Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2635 E. 2026/11890 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2635
- Karar No
- 2026/11890
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/898 Esas, 2025/3413 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Hakkari 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/466 Esas, 2023/797 Karar
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 Sayılı Kanun) 21 inci maddesine göre kamulaştırmadan vazgeçilmesi nedeniyle davalı idare adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Hakkari ili, ..., ... Mahallesi 1 22... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedelinin ödendiğini, müvekkilinin tezyidi bedel davası açtığını, davalı idarece tezyidi bedel davasının reddi amacıyla kamulaştırmadan vazgeçildiğini, idarenin vazgeçme kararına istinaden, 2942 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi uyarınca tezyidi bedel davasının konusu kalmadığından reddine karar verildiğini, vazgeçme kararına rağmen taşınmaza su deposu inşa edildiğini, taşınmazın müvekkiline devredilmediğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu taşınmaz bedelinin kamulaştırma işlemi sırasında ödendiğini, davacının tezyidi bedel davası açması nedeniyle kamulaştırma işleminden vazgeçildiğini, davacının almış olduğu bedeli iade etmemesi nedeniyle tapu devrinin yapılmadığını, davacıya kamulaştırma bedeli ödendiğinden tapu devrinin imkansız olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince dava nitelendirmesinde hataya düşüldüğünü, taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına tesciline karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kanun'un 21 inci maddesine göre idarenin kamulaştırma işleminin her safhasında kamulaştırma işleminden vazgeçebileceği, usulüne uygun verilen vazgeçme kararından idarenin geri dönmesinin mümkün olmadığı gibi vazgeçme halinde idarenin tapuyu derhal mal sahibine iade etmekle yükümlü olduğu, aksi halde malikin yolsuz tescil nedeni ile her zaman idareye karşı tapu iptal ve tescil davasını açma hakkının bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne dava konusu taşınmazın davalı idare adına olan tapu kaydının iptali ile ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin idare mahkemeleri olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava süresinde açılmadığından hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının taşınmaz bedelini aldığından taşınmazın devrini talep edemeyeceğini, idarenin kamulaştırma işleminden vazgeçmesine müteakip idareden herhangi bir talepte bulunmadığını, bedel iadesi de yapmadığını, taşınmazın kamu yararına kullanılmasına rıza gösterdiğini, yolsuz tescil olarak değerlendirilecek bir tescilin söz konusu olmadığını, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırılan dava konusu taşınmaza ilişkin olarak davacının geri alım hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dava konusu taşınmaz davacılar murisi adına kayıtlı iken davalı idarece kamulaştırılmasına karar verildiği, kamulaştırma bedelinin murise ödendiği, taşınmazın ferağı verilerek 25.11.1997 tarihinde idare adına tescilinin yapıldığı, murisin açtığı bedel artırım davası nedeniyle Hakkari 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/302 Esas sayılı dosyasında görülen dava sırasında davalı idarenin 27.01.1998 tarihli kararı ile kamulaştırmadan vazgeçilmesi üzerine açılan bedel artırım davasının reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
3. Davacı idare tarafından kamulaştırma kararından vazgeçildiğinden, davanın kabulü ile taşınmazın davalı idare adına olan tapu kaydının iptali ile ... mirasçıları adına kayıt ve tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 4. Buna karşın davacılar murisi tarafından tahsil edildiği çekişmesiz olan kamulaştırma bedelinin depo ettirilip ödendiği günden itibaren işleyecek ... faiziyle birlikte davalı idareye ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı bozmayı gerektirir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.