Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/5858 E. 2026/11227 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/5858
Karar No
2026/11227
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/119 Esas, 2026/142 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/795 Esas, 2024/290 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, ... Mahallesi 448 01... parsel sayılı taşınmazın imar planında ağaçlandırılacak alan olarak ayrılmış olması nedeniyle kamulaştırmasız el atıldığını ileri sürerek tazminat alacağının davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımı, husumet, hak düşürücü süre, derdestlik, görev ve yetki itirazlarının bulunduğunu, taşınmazın ağaçlandırılacak alandan ticari rekreasyon alanına dönüşümüne ilişkin 1/5000 ölçekli planın iptal edildiğini, plansız durumda olduğunu, metrekare birim bedelinin yüksek belirlendiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı iletaşınmazın 1999 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planında "Ağaçlandırılacak Alanı" olarak ayrıldığı, daha sonra ... Belediyesi Emlak ve İstimlak Dairesi Başkanlığının 17.06.2016 tarihli ve E.937 sayılı oluru ile talep edilen 448 01... nolu parsel ve 32, 33, 34, 35 nolu parselleri de kapsayan alanın kullanım kararının "Ağaçlandırılacak Alan"dan "Ticari Rekreasyon Alanına" dönüştürülmesine ilişkin 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı değişikliğinin ... Belediye Meclisinin 21.09.2016 tarihli ve 1908 sayılı kararı ile onaylandığı ancak açılan dava sonucu idare mahkemesinin kararı sonucunda söz konusu planın iptal edildiği, ticari rekreasyon alanına dönüştürülmesine ilişkin 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının bulunmadığı, bu yönüyle önceki 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının yürürlükte olduğu ve “ağaçlandırılacak alan” kullanımında bulunduğu, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı yürürlükte olan bir taşınmazın plansız duruma düştüğünden söz edilmesine hukuken olanak bulunmadığı, uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği; bu haliyle idarenin, mülkiyet hakkının özüne dokunan bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, adli yargının görevli olduğu, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde, mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile davalı idare vekilinin istinaf istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; izale-i şuyu davasının bekletici mesele yapılması ve vekalet ücreti ile harcın maktu hesaplanması hususlarını ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/5858, K. 2026/11227, T. 16.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-5858-e-2026-11227-k-4c8794424945