Diğer ·
2022/1034 E. 2026/1549 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2022/1034
- Karar No
- 2026/1549
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2022/1034
KARAR NO:2026/1549
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:(KAPATILAN)BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:23/03/2022
NUMARASI:2018/1127 Esas - 2022/241 Karar
DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasından Kaynaklanan Cismani Zarar Sebebiyle Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ:01/10/2026
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/06/2017 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araca davalı ... A.Ş. nezdinde ... Poliçesi ile sigortalı, davalı .... A.Ş.'nin işleteni olduğu, davalı ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve ... plakalı römorkörün arakadan çarpması sonucu gerçekleşen trafik kazası neticesinde müvekkilinin yaralandığını, trafik kazası tespit tutanağı ile davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını beyanla, (6100 sayılı yasanın 107.maddesi) geçici ve sürekli iş göremezlik, ... tarafından karşılanmayan tedavi giderleri olmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın (sigorta şirketinin limit sorumluluğu ile sınırlı olması ve ihbar tarihi olan 20/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile olmak kaydı ile), kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 75.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ... ve .... A.Ş.' den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davaya cevap veren davalıların avukatları, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin raporu ile, kazanın meydana gelmesinde davacının % 70, davalı karşı araç sürücüsünün ise % 30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Adli Tıp Kurumunun 28.10.2020 tarihli " Özürlülük Ölçütü .... Yönetmeliği " kapsamında düzenlenen raporunda " davacının %51 oranında maluliyetinin bulunduğu " iyileşme süresinin ise 6 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, aktüerya bilirkişisinden alınan ve TRH 2010 yaşam tablosu ve güncel yasa ve içtihat hükümleri dikkate alınarak yapılan hesaplamada davacının kusur oranı dikkate alındığında talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatının 2.691,75-TL sürekli iş göremezlik tazminatının ise 239.168,46-TL olarak hesap edildiği, tedavi giderine ilişkin davacının yaptığı masrafın 30.000-TL olduğu, SUT kapsamında yapılan ...'nın sorumlu olduğu 14.824,52-TL'nin davalı taraflardan talep edilemeyeceği, 6111 sayılı yasal düzenleme uyarınca bu miktarın ancak % 30 kısmının ...'dan talep edilebileceği, bu miktar dışında yani SUT kapsamı dışında kalan kısmın 15.175,78-TL olduğu, bununda davalıların kusura isabet eden % 30'lık kısmının (4.552,64-TL) talep edilebileceği, davalı sigorta şirketinin 02.06.2018 tarihinde temerrüde düştüğü, 6098 sayılı T.B.K’nun 56. maddedeki ilkeler doğrultusunda 22.500,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı" şeklindeki gerekçeyle,
1-Açılan maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 245.077,50-TL maddi tazminatın davalı ... ve davalı .... A.Ş. yönünden kaza tarihi olan 30.06.2017 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalı ... A.Ş.(eski unvan ... A.Ş.) yönünden temerrüt tarihi olan 02.06.2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ve poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüyle 22.500-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.06.2017 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve davalı .... A.Ş. müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... A.Ş. vekili ve davalı .... A.Ş. vekili tarafından ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf nedenleri; hükme esas alınan ATK raporunda kaza öncesinde davacıda mevcut olan DVT hastalığının oran hesaplamasına dahil edilmesinin hatalı olduğu bu nedenle hatalı rapora binaen verilen kararın da hukuka aykırı olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun da hatalı hesaplamalar içerdiği, tazminat hesabı yapılırken %1,8 teknik faiz oranın uygulanması gerektiği, dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunda davacı tarafından ödenen 30.000,00-TL tutarındaki tedavi giderleri için ...'nın sorumlu olduğu, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin ... poliçesi ile teminat verdiği hususlar içerisinde geçici zararlar ile buna bağlı taleplerin yer almadığı, bu nedenle müvekkili şirketin geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı gideri tazminatına ilişkin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığı hususlarına yöneliktir.Davalı .... A.Ş. vekilinin istinaf nedenleri; davacının gerçek kişi olması, huzurdaki uyuşmazlığın ise haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması gerekirken yargılamaya Ticaret Mahkemesi'nde devam edilmesinin hatalı olduğu, dava konusu kazanın arıza şeridinde gerçekleştiği, arıza şeridinin normal şeritler gibi kullanılmasının yasak olduğu, müvekkili şirkete ait aracın dörtlüleri yanık vaziyette hareketsiz durduğu, bu nedenle davacının kontrolünde olan aracın arıza şeridinde seyir halinde olması ve sürücünün duran araca arkadan çarpması suretiyle meydana gelen kazada %100 kusurlu olduğu, 01/02/2021 tarihli ATK raporunda davacının geçmiş rahatsızlıkları ve hastalıklarının da kaza neticesinde vuku bulmuş gibi maluliyet tespitine dahil edildiği, ATK raporunun bu yönüyle hatalı olduğu ve mahkemece hatalı bilirkişi raporuna binaen karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, mahkemece davacı tarafın reddedilen manevi tazminat tutarı üzerinden müvekkili şirket lehine 5.100,00-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, hususlarına yöneliktir.Dava; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesi ile birlikte, istinaf başvuru sebepleri de göz önüne alınarak incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde, dosyadaki bilgi ve belgelere göre ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırılık olmamasına,Hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu'nun 01/02/2021 tarihli raporunda, -S.B.Ü.İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği’nin 09.09.2020 tarihli raporunda; 2017 yılında geçirilmiş AİTK sonrasdında sigmoid kolon rezeksiyonu yapılmış olduğu, hastanın daha öncesinde DVT öyküsünün mevcut olduğu, operasyon sonrasında DVT’nin tekrar nükse etmesi üzerine anjio işlemi yapılarak iliofemoral balon anjioplasti yapılmış olduğu, geçirilmiş DVT’ye bağlı sağ bacakta ileri evre venöz yetmezlik mevcut olduğu- tespiti gereğince, davacının kaza nedeniyle geçirdiği operasyona bağlı DVT'nin tekrar nüksettiği gözetilerek, bu hususun maluliyet oranında dikkate alınarak rapor hazırlanmasında ve mahkemece bu raporun hükme esas kabul edilmesinde isabetsizlik bulunmamasına,Tazminat hesabının yargıtay içtihatlarında belirtildiği şekilde TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak ve progresif rant yöntemi uygulanarak yapılmış olmasına,Bedensel zararlardan olan bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik zararı ile ...'nın sorumluluk kapsamında bulunmayan belgesiz tedavi giderlerinden davalı araç sürücüsü, araç işleteni ve zorunlu trafik sigortacısının sorumlu olmasına,ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen kusura ilişkin raporun, kazanın oluş şekline, dosya kapsamına, kaza tespit tutanağı ve olayın oluşuna uygun, çelişkileri giderici, denetime ve hüküm vermeye elverişli olması nedeniyle hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık olmamasına, Davanın aynı zamanda ... Sigortacısına da yöneltilmiş olup, davanın TTK'nın 4.maddesi kapsamında mutlak ticari dava olması nedeniyle yargılamanın Asliye Ticaret Mahkemesince sürdürülerek sonuçlandırılmasında usul ve yasaya aykırılık olmamasına,İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi raporundaki % 5 özürlülük oranının; hangi yönetmelik hükümlerine göre ve hangi kriterler esas alınarak belirlendiği açık olmadığından, mahkemece maluliyet tespiti bakımından kaza tarihi itibariyle yürürlülükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre kaza ile illiyetli rahatsızlıklar gözetilerek düzenlenen 01/02/2021 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu raporunun hükme esas alınmış olmasında hata bulunmamasına, Haksız fiilden kaynaklanan zarar nedeniyle davalı işletenin alacak kalemlerinden davalı sigorta şirketi ile müştereken ve müteselsilen sorumlu olmasına,TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi,kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi, ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarının çok olmamasına, Her ne kadar Anayasa Mahkemesi'nin kararına dayanan güncel içtihatlar kapsamında manevi tazminatın reddedilen bölümü için davalı taraf yararına ücreti vekalete hükmedilemeyeceği her türlü duraksamadan uzak ise de, davacının istinaf yasa yoluna başvurmamış olması, davalı taraf aleyhine hüküm kurulamayacak olması ve mahkemece AAÜT'nin 10.maddesi gereğince değerlendirme yapılarak davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması göz önüne alındığında, istinaf eden davalı lehine olması sebebiyle manevi tazminatın reddedilen kısmı yönünden hükmedilen vekalet ücretine ilişkin değerlendirmeye yer olmamasına göre, istinaf eden avukatların tüm istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,
1/(Kapatılan) Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/03/2022 tarihli, 2018/1127 Esas ve 2022/241 Karar sayılı kararına yönelik olarak davalı ... A.Ş. vekili ve davalı .... A.Ş.vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ayrı ayrı esastan reddine,
2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ... A.Ş'den alınması gereken 16.741,24-TL harçtan peşin yatırılan 4.267,70-TL harcın düşümü ile bakiye 12.473,54-TL istinaf karar ve ilam harcının adı geçen davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı .... A.Ş.'den alınması gereken 18.278,21-TL harçtan peşin yatırılan 4.650,25-TL harcın düşümü ile bakiye 13.627,96-TL istinaf karar ve ilam harcının adı geçen davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
5/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.01/10/2026