Diğer ·
2022/1470 E. 2026/1699 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2022/1470
- Karar No
- 2026/1699
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2022/1470
KARAR NO:2026/1699
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:(KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:22/02/2022
NUMARASI:2017/1078 Esas - 2022/155 Karar
DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ:28/10/2026
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesi ile; 08.02.2015 tarihinde, davalı şirkete sigortalı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde müvekkilinin yaralandığını, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen rapor ile müvekkilinin %15,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının tespit edildiğini, müvekkilinin tedavisine ilişkin belgelerin celbi ile ATK'dan yeniden rapor alınmasını talep ettiklerini belirterek, müvekkilinin zararının tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere (belirsiz alacak) şimdilik geçici iş göremezliği için 100,00-TL, sürekli iş göremezliği için 100,00-TL tazminatın davalının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 07.04.2021 tarihli dilekçesi ile; tazminat taleplerini geçici iş göremezlik yönünden 5.889,75-TL'ye, sürekli iş göremezlik yönünden 101.112,18-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacı tarafça dava açılmadan evvel Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulduğunu, itiraz hakem heyeti tarafından, uyuşmazlığın yetkili ve görevli mahkemede görülmesi gerektiği kanaati ile başvurunun görev yönünden reddine karar verildiğini, söz konusu karara karşı davacı tarafça temyiz yasa yoluna başvurulup başvurulmadığının bilinmemesi nedeniyle davanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, davacının, müterafik kusuru bulunup bulunmadığının tespiti ile tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacının maluliyetinin kaza ili illiyet bağının ispatlanması gerektiğini, usulüne uygun başvuru yapılmadığından müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, ancak dava tarihinden itibaren faiz istenebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen maluliyet raporunda, davacının, geçici ve kalıcı maluliyetinde, olayın olduğu tarihte yaşı değerlendirmeye alındığında (47) meslekte kazanma gücünde azalma oranının %15.2, şuan ki muayene bulgularının olduğu yaşı dikkate alındığında (52) meslekte kazanma gücünün azalma oranının %16.2 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 180 gün olduğunun tespit edildiği, alınan bilirkişi raporu ile, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, aktüer raporu ile, davacının geçici iş göremezlik tazminat tutarının 5.889,75-TL, sürekli iş göremezlik tazminat tutarının 101.112,18-TL olarak hesaplandığı, rapora karşı taraflarca itiraz edilmediği ve davacı tarafından raporda belirlenen miktarlar dikkate alınarak bedel artırım dilekçesi sunulduğu gerekçesi ile;"Davanın KABULÜ ile; 5.889,75 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 101.112,18 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 107.001,93 TL’nin temerrüt tarihi olan (sigortaya başvuru tarihi olan 14.11.2016 tarihinden 8 iş günü sonrası) 25.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı vekilinin istinaf nedenleri; davacı tarafça, eldeki davadan önce Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuru neticesinde, itiraz hakem heyeti tarafından, sürekli maluliyet oranının ATK 3. İhtisas Kurulu tarafından yapılması gerektiği kanaati ile dosyada görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle maluliyet oranının ATK 3. İhtisas Kurulu tarafından yapılması gerektiği, davacının bel fıtığının kazadan kaynaklı olmayabileceği, dosya kapsamında yer alan raporda da ihtimal dahilinde oran belirlendiği, fıtığın daha önce olmuş olabileceğinin belirtildiği, davacının maluliyetine neden olan hususların kaza ile illiyetli olduğunu tespit eden rapor alınması gerektiği, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusuru kabul etmedikleri, kusur raporunun ATK veya Karayolları Fen Heyetinden alınması gerektiği, tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak ve teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiği, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadığı, davacının emniyet kemeri takıp takmadığının tespiti ve tazminat miktarından indirim yapılması gerektiği, müvekkili şirketin ancak ıslah tarihi itibariyle faizden sorumlu tutulabileceği hususlarına yöneliktir.Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak ve kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı incelenerek yapılması gerekmektedir. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 26.12.2019 tarihli ... numaralı raporda; davacının, davaya konu kazadan yaklaşık 10 ay sonra cerrahi girişime ihtiyaç duymasına sebep olan "..." olay ile ilişkili olup olmadığının kesin tıbbi kanıtları bulunmadığı, ancak kazanın oluş şekli dikkate alındığında belirtilen yaralanmanın araç içinde arkadan başka bir aracın çarpması sonucu oluşabilecek lezyonlarla uyumlu olduğu, kaza sonrası adli raporda belirtilen belindeki yakınmalar ve hasta ifadesi dikkate alınarak, sekellerinin geçirdiği kaza ile illiyet bağının olduğu kabul edildiği takdirde olayın olduğu tarihteki (47) yaşına göre %15,2 oranında, sekelin belirlendiği tarihteki (52) yaşına göre ise %16,2 oranında meslekte kazanma gücünde kayıp olduğu, geçici iş görmezlik süresinin 180 gün olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Somut olayda; her ne kadar hükme esas alınan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 26.12.2019 tarihli ... numaralı raporda kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ekindeki cetvel kapsamında en yakın karşılıkları alınarak değerlendirme yapıldığı belirtilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma eksik olup hükme esas kabul edilen maluliyet raporu yetersizdir. Raporun içeriğinden davacıda ... (bel fıtığı) bulguları bulunduğu görülmektedir. Nitekim kaza sonrasında düzenlenen adli muayene raporunda da bel ağrısı şikayeti bulunduğu, sol omuz ve sol batın kadranında hassasiyet bulunduğu belirtilmiş, beyin, toraks, batın, servikal vertebra BT raporunda ise akut patoloji saptanmadığı belirtilmiştir. Davacının sürekli maluliyetine neden olan arazın niteliği, mulaliyet raporundaki, arazın olay ile ilişkili olup olmadığının kesin tıbbi kanıtları bulunmadığına ilişkin beyanlar göz önüne alındığında, var ise kaza tarihinden önceki geçirdiği rahatsızlıklara ilişkin herhangi bir araştırma yapılmayarak, yargılamaya devamla karar verilmesi hatalıdır.Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davacının kazadan önceki rahatsızlıklarının araştırılıp tüm tedavi evrakının dosyaya teminin sağlanarak, kaza tarihinde yürürlükte olan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre, ATK 3. İhtisas Kurulu veya Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden, davacının yaralanmasına uygun aralarında beyin ve sinir cerrahisi uzmanı ile fizik tedavi ve rehabilitasyon veya ortopedi ve travmatoloji uzmanının da bulunduğu heyetten, "..." sekelinin, kaza ile illiyet bağını net ve kesin olarak kuran ve davacının kazadan kaynaklı maluliyetinin bulunup bulunmadığının tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit eden, rapor alınıp oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi olmalıdır.Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülen istinaf isteminin kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK m. 353/1-a/6 hükmü gereğince kaldırılmasına, Dairemizce verilen kaldırma kararının gerekçesi ve şekline göre davalı vekilinin sair istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Dairemizce verilen kaldırma kararı doğrultusunda yargılama yapılmak üzere dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,
1/Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile, başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA (HMK.m.353/1-a/6),
2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine,
3/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan 1.827,57-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,
4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
5/İstinaf yasa yoluna başvuran davalının istinaf aşamasında yaptığı diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/10/2026