Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/7204 E. 2026/11236 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/7204
- Karar No
- 2026/11236
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/254 Esas, 2025/79 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Davacılar ..., ..., ..., ... ve ... haricindeki davacılar lehine hüküm altına alınan ve temyize konu edilen bedeller karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238730,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Bu nedenle; ..., ..., ..., ... ve ... haricindeki davacılar yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı idare vekilinin davacılar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, ... Mahallesi 5 01... /A parsel sayılı taşınmaza fiilen yol yapılmak suretiyle taşınmaza fiilen el atıldığından tazminat bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2022 tarihli ve 2021/106 Esas, 2022/154 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 26.10.2023 tarihli ve 2022/947 Esas ve 2023/1798 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak dava tarihindeki değerinin biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmediği, ancak; aynı taşınmaza ilişkin olarak açılan İstanbul Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/53 Esas sayılı dosyasına sunulan fen bilirkişi raporunda “...1982 tarihli hava fotoğrafı üzerinde yapılan incelemede 18/A parselin doğusundaki yolun dar olarak açılmış olduğu, uydu görüntü hassasiyeti de düşüldüğünde yol ve kaldırım izinin olmadığı düşünülmektedir. 2006 tarihli hava fotoğrafına göre 1982 yılında yolun daha dar olduğu, kaldırımın oluşmadığı da el atmanın 1982 yılından sonra 2006 yılından önce olabileceği düşünülmektedir, kesin elatma tarihinin saptanması için yol genişletmesini yapan ilçe belediyesine sorulması gerekmektedir...” şeklindeki ibareye istinaden davacı idarece verilmiş olan cevap dilekçesinde, belediyelerince yol genişletmesi ve kaldırım yapılmadığı, Belediyeleri kurulmadan önce ... Belediye Başkanlığı tarafından yol ve kaldırımın yapılmış olduğu beyan edildiğinden, dava konusu taşınmaza hangi tarihte fiilen elatıldığı ... Belediye Başkanlığından sorularak bu hususa ilişkin tüm bilgi ve belgelerin istenmesi; ayrıca dava konusu taşınmazın bulunduğu alana ilişkin olarak, 04.11.1983 tarihine en yakın, öncesi ve sonrası haritalar, Harita Genel Komutanlığından istenilerek, Harita Mühendisi bilirkişiye inceleme yaptırılmak suretiyle, dava konusu taşınmaza hangi tarihte fiilen elatıldığının tespiti ile 04.11.1983 tarihinden önce fiilen el atılmış olduğunun anlaşılması halinde 5999 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6 ncı madde uyarınca fiilen el konulduğu tarihteki nitelikleri esas alınıp dava tarihindeki değerinin belirlenmesi ve maktu harç ile maktu vekâlet ücretinin hüküm altına alınması gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; elatma tarihinin raporda net olarak tespit edilmediğini, bozma öncesi raporla çelişki oluşutuğunu, 04.11.1983 tarihi öncesi elatmada vekâlet ücretinin maktu olarak belirlenmesi gerektiğini, haritaların yanlış yorumlandığını, metrekare birim fiyatının yüksek belirlendiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin ..., ..., ..., ... ve ... haricindeki Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B. Davalı İdare Vekilinin Davacılar ..., ..., ..., ... ve ...’e İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı kalan harçların davacı idareden alınarak Hazineye irat kaydedilmesine,
16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.