Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/7914 E. 2026/11903 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/7914
Karar No
2026/11903
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/142 Esas, 2025/141 Karar DAVADA DAVALI : Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı vekili KARAR : Kabul

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan inceleme sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilerek, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; davacıların İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 25... parselsayılı taşınmazda mirasçı olduklarını, taşınmazın 1983 yılında ... ... yapımı için kamulaştırıldığını, kamulaştırma evraklarının usulüne uygun olarak malike tebliğ edilmediğini, usulsüz bir kamulaştırma söz konusu olduğundan işlemin kamulaştırmasız el koyma hükmünde olduğundan tazminatın davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçsinde özetle; davanın reddini talep etmişdir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 15.05.2014 tarihli ve 2011/538 Esas, 2014/303 Karar sayılı kararı ile asıl davanın reddine, birleştirilen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazdaki davacılar murisi payının 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 17 nci maddesi uyarınca Hazine adına tescil edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de 13.03.2015 tarihli ve 29294 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95-2014/176 sayılı kararı ile 6487 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi ile 2942 sayılı Kanun eklenen geçici 7 nci maddenin iptal edildiği anlaşılmakla bu maddenin uygulanması mümkün olmadığı gibi 2942 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi uyarınca hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi mal sahibi açısından usulüne uygun yapılan tebligatla başlar ve yapılan incelemede 2942 sayılı Kanun'un 7 nci maddesine göre davacıların murisinin tapu, vergi ve nüfus kayıtları üzerinden adresi belirlenip, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edilip, usulüne uygun adres araştırması yapılmaksızın kamulaştırma işlemlerinin ... Gazetesinde yapılan ilan yoluyla tebliğ edildiği, bu durumda usulüne uygun tebliğ yapılmadığından kesinleşmiş bir kamulaştırma işleminden söz edilemeyeceğinden, Mahkemece işin esasına girilerek, alınacak bilirkişi raporu sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yasal olmayan yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi hatalı olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 22.06.2021 tarihli ve 2019/3 Esas, 2021/268 Karar sayılı kararı ile asıl davanın kabulüne, birleştirilen 2011/270 Esaslı davanın açılmamaış sayılmasına, birleştirilen ek dava niteliğindeki 2019/275 Esas sayılı davanın kabulüne karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaz hakkında kamulaştırma işlemi yapıldığı; davacı murisine usulüne uygun olarak yapılmış kamulaştırma tebligatına rastlanmadığı, ancak dava konusu taşınmazdaki davacılar murisine ait payın İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1987/1073 Esas,1988/323 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi uyarınca davalı idare adına tescil edildiğinden, 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli, 30988 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7201 sayılı Kanun'un 6 ncı ve 7 nci maddesi ve 09.06.2021 tarihinde kabul edilerek 19.06.2021 tarihli ve 31516 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7327 sayılı Kanun'un 20 nci ve 27 nci maddeleri ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek 3, Geçici 15... nci maddeleri uyarınca rapor alınarak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulüne, birleştirilen 2011/270 Esas sayılı davanın açılmamış sayılmasına, birleştirilen ek dava niteliğindeki 2019/275 Esas sayılı davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; tarafların yokluğunda son sözler sorulmadan karar verildiğini, dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, davacılardan ...’ın öldüğünü sonradan öğrendiklerini, taraf teşkilinin sağlanmamış olduğunu, mirasçılarının davaya dahil edilmediğini, metrekare birim fiyatının düşük hesaplandığını ileri sürmüştür. 2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; el atma tarihindeki niteliklerin dikkate alınması gerektiğini, emsal taşınmazın doğru seçilmediğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı kayıt maliki mirasçıları ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihaî kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince yeniden yapılan incelemede; Dairemiz bozma ilamı sonrası 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7201 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ile eklenen Geçici 15 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; “...ek 3 üncü madde hükmü uygulanarak..." ibaresi 28.07.2023 tarihli ve 32262 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli ve 2019/93 Esas, 2023/87 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir. bu durumda; maddenin yürürlük tarihinden önce açılan el eldeki davada; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine..." gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı karan ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır." genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alınarak Ek Madde 3'ün uygulama imkanı ortadan kalktığından, bozma sonrası belirtilen bozma ilamına uygun olarak aldırılan ve taşınmazın metrekare birim bedelinin asıl dava tarihi itibarıyla 141,93 TL belirleyen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulamayacağı gibi, her ne kadar mahkemece, gerekçede, karar tarihine en yakın tarih olarak 30.10.2024 tarihi itibarıyla pay bedelini tespit eden ek bilirkişi kurulu raporuna göre pay bedelini toplam 2.744.037,50 TL olarak kabul etmiş ise de dava tarihine göre değer biçilmediğinden bu rapora göre hüküm kurulamayacağı gibi, mahkemenin ikinci kararında 200,00 TL/m² birim bedeli üzerinden pay karşılığı olmak üzere toplam 145.000,00 TL'ye hükmedilmiş olup, ikinci kararın sadece davalı idare vekili tarafından temyiz edildiği gözetildiğinde, davalı idarenin usuli kazanılmış hakkı da ihlal edilmiştir. Sonuç itibarıyla; taşınmazın asıl dava tarihindeki değerinin 200,00 TL/m² olarak tespiti doğru olup, sonuç itibarıyla işbu metrekare birim bedeli üzerinden asıl ve birleştirilen 2019/275 Esas sayılı davaların kabulüne karar verildiğinden, yukarıda belirtilen hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına göre, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, 23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/7914, K. 2026/11903, T. 23.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-7914-e-2026-11903-k-9de36dc7667c