Diğer ·

2022/1448 E. 2026/1743 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2022/1448
Karar No
2026/1743
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO:2022/1448

KARAR NO:2026/1743

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:23/05/2022

NUMARASI:2021/288 Esas - 2022/398 Karar

DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasına Bağlı Araç Hasarı Nedeniyle Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ:28/10/2026

İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

K A R A R

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin maliki olduğu aracın, periyodik bakımı için teslim ettiği davalı servisin çalışanının kullanımında iken duvara sürtünmesi ile meydana gelen hasar nedeniyle değer kaybı oluştuğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 20.000,00-TL değer kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 04.03.2022 tarihli dilekçesi ile, tazminat taleplerini 75.000,00-TL'ye artırdıklarını belirterek, tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; davacıya ait aracın 06/08/2020 tarihinde davalı araç servis şirketine vale hizmeti veren firma personelinin kullanımında iken servis içinde hasarlanmış olduğu, makine mühendisi bilirkişinden alınan raporunun dosya içeriğine, toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan hükme esas alındığı, haksız eylemin TTK'nın 3. maddesi uyarınca ticari iş niteliği taşımaması nedeniyle yasal faiz işletilmesi gerektiği kanaati ile;"Davanın KABULÜ ile; 75.000,00TL değer kaybı bedelinin kaza tarihi 06/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedeni; hükmolunan tazminata ticari temerrüt faizi işletilmesi gerekirken yasal faiz işletilmesinin hatalı olduğu hususuna ilişkindir.Davalı vekilinin istinaf nedenleri; davaya konu araçtaki onarım işlemleri nedeniyle değer kaybı oluşmasının mümkün olmadığı, davacının talebinin kabul edilmesinin sebepsiz zenginleşmeye yol açtığı, davacıya müşteri memnuniyeti kapsamında ücretsiz periyodik bakım hizmeti sağlandığı, davanın kabulü halinde, söz konusu hizmetin bedelinin tazminat miktarından düşülmesi gerektiği, arızanın, müvekkili şirket tarafından onarım ile giderilmiş olmasına rağmen değer kaybına hükmedilmesinin hatalı olduğu, bilirkişi hesabının hatalı olduğu, somut veri sunulmadığı, nisbi metod doğrultusunda hesaplama yapılması gerektiği, belirlenen değer kaybının fahiş olduğu hususlarına yöneliktir.Dava, trafik kazasına bağlı araç hasarı nedeniyle değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 15.12.2021 tarihli bilirkişi raporunun, dosya kapsamına, araçta meydana gelen hasarın niteliğine uygun, açıklayıcı, denetime elverişli ve ayrıntılı olması, değer kaybının Yargıtay ilgili Dairesi ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereğince, dava konusu aracın, kaza tarihindeki hasarsız ikinci el değeri ile onarıldıktan sonraki ikinci el değeri göz önüne alınarak belirlenmiş olmasına göre davalı vekilinin bu hususlara isabet eden istinaf talebi yerinde değildir.Ancak eldeki davanın, taraflarının tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması nedeniyle ticari iş niteliğinde olduğu göz önüne alınarak, hükmolunan tazminata ticari avans faizi işletilmesi gerekirken yasal faiz işletilmesine karar verilmesi hatalı olduğu gibi, davacı tarafça, dava dilekçesinde, talep edilen tazminata kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş iken, 04.03.2022 tarihli dilekçesinde, tazminata dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinde bulunduğu ve bu hususta başkaca bir beyanının bulunmadığı göz önüne alınarak, ıslah ile artırılan kısım için talep ile bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile hükmolunan tazminatın tamamına kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi de isabetsiz olup, davacı vekilinin faizin niteliğine, davalı vekilinin ise faizin başlangıç tarihine ilişkin istinaf talepleri yerindedir.Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin yerinde görülen istinaf istemlerinin kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ne var ki Dairemizce tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK m. 353/1-b/2 hükmü gereğince, ilk derece mahkemesince hükmolunan tazminatın 20.000,00-TL'sine kaza tarihinden, 55.000,00-TL'sine dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesi suretiyle yeniden esas hakkında karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,

1/Başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının yukarıda açıklanan nedenlerle AYRI AYRI KABULÜNE,

a/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından peşin yatırıldığı anlaşılan maktu ve nispi istinaf karar harçlarının talepleri halinde yatıran tarafa iadesine,

b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,

c/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin takdiren yapan üzerinde bırakılmasına,

2/İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/288 Esas, 2022/398 Karar ve 23/05/2022 tarihli kararının kaldırılmasına (HMK.m.353/1-b/2),

a/Davanın KABULÜ ile; 75.000,00TL değer kaybı bedelinin 20.000,00-TL'sinin kaza tarihi 06/08/2020 tarihinden itibaren, 55.000,00-TL'sinin dava tarihi 18/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

b/Davacı tarafça peşin yatırılan 341,55-TL ve 940,00-TL tamamlama harcı ile davalı tarafça yatırılan 3.841,07-TL bakiye karar harcı, karar tarihi itibariyle alınması gereken 5.123,25-TL karar harcını karşıladığından yeniden karar harcı alınmasına yer olmadığına,

c/Davacı tarafça yapılan 59,30TL başvuru harcı, 341,55-TL peşin harç, 940,00-TL tamamlama harcı, 800,00-TL bilirkişi ücreti, tebligat ve posta masrafından oluşan 55,75TL olmak üzere toplam 2.196,60TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

d/Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT m. 13/1 gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

e/Arabuluculuk ücreti 1.320,00-TL'nin davalı tarafça yatırıldığı anlaşılmakla yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına,

3/Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanının ilgilisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 28/10/2026

Atıf: Diğer, E. 2022/1448, K. 2026/1743, T. 28.10.2026, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2022-1448-e-2026-1743-k-d6c8783874ab