Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/13889 E. 2026/11243 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13889
Karar No
2026/11243
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/444 Esas, 2025/118 Karar KARAR: Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, ... Mahallesi 2 53... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Birkısım davalılar vekilleri ve davalı asil ... cevap dilekçelerinde özetle; gerçek değerin tespitini talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.12.2020 tarihli ve 2020/108 Esas, 2020/ 339 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 15.12.2021 tarihli ve 2021/606 Esas, 2021/2217 Karar sayılı kararıyla davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; tapu maliki muris ...’in dosya içine giren veraset ilâmı ve eklerine göre mirasçılarının ... ve eşi ... mirasçıları ... ve ... (...)’ın olduğu, adı geçenlerden sadece ...’un davalı olarak davaya dahil edildiği diğer davalıların dahil edilmediği, sehven tapu malikinin eski eşi ...’in taraf olarak gösterildiği anlaşıldığından; adı geçen mirasçıların açık kimlik bilgileri Tapu ve Nüfus Müdürlüğünden istendikten sonra, açık adresleri 2942 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinde belirtilen tapu, vergi ve nüfus kayıtları üzerinden ve Tebligat Kanunu'nun 21/2 maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki kayıtlardan belirlenip kendilerine; şayet ölü oldukları tespit edilirse, sunulacak veraset belgesi veya nüfus müdürlüğünden getirtilecek aile nüfus tablosu esas alınarak mirasçıları 2942 sayılı Kanun'un 14/5 maddesi uyarınca davaya dahil edildikten ve aynı şekilde adresleri tespit edildikten sonra mirasçılarına 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edilerek, nüfus kaydı ile mirasçılarının tespit edilememesi hâlinde ise 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun gereği adı geçenlere mahallin en büyük Mal Memurunun kayyım tayini ile karar verilmesi hatalı olduğundan ve tapu maliklerinden ... ve ... mirasçıları ..., ... ve ..., davalı ..., davalı ..., davalı ..., tapu maliklerinden ... ve ... mirasçıları, davalılar ...,..., ... ..., ..., ...’ın vekillere verilmiş vekâletnamelerine dosya arasında rastlanmadığından, bu eksiklik giderilmeden, tapu maliklerinden ... ve ...’ın veraset ilamları getirtilip ... dışında mirasçılarının bulunup bulunmadığı tespit edilip varsa davaya dahil edilmeleri gerektiği düşünülmeden, davalı ...’nun 14. numaralı bağımsız bölümü, üzerinde ...’na intifa hakkı kurularak satın aldığı anlaşıldığından, güncel tapu kaydı getirtilerek intifa hakkının devam edip etmediği tespit edilip, devam ettiğinin anlaşılması hâlinde intifa hakkı sahibini davaya dahil etmesi için davacı idareye süre verilip, taraf teşkili sağlandıktan sonra, taşınmaz bedelinin intifa hakkı sona erinceye kadar bir millî bankaya çıplak mülkiyet sahibi davalı adına yatırılarak bu bedelin nemalarından intifa hakkı sahibinin yararlanmasına, intifa hakkı sona erdiğinde davalı tapu malikine ödenmesine karar verilmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; piyasa rayicinin üzerinde bedel hesaplandığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak üzerinde bulunan yapıya 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yapının yaşına göre yıpranma payı düşülerek bedel tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

4. Dava konusu taşınmaz 465,78 m² olup bu miktarda bedele hükmedildiği hâlde, hüküm fıkrasında 456,78 m²lik alanın tesciline karar verilmesi hususu hatalı ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine,

2. Kamu düzeni gereğince; İlk Derece MahkemeSİ kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yeralan “456,78” sayısının çıkatılması, yerine “465,78” sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/13889, K. 2026/11243, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-13889-e-2026-11243-k-98b5051473bd