Diğer ·

2022/1419 E. 2026/1742 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2022/1419
Karar No
2026/1742
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO:2022/1419

KARAR NO:2026/1742

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:24/11/2020

NUMARASI:2019/161 Esas - 2020/724 Karar

DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ:28/10/2026

KARAR YAZIM TARİHİ:30/10/2026

İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

K A R A R

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalıların maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı oldukları ... plaka sayılı motosikletin 29.05.2018 tarihinde karıştığı trafik kazası neticesinde müvekkilinin yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, geçici iş göremezlik zararı için 100,00-TL, kalıcı efor kaybı için 1.900,00-TL olmak üzere toplam 2.000,00-TL maddi tazminatın tüm davalılardan sigorta şirketi yönünden 18.01.2019 tarihinden, davalı ....şirketi yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile,davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 30.000,00-TL manevi tazminatın ise davalılar ....şirketi ve araç sürücüsü davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 06.10.2020 tarihli celsede, maddi tazminat taleplerinin, davalı sigorta şirketi ile yaptıkları sulh nedeniyle konusuz kaldığını, manevi tazminat talepleri yönünden ise; davalı araç sürücüsüne iki yıldır ulaşılamadığı ve taraf teşkili sağlanamadığı için davalı ... aleyhine açtıkları davadan feragat ettiklerini, davalı ....şirketi yönünden ise manevi tazminat taleplerinin devam ettiğini beyan etmiştir.Davalı ....şirketi vekili cevap dilekçesi ile; arabuluculuk görüşmelerinin usulüne uygun yapılmadığı, müvekkilinin işleten sıfatına sahip olmadığı, kazaya karışan ... plaka sayılı motosikletin damga vergisi yatırılmak suretiyle 20.12.2017 tarihinde uzun süreli motosiklet kiralama sözleşmesi ile dava dışı...şirketine kiralandığını, motosiklet üzerinde müvekkili şirketin fiili tasarrufu bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili, cevap dilekçesi ile, davanın reddini savunmuş, yargılama aşamasında sunduğu 06.10.2020 tarihli dilekçe ile; davacı taraf ile sulh olduklarını, sulh kapsamında yaptıkları ödeme neticesinde davanın, müvekkili şirket yönünden konusunun kalmadığını beyan etmiştir.İlk derece mahkemesince; davalı sigorta şirketi ile ... aleyhine yöneltilen maddi tazminat talebi yönünden, davalı sigorta şirketi ile davacının sulh olması nedeniyle davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği, davalı .... ve .... şirketi yönünden, kazaya karışan ... plakalı motosikletin damga vergisi yatırılmak suretiyle 20/12/2017 tarihli "... Sözleşmesi" ile ihbar olunan...şirketine 25.12.2017 tarihinde teslim edilerek 25.12.2018 tarihine kadar 12 ay olmak üzere kiralandığı, uzun süreli kiralamanın bulunduğu durumlarda, aracı kiralayan işleten sıfatı kazanmakla birlikte; adi yazılı belge biçiminde düzenlenen kiralama sözleşmesinin her zaman düzenlenmesi mümkün olduğundan, sadece sözleşmeye dayalı olarak işleten sıfatının belirlenmesinin hatalı sonuçlara yol açacağı, davalı şirket tarafından akdedilen oto kira sözleşmesinin dosya içerisine alındığı, damga vergisi ödemelerinin yapıldığının anlaşıldığı, aracın sözleşme gereği fiilen ihbar olunan .... Şti.'ye teslim edildiğinin, diğer davalı motosiklet sürücüsü ...'in ihbar oluan şirket bünyesinde çalıştığının tespit edildiği ve zilyetliğinin davalı kiracıya geçtiğinin anlaşıldığı, sözleşme gereği kira bedellerinin kiraya veren araç malikine ödendiği, bu durumda husumetin davalı .... ve ... şirketine yöneltilemeyeceği ve bu davalı yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiği, davacı tarafça trafik kaydını esas alınarak malik şirkete husumet yöneltmesinde kusuru bulunmadığından maddi tazminat davası yönüyle red vekalet ücreti hükmedilmemesi gerektiği, ancak davacı vekilince 06/10/2020 tarihli duruşma celsesindeki beyanında; davalı şirket yönünden manevi tazminat taleplerinin devam ettiğini belirttiğinden, manevi tazminat yönünden de davanın pasif husumet yönüyle reddi ve davalı .... Şti lehine vekalet ücretine hükmetmek gerektiği, davalı ...' yönünden açılan manevi tazminat davasından davacı vekilinin feragat etmesi nedeniyle davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerektiği kanaati ile;"Davacı tarafından davalı ... Şti aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davası yönüyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,Davacı tarafından davalı ...'e karşı açtığı manevi tazminat davasının feragat nedeniyle REDDİNE,Davacı tarafından davalılar ... A.ş. (... A.ş.) ve ...'e maddi tazminat davasının sulh nedeniyle konusuz kalması nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA" karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; manevi tazminat taleplerinin davalı ....şirketi yönünden reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, tarafından sunulan uzun süreli kira sözleşmesinin adi yazılı şekilde olması nedeniyle her zaman düzenlenebilecek nitelikte olduğundan sadece tarafları bağlayacağı, üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceği, uzun süreli kira sözleşmesinin varlığının yeterli olmadığı, aynı zamanda sözleşmenin fiilen uygulanıp uygulanmadığının tespiti gerektiği, bunun için fatura, vergi dairesi kayıtları ve ticari defterler sunulması gerektiği, sözleşmede plakalara yer verilmediği gibi sunulan damga verginin de hangi sözleşme nedeniyle ödendiğinin de belirsiz olduğu, sözleşmede, aracın bakım ve onarımının, sigorta poliçesi düzenlenmesinin ve muayenelerinin kiralayan tarafından yapılacağı belirtildiğinden fiili hakimiyetin tamamen kiracıya bırakılmadığı, davalı tarafça işleten olmadığının ispatlanması için yapılacak incelemeye dair bilirkişi ücretinin de davalı tarafça karşılanması gerektiği hususlarına ilişkindir.

Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı tarafça sunulan araç kiralama sözleşmesi, damga vergisi bildirimi göz önüne alındığında, işletenlik sıfatı bulunmadığı anlaşılan davalı ....şirketi aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bu hususa isabet eden istinaf talebi yerinde değildir.Ancak, somut olayda, davacı vekilince, trafik kaydı esas alınarak davanın açıldığı ve malik....şirketine husumet yöneltildiği, yargılama sırasında kazaya karışan aracının dava dışı...şirketine kiraya verilmiş olduğu ve davalı..şirketin, işletenlik sıfatının kalktığı, zarar gören davacının, davasını açmadan önce işletenin trafik kaydında adı yazılı kişi olup olmadığı konusunda bir araştırma yapmakla yükümlü olmadığı, olağan olanın, davanın trafik kaydında adı yazılı kişiye yöneltilmesi olduğu, davacının, araç maliki olan davalıya karşı dava açmasında kusuru bulunmadığı göz önünde bulundurularak davalı şirket lehine manevi tazminat yönünden de vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına (Bkz. Yargıtay 17.HD'nin 09.02.2017 tarihli 2015/2806 E. - 2017/1233 K. sayılı, 2014/21009 E. - 2014/17379 K. sayılı ilamları) karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup davacı vekilinin bu hususa isabet eden istinaf istemi yerindedir.Açıklanan nedenle, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce belirlenen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK m. 353/1-b/2 hükmü gereğince, ilk derece mahkemesi kararının, istinaf istemine konu edilmeyen maddi tazminata ilişkin hükme (kamu düzenine yönelik karar harcı hariç) ve diğer kısımlara dokunulmaksızın, davalı...şirketi lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar vermek suretiyle yeniden hüküm kurmak gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /Gerekçe uyarınca,

1/Başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜNE,

a/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından yatırıldığı anlaşılan maktu istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine,

b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,

c/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren yapan üzerinde bırakılmasına,

2/İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/161 Esas, 2020/724 Karar ve 24/11/2020 tarihli kararının KALDIRILMASINA (HMK.m.353/1-b/2),

a/Davacı tarafından davalı ...Şti aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davası yönüyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,

b/Davacı tarafından davalı ...'e karşı açtığı manevi tazminat davasının feragat nedeniyle REDDİNE,

c/Davacı tarafından davalılar ... A.ş. (... A.ş.) ve ...'e maddi tazminat davasının sulh nedeniyle konusuz kalması nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

d/Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince maddi tazminat davası yönüyle alınması gereken 732,00-TL Karar ve İlam Harcının tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

e/Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince manevi tazminat davası yönüyle alınması gereken 732,00-TL Karar ve İlam Harcının tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

f/Davacı tarafından bu dava sebebi ile yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

g/Davalı ... A.Ş. (... A.Ş.) lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi olmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

h/Davalı ....Şti lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

3/Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanının ilgilisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 28/10/2026

Atıf: Diğer, E. 2022/1419, K. 2026/1742, T. 28.10.2026, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2022-1419-e-2026-1742-k-8273d92df6fb