Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2087 E. 2026/4994 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2087
Karar No
2026/4994
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 62. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/611 E., 2025/849 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 32. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/351 E., 2021/864 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik. süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre reddedilen ve davacı tarafça temyize konu edilen miktarın, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 58.800,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bünyesinde 23.01.1990-10.07.2017 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedilmesi üzerine taraflarınca davalı aleyhine açılan işe iade davasının kesinleştiğini, davalı işveren tarafından davacı işe başlatılmayacağının ihtar edildiği, davacının fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma ücretinin ödenmediğini, davacının hak ettiği performans primi ile jestiyon priminin ödenmediğini, davacının 4 aylık boşta geçen süre ücretine ilişkin hak ettiği yemek ücreti ile bireysel emeklilik sigortasının ödenmediğini belirterek yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, fazla sürelerle çalışma ücreti, performans primi, jestiyon primi, 4 aylık boşta geçen süre ücretine ilişkin yemek ücreti ile 4 aylık boşta geçen süre ücretine ilişkin bireysel emeklilik sigortası işveren katkısının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, müvekkili Bankanın prim uygulamasının çalışana münhasır olduğunu, kişinin başarı derecesi, konumu, hizmet süresi gibi kişisel özellikleri göz önüne alınarak her çalışana özel olarak hesaplanarak verildiğini, prim ödeme tarihinde görev başında olmaması nedeniyle ve iş sözleşmesinin feshedilmiş olması nedeniyle davacının prim ödemesine hak kazanmadığını, davacı iddialarının yerinde olmadığını, davacının ödenmeyen hak ve alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; boşta geçen süre ücreti ve diğer haklara sosyal hakların da dâhil olduğu, çalışanlara yemek yardımı yapıldığının anlaşıldığı, davacıya ait bordrodan aylık brüt ücretin %3'ü tutarında BES ödemesi yapıldığının anlaşıldığı, bilirkişi ek raporunda yapılan hesaplama doğrultusunda davacının 4 aylık boşta geçen süreye ilişkin yemek ücreti, 4 aylık boşta geçen süreye ilişkin BES işveren katkısı alacağı taleplerinin kabulü gerektiği, davacının fazla çalışma yaptığına ve fazla sürelerle çalıştığına ilişkin iddiasının beyanlarına başvurulan tanık anlatımları ile ispatlandığı, karşılığı ücretin ödendiğinin davalı işveren tarafından ispatlanamadığı, davacının 2017 yılında fiilen çalıştığı süre ile sınırlı olarak kıstelyevm usulü prime hak kazandığının anlaşıldığı, davacının yıllık ücretli izin alacağı isteminin de kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince davacının 04.01.2013-10.07.2017 tarihleri arasında Teşvikiye şube müdürü olarak çalıştığı, davalı işverenliğin cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunduğu, bu hâli ile davacının zamanaşımı def'inden etkilenmeyen 11.05.2014-10.07.2017 döneminde fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma alacağına hak kazandığı yönünde karar verilmiş ise de davacının şube müdürü olduğu bu dönemde en üst düzey yönetici sıfatı ile çalıştığı ve zamanaşımı def'inden etkilenmeyen bu dönemde davacının çalışma düzenini kendisinin belirleyebilecek durumda olduğunun anlaşılmasına göre davacının fazla çalışma ücreti alacağı talebinin reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğu, davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf itirazının ise kısmen yerinde olduğu, yargılamada eksiklik bulunmamakla birlikte kanunun olaya uygulanmasında hata edildiği ancak bu durumun yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının yıllık ücretli izin alacağı hesaplanırken hataya düşüldüğü, b. Davacıya ödenmiş olan yıllık izin ücretine faiz işletilmemesinin hatalı olduğunu,

c. Davacının görev başında olmaması nedeniyle hak kazanmadığı prim alacağının kabulünün hatalı olduğunu, d. Davacının boşta geçen süre için yemek ücretine hak kazanamayacağını, e. Davacının boşta geçen süre içinde BES katkı payına hak kazanamayacağını beyan etmektedir. 2. Davacı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının prim, 4 aylık boşta geçen süre ücretine ilişkin yemek ücreti ile 4 aylık boşta geçen süre ücretine ilişkin bireysel emeklilik sigortası işveren katkısına hak kazanıp kazanmadığına, yıllık ücretli izin alacağının ispatı ve hesabı ile ödemenin mahsubuna ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davacı Temyizi Yönünden Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, B. Davalı Temyizi Yönünden Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/2087, K. 2026/4994, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-2087-e-2026-4994-k-9a8466ac86ef