Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/558 E. 2026/1481 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/558
- Karar No
- 2026/1481
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/558 KARAR NO : 2026/1481
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/07/2023(Karar) 13.07.2023 (Ek Karar) NUMARASI : 2022/255 E. 2023/579 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 02.10.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02.10.2026
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.01.2024 tarih 2022/255 E. 2023/579 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili, 22.06.2017 tarihinde davalıların işleteni zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın müvekkiline ait araca çarpması nedeniyle müvekkilinin aracının hasarlandığını, İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/102D.İş sayılı dosyası ile yapılan delil tespiti sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda 56.219,00 TL hasar tespit edildiğini, müvekkilinin davalı sigortaya yaptığı başvurunun sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, 20.000,00 TL hasar, 10,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 20.010,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, delil tespiti giderlerinin yargılama gideri olarak hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, değer artırım dilekçesiyle davalı sigortanın poliçe limiti olan 33.000,00 TL'den her iki davalıdan tahsilini, bakiye 23.219,00 TL hasar tazminatı ile 3.000,00 TL değer kaybı tazminatının davlı ....nden tahsilini istemiştir. CEVAP : Davalı .... A.Ş. vekili, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkiline ait otobüs sürücüsünün kusurlu olmadığını, hasar ve değer kaybı tazminatından sorumlu tutulamayacaklarını savunarak davanın reddini istemiştir. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların işleteni ve sigortacısı olduğu otobüs sürücüsünün asli kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 33.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen, bakiye 23.219,00 TL hasar tazminatı ile 3.000,00 TL değer kaybı tazminatının davalı ....nden dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARININ ÖZETİ : Dairemizce, ilk derce mahkemesince Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda otobüs sürücüsünün tamamen kusurlu olduğu belirtilip dosyadaki delil tespiti aşamasında alınan bilirkişi raporunda geçen hasar kalemleri topluca yazılarak araçtaki hasar miktarı 53.219,00 TL olarak belirtildiği, hasar kalemlerinin de denetime elverişli şekilde tek tek gösterilmemesinin de yerinde olmadığı, yine bilirkişi raporunda hasar miktarına değer kaybının eklenmesinin hatalı olduğu, aracın piyasa rayiç değeri 89.000,00 TL olarak belirlenmiş ise de bunun dayanakları gösterilmediği gibi aracın pert total sayılması gerekip gerekmediği yönünde bir inceleme yapılmadığı, bu itibarla Mahkemece İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişi kurulundan dosyadaki delillere göre sigortalı aracın modeli, özellikleri, km'si v.s gibi hususları gözönünde bulunduran araçta davaya konu trafik kazası nedeniyle meydana gelen onarım giderini denetime elverişli şekilde ayrıntılı olarak tespit eden daha sonra aracın olay tarihindeki 2.el piyasa rayiç değeri ile sovtaj bedelini belirleyen, aracın pertinin mi, onarımının mı ekonomik olduğu hususlarında değerlendirme yapan, davalı tarafın başta kusur, hasar bedeli ve değer kaybına ilişkin itirazlarını irdeleyen, ayrıntılı ve gerekçeli bir rapor alınarak, aracın pert total sayılması gerektiği sonucuna ulaşılırsa değer kaybı tazminatına hükmedilemeyeceği gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken yeterli inceleme içermeyen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. DAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... şirketinin sigortalısı olan araç sürücüsünün kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu, istinaf mahkemesi ilamın sonrasında alınan bilirkişi raporu ile aracın sovtaj işlemine tabi tutulmasının gerektiği, aracın piyasa rayiç piyasa fiyatı üzerinde sovtaj bedelinin indirilmesi suretiyle gerçek zarar miktarının tespit edildiği, bu haliyle araçta bir değer kaybı meydana gelmeyeceği, dava devam ederken davalı ... tarafından icra dosyasına ödemenin yapıldığı, sigorta teminat limitini yaptığı ödeme ile tükettiği, bakiye 11.000 TL tazminat için davalı ... şirketinin sorumlu olmadığı, diğer davalının sorumlu olduğu, ancak her iki davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, davalı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... vekili tarafından HMK'nun 305/A maddesi gereğince vekalet ücreti yönünden hükmün tamamlanmasının talep edildiği, yerel mahkemenin 17/01/2024 tarihli ek kararıyla gerekçeli kararın "Davalı ... kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ne verilmesine," maddesinin eklenmesine, "7-Davacı tarafından yatırılan 341,73 TL peşin harç, 31,40 TL başvurma harcı, 670,00 TL ıslah harcı, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.054,60 TL delil tespit gideri, 464,50 TL ATK rapor ücreti, 728,60 TL posta-tebligat gideri olmak üzere toplamda 5.290,83 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul kısmen red oranına göre 952,34 TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Bakiye kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına" şeklinde değiştirilerek hükmün tamamlanmasına karar verilmiştir. İş bu ek karara karşı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili mahkemece davalının tavzih talebi hatalı olarak kabul edilerek ek kararla davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin HMK 305/2. Maddesine aykırı olup, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların tavzih yolu ile genişletilip değiştirilemeyeceğini, tavzih talebinin reddi gerekmesine karşın, mahkemece kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, yerel Mahkeme ek kararının ortadan kaldırılmasını istemiştir. Katılma yoluyla istinaf talebinde bulunan davalı ... vekili, 6100 sayılı HMK'nun Ek 1. Maddesi uyarınca 2023 yılı istinaf parasal sınırı 17.830,00 TL olup, dava değeri 11.000,00 TL olup bu miktar istinaf kanun yoluna başvuru yolu için belirlenen parasal sınırın altında kaldığından kesin nitelikte olması nedeniyle istinaf kanun yoluna başvuru yapılmasının mümkün olmadığını, mahkemece davacıya ait araç için değer kaybı talebinin reddinin hukuka uygun olduğunu, ancak ileri sürülen hasarın piyasada daha uygun bedeller ödenerek giderilmesinin mümkün olup, hükmedilen hasar bedelinin oldukça yüksek olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE: Dava, hasar ve değer kaybı tazminatının kazaya sebebiyet veren aracın işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, söz konusu kararda reddolunan miktar yönünden davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmediği gerekçesiyle davalı ... vekili tarafından HMK'nun 305/A maddesi gereğince hükmün tamamlanmasının talep edildiği, yerel mahkemenin 17/01/2024 tarihli ek kararıyla hükmün tamamlanmasına karar verildiği, taraf vekillerince iş bu ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Yerel Mahkemenin 2022/255 E ve 2023/579 K sayılı kararında, davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen reddedilen maddi tazminat yönünden davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmediğinden, söz konusu kararın tavzihi (tamamlanması) talep edildiği, yerel mahkemenin 17/01/2024 tarihli ek kararıyla vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden hükmün tamamlanmasına karar verildiği, davacı vekilince iş bu ek karara karşı istinafa, davalı ... vekilince de katılma yoluyla istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın Hükmün Tamamlanması başlıklı 305/A. Maddesinde; "Taraflardan her biri, nihat kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir." denilmektedir. Somut olayda, yerel mahkemenin 2022/255 E., 2023/579 K sayılı kararıyla Maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesin rağmen, reddedilen maddi tazminat yönünden, davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, davalı ...'nün 17.11.2023 tarihli dilekçesiyle vekalet ücreti yönünden kararın düzeltilmesinin talep edildiği, mahkemece iş bu talep doğrultusunda 17/01/2024 tarihli ek kararla HMK'nun 305/A maddesi gereğince vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden hükmün tamamlanmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf talebiyle davalı vekilinin katılma yoluyla istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekili ve katılma yoluyla istinaf talep eden davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00-TL'den peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00-TL'den peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.02/10/2026