Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2026/2865 E. 2026/4145 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2865
- Karar No
- 2026/4145
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı İlk Derece Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Borçlu ve ipotek borçlusunun icra mahkemesine başvurularında, muhtelif fesih iddialarını ileri sürerek taşınmaz ihalesinin feshi talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince, ihale bedelinin malın muhammen değerinin üzerinde olması nedeniyle zarar unsuru gerçekleşmediğinden şikayetçilerin ihalenin feshi isteminde hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği, şikayetçiler tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi benimsenmek suretiyle, başvurunun esastan reddine hükmedildiği, kararın şikayetçi borçlu ve ipotek borçlusu tarafından temyiz edildiği, Dairemiz tarafından ise kararın bozulduğu, sonrasında İlk Derece Mahkemesince Dairemiz bozma kararına uyulmasına karar verildiği ve her iki borçlu yönünden ihalenin feshi talebinin usulden reddine hükmedildiği ve işbu son kararın şikayetçiler tarafından temyiz edildiği görülmüştür.
Bir davada, mahkemenin veya tarafların yapmış oldukları bir usul işlemi nedeniyle taraflardan biri lehine, dolayısıyla diğeri aleyhine ... ve gözetilmesi zorunlu olan hakka, usuli kazanılmış hak denilmektedir.
Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için, bir davada ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir. (Hukuk Genel Kurulu'nun 24.05.2017 tarih ve 2017/2-1607 E. - 2017/968 K. sayılı kararı)
Vermiş olduğu bir hüküm, Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay'ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, artık bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmesi halinde, (HUMK 429, HMK 363 ve devamı maddeleri) mahkeme artık bu uyma kararı ile bağlıdır. Mahkemenin bozma ilamına uyulmasına karar vermesiyle, hükmü temyiz eden yönünden usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bozmaya uyma kararı, lehine bozma yapılan taraf için usule ilişkin kazanılmış hak doğurur . (HGK 2010/9-71 E., 2010/87 K.)
Somut uyuşmazlıkta; İlk Derece Mahkemesinin Dairemiz Bozma kararı sonrası, 26.04.2024 tarihli tensibinde ‘Bozma kararına uyulup uyulmama konusunun duruşmada dikkate alınmasına’ karar verildiği, 22.10.2024 tarihli ilk duruşmada açıklama yapılmaksızın bozma gereği sadece davacı vekiline harç ve teminat yatırılması için gelecek celseye kadar süre verildiği, son olarak 24.12.2024 tarihli kararın gerekçe kısmında ise Dairemizin 26.10.2023 tarihli, 2023/7040 Esas ve 2023/6740 Karar sayılı ‘..bozma ilamı doğrultusunda..’ karar verildiği ifade edilmiş dolayısı ile Dairemiz kararına herhangi bir Direnme kararı oluşturulmamış olmasına rağmen, bozma sonrası yapılan yargılamada bozma gereklerine uyulmaksızın, ayrı ayrı şikayetçiler hakkında hüküm oluşturulması gerektiği halde her iki şikayetçi hakkında kül halinde karar verildiği, anlaşılmıştır.
O halde mahkemece, bozma ilamına uyulması ile oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek, hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince karar verilmesi gerekirken, usuli kazanılmış hak ilkesi ihlal edilerek, usuli kazanılmış hakka aykırı olacak şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul 27. İcra Hukuk Mahkemesinin 24.12.2024 tarihli ve 2024/24 Esas ve 2024/465 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.