Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/219 E. 2026/1774 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/219
- Karar No
- 2026/1774
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/219
KARAR NO : 2026/1774
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/05/2022
NUMARASI : 2020/262 Esas - 2022/277 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2026
Taraflar arasındaki İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğümün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup, davalı/borçlu tarafından işbu takibe, asıl alacak ve tüm ferileri yönünden itiraz edildiğini, müvekkil şirket ... iştigal ettiğini, müvekkil ... bünyesinde yer alan ... Limited Şirketi, ... Limited Şirketi, ... Ltd Şti, ... Ltd Şti ve ... Ltd Şti., Yükselen Akaryakıt istasyon Donanımları Tic. Ltd Şti. ve davalı ... Nakliyat dahil olmak üzere davalıya ve davalının bağlı olduğu grup şirketlere ait emtiaların Çin'den Türkiye'ye denizyolu ile taşınması işini üstlenerek taşımayı gerçekleştiğini, müvekkil Şirket davalı ... firması adına alıcısı... Ltd Şti olan ... konşimento numaralı taşımayı ve yine alıcısı ... Pazarlama olan ... konşimento numaralı taşımayı ve alıcısı ... Ltd. Şti. Olan ...konşimento numaralı üç adet taşımayı üstlendiğini, ve bunlara istinaden aşağıda belirtilen faturaları davalı/borçlu adına keserek gönderdiğini davalı, Müvekkil şirketin alıcı-davalı şirket için yaptığı taşımadan kaynaklanan bedelleri ödemediğini, Davalı/Borçlu Şirket tarafından taşınması talep edilen malların davalıya teslimi için yapılan taşımaya ilişkin olarak 05.08.2019 tarih ... Nolu 11.620,OOUSD tutarlı, 06.08.2019 tarih IST7550816 Nolu 3.320,00 USD tutarlı ve 26.07.2019 tarih ... Nolu 1.620,00 USD tutarlı üç adet fatura düzenlendiğini ve davalı/borçluya tebliğ edildiğini, Davalı/Borçlu tarafından ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili için güncel cari hesap alacağı doğrultusunda Müvekkil Şirket tarafından Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosya üzerinden takip başlatıldığını, ancak icra takibi davalı şirketin yaptığı haksız borca itiraz nedeniyle durduğunu belirterek itirazının iptaline, takibin devamına, davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere % 40 icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptının tebliğ edildiği, davalının davaya yanıt vermediği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Davacının, davalının ve davalının bağlı olduğu grup şirketlere ait emtiaların Çinden Türkiye'ye taşınması işini üstlendiği, davacının davalı ... firması adına alıcısı... Ltd. Şti olan ... konşimento numaralı taşımayı ve yine alıcısı ... Pazarlama olan ... konşimento numaralı taşımayı ve alıcısı ... Ltd. Şti. Olan ... konşimento numaralı üç adet taşımayı üstlendiğini ve bunlara istinaden düzenlenen faturaları davalı/borçlu adına keserek gönderdiği, her üç konşimentoda da davalı ihbar edilecek kişi olarak kayıt edildiği, her üç konşimentoda taşıyanın "..." olarak kayıtlı olduğu, yine her üç konşimentoda davacının teslim acentesi olarak kayıt edildiği, davacının akdi taşıyan, davalının ise akdi taşıtan sıfatına haiz olduğu, davacı akdi taşıyanın alt navlun sözleşmeleri yaparak taşıma taahhüdünü yerine getirdiği, fiili taşıyanın... olduğu dolayısıyla davada tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetine sahip olduğu, TTK'nun 1200 maddesi uyarınca, navlun ve taşıyana ait diğer alacakların borçlusu navlun sözleşmesinin tarafı sıfatıyla davalı taşıtan olduğu, mezkûr konişmentolarda "... " kaydının yer aldığı, bu kaydın navlunun tahsil edilmediğine ilişkin karine oluşturduğu, yapılan ticari defter incelemesi sonucu davalının navlunu ödemediğinin tespit edildiği ,buna karşın davalının navlun borcunu ödediğine ilişkin belge sunamadığı anlaşılmakla davalının navlun bedelinden sorumlu olduğundan davacının davasının kabulüne karar verilmiş, davaya konu alacak fatura alacağı olup likid ve belirlenebilir olması sebebiyle davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarında sabit olduğu üzere davacının müvekkili şirkete borcu bulunduğunu, buna karşın müvekkilin ticari defter ve kayıtları dikkate alınmaksızın müvekkilinin borçlu çıkarıldığından kararın kaldırılması gerektiğini, müvekkili şirketin navlunu ödediği ispat edilmedikçe borçtan sorumlu tutulacağı sonucunun kabulünün mümkün olmadığını, müvekkil şirketin ticari defter kayıtlarında müvekkilin davacıdan 1.475,00 -USD / 8.393,90-TL alacaklı olduğu sabit olup mahkemece işbu husus tamamen göz ardı edilerek salt davacının ticari defter kayıtları esas alınarak davacı şirketin müvekkilden 16.560,00- USD/ 92.708,03-TL alacağı olduğu kanaatine varıldığını, davacı tarafından haksız şekilde düzenlenen faturaları esas alarak müvekkilinin borçlu tutulduğunu, müvekkil şirketin ticari kayıtları usul ve yasaya uygun olduğu halde müvekkil lehine delil niteliği taşımadığının iddia edildiğini, her iki tarafın da ticari kayıtları arasındaki farkın dikkate alınmadığını ve doğrudan ispatlanmadığı halde sadece davacı kayıtlarının esas alındığını , işbu raporda da bu doğrultuda davalının borçtan sorumlu tutulduğunu, müvekkil tarafından usulüne uygun tutulan ve delil niteliğine haiz olan ticari defterler sunulmuş olup bu defterlerde davacı şirketin müvekkile borçlu olduğunnu sabit olduğunu, eksik inceleme sonuncu karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının kendi keyfiyetiyle bir alacak oluşturarak, verilmeyen hizmet karşılığı karşılıksız yararlanma olgusuyla hareket ettiğini, davacı tarafın teslim etmiş olduğunu iddia ettiği fatura sadece kaşe ve imzadan ibaret olduğu gibi kıyasen bakıldığında şirket yetkilise ait olmadığını, davacı taraf kayıtlarının neye göre tutulduğunu bilmek mümkün olmadığından davacının kendi çalışanları ile ilgili araştırılması gerekli hususların da bu davanın konusu olmadığını, taraflar arasında hesap mutabakatı dahi sunulmadığını, faturaların teslimi ile ilgili dönem açısından varsayıma dayalı rapor hazırlandığını, bu yönüyle taraflı şekilde hazırlanan rapora binaen hükmün kurulduğunu, icra takibiyle ilgili alacağın likit olmadığı, yargılamanın gerekliliği, ilamsız takipte müvekkilince yapılan itirazın haklı olduğu, teslim dahi edilmemiş faturaya dayalı faiz talebinin de hukuka aykırı olduğu anlaşılmış olmakla davacının tüm taleplerinin reddi gerekirken yasaya aykırı şekilde inkar tazminatına hükmolunduğunu, cari kayıtların birbiri ile örtüşmediği dosya kapsamından anlaşılmakla, inkar tazminatı şartları oluşmadığını beyanla usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına davacının davasının reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, deniz taşıması nedeniyle navlun bedeline ilişkin cari(açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının alacaklı olup olmadığı noktasındadır.
Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "cari hesap alacağı" sebebine dayalı olarak 16.560 USD asıl alacağın tahsili istemiyle 02.09.2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, takip borçlusunun itirazı üzerine takip durmuştur.
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
İlk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.
Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12.1.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir (TTK m. 4/2). Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır.(TTK'nın 83/1,2)
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. Maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Bilirkişi aracılığıyla ticari defterlerin incelenmesinde davacı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalının 2019 yılı ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresinde usulüne uygun tasdik edildiği, ancak yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdikinin yaptırılmadığı, davacı ticari defterlerine göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 16.560 USD alacaklı durumda olduğu, davacının davalı şirket hakkında 2019 yılında düzenlediği toplam 18.035,00 USD bedelli beş adet navlun faturasından 1.475 USD'sini (10 00 USD ve 1.465 USD bedelli iki adet fatura) tahsil ettiği, 16.560 USD bedelli navlun faturalarının ise tahsil edilmediği, davalı ticari defterlerinde davacının takibe konu cari hesabı oluşturan tüm faturaların davalının kayıtlarında yer almadığı, takip tarihi itibariyle davalının davacıdan 1.475 USD alacaklı durumda göründüğü, e-arşiv faturalarına davalının 8 gün içerisinde itiraz etmediği ve dava konusu olan faturaların davalı şirketin e-mail adresi olan ilker.asnaz@transworld.com adresine başarılı olarak gönderildiğinden dava konusu olan faturaların davalıya tebliğ edildiği tespit edilmiştir.
Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1200.maddesinde, navlunun borçlusunun taşıtan olduğu düzenlenmiş, ödeme yükümlülüğünün doğması başlığını taşıyan TTK'nın 1203. maddesinde "(1) Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konişmento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur" hükmüne yer verilmiştir.
Dosya kapsamına sunulan ... nolu konşimento alıcısı... Ltd. Şti, ... nolu konşimento alıcısı ... Pazarlama, ... nolu konşimento alıcısı ... Ltd. Şti. olan üç konşimentoda davalının ihbar edilecek kişi olarak kaydedildiği, davacının her üç konşimentoda teslim acentesi olarak kaydedildiği, dava ve takibe konu 05.08.2019 tarihli 11.620,00 USD tutarlı, 06.08.2019 tarihli 3.320,00 USD tutarlı, 26.07.2019 tarihli 1.620,00 USD tutarlı üç faturada anılan konşimentolara atıf bulunduğu, ... şirketinin taşıyıcı olduğu bu konşimentolarda navlunun varışta ödeneceğinin kayıt altına alındığı anlaşılmaktadır. Ayrıca davacı tarafından acente sıfatıyla temsil edilen, taşıyanlara, donatanlara ait veya mülkiyeti başkasına ait olsa bile temsil ettiği taşıyanların, armatörlerin konşimentosu tahtında taşınan ve taşınacak olan boş/dolu konteynerlerin davalı deposunda yüklenmek boşaltılmak üzere davalı tarafından temin edilecek vasıtalarla nakliyesinin yapılacağına ilişkin davalıya ait taahhütname de dosya kapsamında yer almakta olup, anılan tüm bu belgeler davacının akdi taşıyan, davalının taşıtan sıfatına haiz olduğunu göstermektedir. Bu durumda davacının ve davalının navlun sözleşmesinin tarafı olduğunun gerekir.
Diğer yandan e-arşiv fatura e-fatura sistemine kayıtlı olmayan kişi ve kuruluşlara düzenlenen e-faturalar olup, e-arşiv sistemi aracılığıyla düzenlenir, gönderilir ve saklanır. E-Arşiv Fatura’da alıcı e-fatura kullanıcısı olmadığı için fatura hem elektronik hem de kağıt çıktı olarak iletilebilir. E-Arşiv Fatura muhatabına mail veya SMS ile ulaştırılabilir. Bu durumda düzenlenen e-arşiv faturanın alıcısına teslim edildiği hususun ispatı fatura düzenleyene düşer. Faturanın alıcısına ulaştığının ispatı üzerine 8 günlük sürede itiraz edildiğinin ispatı ise alıcısına düşmektedir.
Somut olayda davacının düzenlediği navlun bedeline ilişkin e-arşiv faturaların davalıya ulaştırıldığı, bu faturalara karşı 8 günlük süre içinde davalının itirazı bulunmadığı, dosyada yer alan mal teslim formlarından davacının akdî taşıyan olarak deniz taşımasını gerçekleştirdiği gözetildiğinde davaya konu 16.560 USD tutarındaki faturalara ilişkin davalı tarafça yapılan herhangi bir ödeme bulunmamasına göre mahkemece takibe konu navlun alacağı yönünden davalının itirazının iptaline karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Dosya kapsamına sunulan deliller birlikte değerlendirilerek Mahkemece salt davacı ticari defterleri esas alınarak karar verilmediği anlaşılmakla davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
İİK'nın 67/2. maddesi, itirazın iptali davasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu (...) diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir, şeklindedir. Buna göre, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.
Eldeki davada, dava konusu açık hesap alacağı likit (belirlenebilir) olup, kabul edilen alacak miktarı üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları oluşmuş bulunmaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.644,25 TL harcın, alınması gerekli olan 6.576,87 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.932,62 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 01/10/2026