Diğer ·
2026/117 E. 2026/203 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2026/117
- Karar No
- 2026/203
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/117 Esas KARAR NO : 2026/203
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/12/2021 KARAR TARİHİ : 08/10/2026
Mahkememizden verilen 01/02/2024 Tarih, ... Esas -... sayılı karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 04/06/2026 Tarih, ...Esas, ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmakla, mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin Türk Patent nezdinde ... sayı ile "..." markasının tesciline yönelik olarak tebliğin .... sınıfında 06.12.2021 tarihinde müracaat ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan ilk incelemenin ardından ...arihli ve ... sayılı karar ile "...başvuru numaralı "..." ibareli marka tescil başvurusunun incelenmesi sonucunda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5/1-ç maddesi kapsamında davalı şirket adına tescilli ... sayılı "..." markası ile müracaat işlemleri devam eden ... sayılı "..." markasına dayalı olarak talebin reddine karar verildiğini, davalıya Ait ... sayılı "..." markasının ... tarihinde tebliğin .... sınıfında yer alan ... sayı ile "..." markasının marka müracaatına yönelik işlemlerin 18.01.2008 tarihinde tamamlanmış olduğunu, ... sayılı "..." markasına yönelik 10.02.2017 tarihinde yenileme talebinde bulunulduğunu ve Türk Patent tarafından 13.02.2017 tarihine yenileme işleminin kabul edildiğini, davalı şirket tarafından ... sayılı "..." markasının marka sahibinden devir alındığını ancak 10 yılı aşkın süredir ciddi ve pazar oluşturacak şekilde kullanılmadığını, davalı şirket tarafından kullanılmayan bir markanın müvekkilinin marka müracaatı açısından redde gerekçe gösterilmesi karşısında davayı ikame etme zaruretinin doğduğunu beyan ederek davalı adına TPMK nezdinde tescilli ... sayılı "..." markasının tescil edilmiş olduğu tüm sınıflar yönünden kullanılmaması sebebiyle iptal şartlarının oluştuğu tarih itibariyle iptalini, "..." markasının hükümsüzlüğünü ve terkinini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının davayı açmada hukuki yararının bulunmadığını, davacı tarafın "..." ibaresi ile bir ilgisi veya .... sınıfta herhangi bir faaliyetinin de bulunmadığını, davanın öncelikle dava şartı eksikliği sebebi ile usulden reddinin gerektiğini, davacı tarafın 16/12/2021 tarihinde reddedilen marka başvurusunu gerçekleştirdiğini, müvekkilinin geçmişinin 2007 yılına dayandığını ve sektöründe tanınmış "..." markalarının üreticisi ve tescilli tek gerçek hak sahibi olduğunu, "..." tarafından sağlanan hizmetlerle markanın ortak şekilde kullanıldığını, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 01/02/2024 Tarih, ... Esas - ... sayılı kararı ile: "...davanın tümden REDDİNE..." karar verilmiş, kararın davacı tarafça istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 04/06/2026 Tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile: "...somut olayda mahkemece yalnızca kullanmama nedeniyle iptal talebi yönünden değerlendirme yapılarak davanın reddine karar verildiği, buna karşılık SMK m.5/1-c kapsamında ileri sürülen hükümsüzlük talebinin hiç tartışılmadığı ve hüküm altına alınmadığı bu haliyle kararın usul ve yasaya aykırı olduğu görülmekle, esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur..." şeklindeki gerekçe ile mahkememiz tarafından verilen karar kaldırılmış ve İstinaf kaldırma ilamı doğrultusunda eksiklikler giderilerek yargılamaya devam olunmuştur. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME Dava markanın kullanmama nedeniyle iptali ve hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin ... başvuru numaralı “..” markası için ... sınıfta yaptığı başvurunun, davalı adına tescilli ... sayılı “...” markası gerekçe gösterilerek reddedildiğini, davalı markasının 02.03.2007 başvuru ve 18.01.2008 tescil tarihli olduğunu, 10.02.2017 tarihinde yenilendiğini, ancak davalı tarafından uzun süredir ciddi ve pazar oluşturacak şekilde kullanılmadığını, markanın tescilli olduğu ... Sınıf bakımından tanımlayıcı olduğu SMK 5/1-c maddesi gereğince hükümsüz kılınması gerektiğini ileri sürerek davalı adına tescilli markanın iptalini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, müvekkilinin markasının 2007’den beri sektörde tanınmış olduğunu, markanın çeşitli şirketler aracılığıyla kullanıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. ... tescil numaralı “...” markasının .... Sınıfta davalı adına tescilli olduğu görülmektedir. Mahkememizin 06.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda; “...” ibaresinin .... sınıf hizmetler bakımından tanımlayıcı olmadığı, hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, kullanmama nedeniyle iptal açısından ise davalının 24.12.2016-24.12.2021 döneminde markayı ciddi biçimde kullanıp kullanmadığına ilişkin değerlendirmede sunulan faturaların bir kısmının dava dışı şirketler adına düzenlenmiş olduğu, bu şirketlerle davalı arasında organik bağın kabulü halinde kullanımın ispatlanabileceği belirtilmiştir. 12.12.2023 tarihli ek raporda da aynı yönde görüş korunmuştur. Tüm dosya kapsamı, yukarıda özetlenen bilirkişi raporu ve taraf delilleri birlikte değerlendirildiğinde, somut olayda markanın kullanıldığının ispat yükü davalıda olup, davalı tarafça markanın tescil edildiği sınıf/alt sınıflar için pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla temel işlevine uygun olarak, anılan ürünlerin ve hizmetlerin menşeini garanti edecek şekilde ve ciddi biçimde kullanıldığının ispatı gerektiği, dosya içerisinde mevcut faturalar, lisans sözleşmesi ile bilirkişi kök ve ek raporlarından da anlaşıldığı üzere, davalı ile "...A.Ş" (ve şirket bünyesinde yer alan ... arasında organik bağın bulunduğu, davalı tarafça sunulan faturalar ve dosya içerisindeki belgelerle birlikte içinde mali bilirkişinin de yer aldığı bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporla marka tescil tarihinden dava tarihine kadar markanın pazar payı oluşturacak kadar ciddi ve etkin şekilde kullanıldığı hususunun davalı tarafça ispat olunduğu ve 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinde düzenlenen şartların oluşmadığı kanaatine varılmış, markanın hükümsüzlüğü talebi yönünden ise, her ne kadar davacı, "...." ibaresinin tanımlayıcı ve genel anlam ifade ettiğinden bahisle davalı markasının hükümsüz kılınmasını talep etmiş ise de, ... tescil no.lu marka tesciline konu edilen “...” ibaresinin tescil kapsamında yer alan ... Sınıftaki “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Restoran, cafe- bar hizmetleri.” bakımından işaret ile hizmet arasında doğrudan ve spesifik bir ilişkinin bulunmadığı, ... ibaresinin sözlük anlamının tescil kapsamındaki restoran ve yiyecek-içecek sunma hizmetinin cinsini,niteliğini veya başka bir özelliğini doğrudan göstermediği, tüketici nezdinde ... ibaresinin davalı tarafından sunulan restorancılık hizmetleri bakımından hizmetin bir özelliğini veya kompozisyonunu doğrudan doğruya ve derhal düşündürmeyeceği, bu ilişkinin tüketicinin algısında ekstra bir irdeleme ya da analize gerek olmadan doğrudan kurulabilmesinin mümkün olmadığı kanaatine varılarak SMK 5/1-b-c-d'de belirtilen şartların oluşmadığı anlaşılmış,davanın tümden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın tümden REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 59,30 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 672,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden: iptal talebi yönünden A.A.Ü.T'ye göre tespit olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden: hükümsüzlük talebi yönünden A.A.Ü.T'ye göre tespit olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/10/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır