Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1867 E. 2026/11899 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1867
- Karar No
- 2026/11899
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1001 Esas, 2025/2326 Karar KARAR : Esastan ret / Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/598 Esas, 2024/120 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 19 94... parsel sayılı taşınmaza fiilen el atıldığından taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumetin kendilerine düşmediğini, uzlaşma başvuru şartının yerine getirilmediğini, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, düzenleme ortaklık payının kesilmesi gerektiğini, kamu yararının söz konusu olduğunu, ölçümün hatalı olduğunu, metrekare birim bedelinin yüksek belirlendiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi kurulu raporu kapsamına göre dava konusu taşınmaza 04.11.1983 tarihi öncesinde el atıldığı, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olduğu, ancak, davacı tarafından açılan eldeki davanın 11.06.2013 tarihinden sonra açılmış olduğu, davanın açıldığı tarih itibarıyla "uzlaşma" usulünün dava şartı olduğu, davacı tarafça uzlaşma için davalı idareye başvurulduğuna dair herhangi bir bilgi ve belge ibraz edilmemiş olduğu, istinaf cevap dilekçesinde de dava açılmadan önce uzlaşma başvurusu yapılmadığı uzlaşmaya tabi bir dava olmadığı yolunda ayrıca beyan verildiği anlaşıldığından, davacı tarafın dava açmadan önce davalı idareye uzlaşma için başvurmadığından, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin işin esasına girilerek hüküm kurulmuş olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı idareye uzlaşma başvurusunda bulunulduğunu ve idarece olumsuz cevap verildiğini, ilgili belgelerin dosya içerisinde yer aldığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır. 2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelere göre yapılan incelemede; dava konusu taşınmaza ilişkin olarak davacı vekilinin 02.09.2022 havale tarihli dilekçe ile davalı idareye uzlaşma başvurusunda bulunduğu ve davalı idare tarafından 15.09.2022 tarihinde uzlaşma başvurusuna cevap verildiği anlaşılmış olup, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.