Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/4962 E. 2026/11249 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/4962
- Karar No
- 2026/11249
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1738 Esas, 2026/81 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, tapudan yol olarak terkini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, Çatalca ilçesi, ... Mahallesi 1 92... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğunu savunarak gerçek değerinin tespitini istemiştir.
2. Diğer davalılar, usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 01.02.2023 tarihli ve 2022/986 Esas, 2023/91 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ile bir kısım davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 28.11.2024 tarihli ve 2024/1930 Esas, 2024/1961 Karar sayılı kararıyla; arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın zeminine emsal karşılaştırması yapılarak üzerindeki ağaca ise maktuen değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, öte taraftan kamulaştırma bedelinin usul ve kanuna uygun olarak verilen sürelere rağmen yatırılmadığı, depo kararının istinaf aşamasında yerine getirildiği, tespit edilen kamulaştırma bedeline uygulanacak yasal faizin taşınmazın bedelini karşılamayacağı, Anayasa'nın 46 ncı maddesi gereğince taşınmazın gerçek karşılığına hükmedilmesi gerektiği, bir kısım davalıların duruşmadaki ve istinaf dilekçesindeki beyanından taşınmazın dava tarihi itibarıyla değerinin tespit edilmesini istemediği, bu durumda bahse konu davalılar yönünden davanın reddi gerektiği gerekçesiyle davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar ... vd. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın davalılar ... vd. yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 28.11.2024 tarihli ve 2024/1930 Esas, 2024/1961 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki ağaca yaş, cins ve verim durumuna göre maktuen değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, dosyadaki bilgi ve belgelerden, Mahkemece verilen kesin süreler içerisinde depo kararının yerine getirilmediği, İlk Derece Mahkemesinin 28.07.2021 tarihli ilk karar celsesinde davalılar ... vd. vekili tarafından kamulaştırma bedelinin yatırılmasına ilişkin yeniden süre verilmesine muvafakat edildiği, buna rağmen davanın reddine karar verildiği, depo kararının söz konusu ilk karar tarihinden sonra 10.08.2021 tarihinde yerine getirildiği, davanın reddi kararının davacı idare tarafından istinaf edilmesi üzerine, adı geçen davalılar vekili tarafından verilen 15.09.2021 tarihli istinafa cevap dilekçesinde ise davacı idare tarafından fark kamulaştırma bedelinin bankaya bloke edildiği, müvekkillerinin mağduriyetinin bir an evvel giderilmesi adına depo edilen bedelin ödenmesi yönünde bankaya müzekkere yazılmasının talep edildiği anlaşılmakla; tüm bu hususlar birlikte gözetildiğinde, davacı idare lehine oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak davanın tüm davalılar yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, yanılgılı değerlendirme ile davalılar ... vd. yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile işbu bedelden, acele kamulaştırma bedelinin mahsup edilmesi suretiyle tespit edilen fark kamulaştırma bedeline davanın dört ay içinde sonuçlandırılmadığı gözetilerek bu sürenin bitiş tarihi olan 07.04.2020 tarihinden İlk Derece Mahkemesinin ikinci karar tarihi olan 01.02.2023 tarihine kadar yasal faiz işletilerek işleyecek faiziyle birlikte davalılara payları oranında derhal ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen kamulaştırma bedelinin taşınmazın rayiç değerinin çok üzerinde olduğunu, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, rapora karşı itirazlarının karşılanmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşen kısımlar hakkında yeniden inceleme yapılamayacağı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.