Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/572 E. 2026/1772 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/572
Karar No
2026/1772
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/572

KARAR NO : 2026/1772

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 12/04/2019

NUMARASI : 2016/515 Esas - 2019/283 Karar

DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkinDüzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2026

Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile .... Ltd. Şti. arasında imzalanan 23/07/2013 tarihli 1.500.000,00-TL bedelli genel kredi sözleşmesine istinaden borçlu firmaya kredi kullandırıldığını, diğer davalılar ..., ..., .... Ltd. Şti.'nin bahsi geçen genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, borçlunun kredi hesaplarının Kadıköy 30. Noterliği'nden 28/08/2015 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kat edildiğini, borcun süresi içerisinde ödenmediğini, davalılar hakkında İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalıların borca, borcun faizine ve takibe itirazı neticesinde icra takibinin durduğunu, müvekkilinin davalılara ... numaralı esnek ticari hesabından kaynaklı olarak davalı tarafından keşide edilen bir kısım çekler dolayısı ile karşı tarafa ihtaratname gönderildiğini, anılan ihtarname ile borçlu şirket nezdinde bulunan 48 adet çek için yasa gereği müvekkili bankanın ödemeyi garanti ettiği 55.600,00-TL'nin müvekkili banka veznelerine nakit olarak depo edilmesinin ihtar edildiğini, takip tarihinden önce tazmin olan ancak gayrinakit alacakta talep edilen ... seri numaralı çek ile takipten sonra tazmin olan ... seri numaralı çeklerden dolayı dava tarihi itibari ile 2.400,00-TL tazmin çek bedeli, 290,88-TL faiz ve 14,55-TL BSMV toplamı 2.705,43-TL alacak doğduğunu, toplam 11 adet çek yaprağından kaynaklı toplam 11.450,00-TL gayrinakit alacakları bulunduğundan bahisle borçluların itirazının iptaline, haklarında başlatılan icra takibinin devamına, davalıların inkar olunan alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çek teminat alacaklarına karşı mahkememizin 2016/514 esas sayılı dava dosyası ile dava açtığını, bu nedenle davalar arasında derdestlik bulunduğunu, davaya konu genel kredi sözleşmesini kefil olarak imzalayan davalıların sadece genel kredi sözleşmesi ile alınacak olan kredi borcuna kefil olduğunu, bu nedenle banka tarafından teminat altına alınan çek tutarları yönünden diğer müvekkillerinin çeklerden sorumlu tutulamayacağını, davacı bankanın müvekkiline ödediği çek teminatları toplamının 100.000,00-TL iken talep edilen tutarın daha yüksek olduğunu, davacı bankanın zor duruma düşmüş olan müvekkillerinden haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, müvekkilinin davacı tarafa dava dilekçesinde bahsedildiği miktarda borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddi ile davacının kötü niyetli olduğundan bahisle %20 oranında kötü niyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "... davacı banka ve davalı .... Ltd. Şti. arasında 23/07/2013 tarihli 1.500.000,00-TL bedelli genel kredi sözleşmesi akdedilmiş olup, davalı ..., ..., .... Ltd. Şti.'nin söz konusu genel kredi sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı sözleşmelerde kefilin sorumlu olduğu azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefil ibaresinin yazılı olduğu, kefalet sözleşmesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 586. maddesinde ki yasal koşulları kapsadığı, TBK 584 maddesi uyarınca eş muvafakatinin de bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı banka tarafından hesap kat edilerek Kadıköy 30. Noterliği'nden 28/08/2015 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiği, *** tarihinde davalılara tebliğ edildiği anlaşılmış olup, takip tarihi itibariyle davacı bankanın 250.929,85-TL asıl alacak, 25.729,65-TL işlemiş faiz, 1.286,48-TL BSMV ve 453,28-TL masraf gideri olmak üzere toplam 278.399,26-TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Alacağın likit ve hesaplanabilir olması, davalı/borçluların itirazlarında haksız olduğunun anlaşılması karşısında hüküm altına alınan asıl alacak ve işlemiş faiz miktarı toplamının %20'si oranında İİK 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına karar verilmiştir. Davacının icra takibi başlatmakta kötü niyetli olduğu anlaşılamadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerektiği kanaatine varılmıştır. Somut olayda sözleşmede davacı bankanın gayrinakit kredi alacağı yönünden davalı asıl borçlu ve müteselsil kefillerden depo talebinde bulunabileceğine dair düzenleme yer almakta olup, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacının takip tarihi itibari ile 12.400,00-TL çek depo talebinde haklı olduğu kanaatine varılarak tüm bu sebeplerden dolayı İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı irtibatlı dosyası ile ve borçlular arasında tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalılar hakkında İstanbul 1. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibin müstenidi hesap kat ihtarnamesine Esnek Ticari Hesap, O/N Endeksli-TP Hesap, İskonto Kredisi, ... Kart, tazmin olan çek yükümlülük tutarları ile gayrinakdi çek kredisi konu olduğunu, Esnek Ticari Hesap ve ... Kart kredisi haricindeki krediler dolayısıyla olan alacaklarına takip talebinde %36,36 temerrüt faiz oranı ve faizin %5 BSMV talep edildiğini, Bilirkişi kök ve ek raporlarında Esnek Ticari Hesap ve ... Kart kredisi dışındaki krediler yönünden talepliri gibi mütâlâa bildirildiğini, ancak mahkeme tarafından gerekçe de bildirilmeden takibe konu tüm alacak bakımından %30,24 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında gider vergisi uygulanmak suretiyle takibin devamına karar verildiğini, mahkemenin işbu kararının hatalı olup Esnek Ticari Hesap ve ... Kart kredisi haricindeki krediler dolayısıyla olan alacaklarına %36,36 temerrüt faiz oranı ve faizin %5 BSMV uygulanmak suretiyle takibin devamına karar verilmesi gerektiğinden mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, dava dosyasına sunulan bilirkişi kök ve ek raporlarında davalı kefillere ihtarname tebliğ edilemediğinden bahisle temerrüt tarihi olarak takip tarihinin esas alındığını, müvekkili banka tarafından hesap kat ihtarnamesi, borçluların Banka'ya bildirdiği adrese gönderildiğini, ancak hesap kat ihtarnamesinin tebliğ şerhinden de açıkça anlaşılacağı üzere kefillerin adresten taşındığını, borçlular tarafından adres değişikliği yapıldığının açıkça ortada olduğunu, bu adres değişikliği müvekkili Banka'ya bildirilmemiş olup açık Kanun ve sözleşme hükmü gereğince tebligat iade dönmüş olsa bile tebliğ edilmiş sayılması gerektiğini, dava dosyasına sunulan bilirkişi kök ve ek raporlarında hesap kat ihtarnamesine konu bütün kredilere akdi faiz oranı %24,24 uygulanmış olup işbu hususun mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, takip tarihinden önce tazmin olan ancak gayrinakit alacakta talep edilen ... seri no.lu çek ile takipten sonra tazmin olan ... seri no.lu çeklerden dolayı dava tarihi itibari ile 2.400,00-TL tazmin çek bedeli, 290,88-TL faiz ve 14,55-TL BSMV toplamı 2.705,43-TL alacak doğduğunu, bu hususlara ilişkin hem bilirkişi kök ve ek raporlarında hem de gerekçeli kararda herhangi bir değerlendirme yapılmadığnı, halbuki ... ve ... seri no.lu çeklerin akıbetinin gerekçeli kararda gösterilmesi gerektiğini, kararın bu yönüyle eksik olup kaldırılması gerektiğini, istinaf taleplerinin kabulü ile İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/515 Esas - 2019/283 Karar sayılı ve 12/04/2019 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne, yargılama harç ve giderleri ile ücret-i vekâletin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE: Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklı başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemidir.

İlk derece mahkemesince yukarıdaki gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçluları hakkında İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, "Kredi taahhütnamesi / şözleşmesi, ihtarname, hesap özeti'' sebebine dayanılarak 250.929,84 TL asıl alacak, 95.253,57 TL muacceliyetten takip tarihine kadar yıllık temerrüt faizi, 4.762,59 TL BSMV, 453,28 TL masraf olmak üzere toplam 363.799,28 TL nin tahsili ve iade edilmeyen 12 adet çekin garanti tutarları toplamı olan 12.400 TL nin nakdi teminat olarak depo edilmesi amacıyla 18.12.2015 tarihinde ilamsız takip başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.

Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.

Dosya kapsamına sunulan bilgi ve belgelerden davacı banka ile davalı .... Ltd. Şti. arasında 23.07.2013 tarihli 1.500.000,00-TL bedelli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalılar ..., ..., .... Ltd. Şti.'nin genel kredi sözleşmesini aynı limitle müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, kredi borçlusuna esnek ticari hesap kredisi, iskonto kredisi, ... Kart hesabı, borçlu cari hesap kredisi kullandırıldığı, kredi hesaplarının Kadıköy 30. Noterliği'nden 28.08.2015 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kat edildiği, kat ihtarnamesinin davalı kredi borçlusu yönünden sözleşmedeki adresine tebliğe çıkarıldığı, davalı kefiller yönünden sözleşmede yer almayan adrese tebliğe çıkarıldığı, kat ihtarının asıl borçluya 28.08.2015 tarihinde tebliğ edildiği ancak kefiller için çıkartılan tebligatların iade edildiği, davalı asıl borçlu şirket yönünden 30.08.2015 tarihinde temerrüdün oluştuğu anlaşılmaktadır.

Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca davalı itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.

Somut olayda davacı tarafça keşide edilen kat ihtarı, davalı kefillere tebliğ edilmemiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 7/1 maddesine göre; kefile, taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.” Buna göre asıl borçlunun borcunu ödemediği müteselsil kefile ihbar edilmedikçe, asıl borçlunun temerrütü nedeniyle oluşan temerrüt faizinden müteselsil kefil sorumlu tutulamaz. Ancak kefil kendi temerrütünün hukuki sonuçlarından sorumlu olacağından, kendi temerrütü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizinden sınırsız olarak sorumlu tutulabilir.

İİK'nun 68/b maddesinde kredi kullananın adres değişikliğini noter ihtarıyla bildirmediği takdirde eski adresin geçerli olacağı hükmü, asıl borçluya ilişkin olup, kefile ilişkin İİK'nın 68/b bendinde bir düzenleme yapılmamıştır. Ancak dava konusu takibe dayanak genel kredi sözleşmelerinin 13.2 maddesinde tarafların sözleşmede belirtilen adreslerinin yasal ikamet adresleri olarak kabul edildiği ve yazılı adreslere gönderilen her türlü tebligatın bu adreslere ulaştığı tarihte kendilerine ulaşmış sayılacağını kabul ve taahhüt ettiği, devamında ise müteselsil kefiller yönünden de anılan hükmün geçerli olacağının kabul edildiği düzenlenmiş olmakla birlikte hesap kat ihtarının müteselsil kefillerin sözleşmede yazılı adreslerine tebliğe çıkarılmadığı ve tebligatların iade edildiği gözetildiğinde mahkemece davalı kefillerin takip tarihi itibariyle temerrüte düştüğünün kabulü yerindedir.

Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin “temerrüt” başlıklı 11. maddesi “İşbu sözleşmeden doğan borçlarını gününde ödemediği ya da yukarıda ya da bu sözleşmede belirtilen şekilde temerrüde düştüğü takdirde; belli vadeli borçlarda bu vade tarihinden, hesap kapatma ihbarı ile muaccel hale gelen borçlarda hesabın kapatıldığı tarihten itibaren bunları banka'ya bu sözleşme koşullarında tamamen geri ödeyeceği tarihlere kadar geçecek günler için, banka'nın mevzuat gereğince tespit ettiği kredi faiz oranlarından temerrüt tarihinde yürürlükte olan en yüksek kredi faiz oranına bu oranın %50 sinin ilavesi suretiyle bulunacak olan oran üzerinden temerrüt faizi ve onun gider vergisi ve fon kesintisi ile birlikte ödemeyi kabul eder." şeklinde düzenlenmiştir.

Davacı tarafça ... kart ve esnek hesap kredisi dışındaki kredilere uygulanacak akdi faiz oranının TCMB'ye yapılan bildirimde %51 olarak belirlendiği yönünde istinaf isteminde bulunulmuştur. Taraflar arasındaki ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesinde temerrüt faizinin ne şekilde hesap edileceği açıkça gösterilmiş olmakla birlikte temerrüt faizi yönünden davacı bankanın ...Bankası'na bildirdiği kredi faizi oranı üzerinden değil, dava konusu krediler için bankanın temerrüt tarihindeki emsal kredilerde fiilen uygulanan en yüksek faiz oranına %50 ilave edildikten sonra taraflar arasındaki sözleşmede uygulanması gereken temerrüt faizi oranı saptanarak buna göre temerrüt faizi uygulanması gerekir.(Yargıtay 11. HD'nin 16.03.2021 tarihli 2020/5441-2021/2467 E.-K. Sayılı kararı, Yargıtay 19.HD'nin 30/10/2017 tarihli ve 2016/13171-2017/7393 E.-K. sayılı ve 11/06/2012 tarihli ve 2012/2383-2012/9839 E.-K. sayılı kararları)

Eldeki davada davacı bankanın, esnek hesap kredisi ve ... kart dışındaki krediler için emsal kredilere fiilen uyguladığı faiz oranına ilişkin herhangi bir belge sunmadığı gözetildiğinde davacının ...Bankası'na bildirdiği faiz oranı esas alınarak temerrüt faizinin tespiti mümkün değildir. Fakat bu durumda banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapma ve örnek alma yetkisi verilerek dava dosyasının yeniden bilirkişiye tevdi ile bilirkişiden davacı bankanın esnek hesap kredisi ve ... kart dışındaki kredilerle aynı tür olan ticari krediler için aynı dönemde fiilen uyguladığı cari faiz oranının belirlenmesi ve buna göre temerrüt faiz oranının tespiti suretiyle hesaplama yapılarak ayrıntılı ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece temerrüt faiz oranı için kredi kartlarına fiilen uygulanan akdi faiz oranının esas alınması gerektiğine yönelik bilirkişi raporunun hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Bu nedenle davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerindedir.

Davaya konu icra takibinde, gayrinakdi alacağın nakde dönüşmesi halinde çek tutarını tazmin tarihinden itibaren yıllık %36,36 temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi ile birlikte tahsili istemine yer verilmiş olup, davacı tarafça dava dilekçesinde takip tarihinden önce tazmin olan ancak gayrinakit alacakta talep edilen ... seri no.lu çek ile takipten sonra tazmin olan ... seri no.lu çeklerden dolayı nakdi alacak taleplerinin bulunduğu beyan edilmiştir. Ancak ilk derece mahkemesince davalıların 12.400 TL çek tutarını tazmin tarihinden itibaren yıllık %30,24 temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi ile birlikte bloke edilmesine karar verilmiştir.

Bankaların verdikleri çek karneleri nedeniyle her bir çek yaprağı için zorunlu karşılık ödeme riski bulunması nedeniyle çek karnesi verilmesi, gayri nakdi kredi verilmesi niteliğindedir. Ancak çekin karşılıksız işlemi sonucu zorunlu karşılığının bankaca ödenmesi sonucu gayrinakdi kredi nakit krediye dönüşecek ve kredi borçlusu nakit kredi kullanmış olacaktır. Çek garanti tutarlarının depo edilmesi talebi gayri nakdi alacak olsa da takipten sonra tazmin ile birlikte artık nakdi alacağa dönüştüğünden ıslaha gerek olmaksızın çek garanti tutarının tazmin edildiği tarihten itibaren tazminine karar verilebilecektir. Ne var ki eldeki davada gerek bilirkişi raporunda gerekse gerekçeli kararda bu hususta bir değerlendirme yapılmamış olup, mahkemece bu hususta bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Bu nedenle davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf istemi yerindedir

HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,

2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,

3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 01/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/572, K. 2026/1772, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-572-e-2026-1772-k-4b4bb7eaf5fd