli uygulama imar planında tamamen dere yatağında kaldığı tespit edilen 26 84... parsel, 26 93... parsel ve 26 95... parsel sayılı taşınmazlar ile kısmen dere yatağında kaldığı belirlenen 26 84... parsel sayılı taşınmazın dere yatağından kalan kısmı yönünden davalı ... Genel Müdürlüğünün, aynı raporda tamamen 17 metre genişliğinde yol alanında kaldığı belirlenen 26 86... parsel sayılı taşınmaz ile kısmen 17 metre genişliğinde yol alanında kaldığı belirlenen 26 84... parsel sayılı taşınmazın yol alanında kalan kısmı yönünden ise davalı ... Başkanlığının sorumlu olduğu gözetilmeksizin eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davalı ... Genel Müdürlüğünden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/18062, K. 2026/10898, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-18062-e-2026-10898-k-864ed69ab70e