Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/232 E. 2026/1786 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/232
- Karar No
- 2026/1786
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/232
KARAR NO : 2026/1786
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: (KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/11/2022
NUMARASI : 2022/295 Esas - 2022/786 Karar
DAVA: Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2026
Taraflar arasındaki Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığını, davalı borçlu müşteri ile bankanın Genel Kredi Sözleşmesi ve Taşıt Rehin Sözleşmesi imzaladığını, imzalanan sözleşme kapsamında çeşitli krediler kullandırıldığını, borcun ödenmemesi üzerine ihtarname keşide edildiğini, ihtarnamenin sözleşme adresine gönderildiğini, yine ödeme yapılmadığından takibe geçildiğini ancak takibe itiraz edildiğini, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, iddia ederek itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafına yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kredi kartından kaynaklı alacak ve KMH hesabından kaynaklı alacakların rehnin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibinde yer almasının Kanuna aykırı olduğunu, araç kredisi için ödeme emrinde yer alan rakamın faiz dâhil olarak hesaplandığını, faize faiz işletildiğini, Türk Borçlar Kanunu'nun 88, 120 ve 6101 Sayılı Kanun'un 1'nci maddelerine aykırı olduğunu, faiz oranının % 18'i aşamayacağını, % 5 gider vergisinin alınması hususunda Kanun'da yasal dayanağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "... Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişiden alınan rapor içeriğine göre; davalı ile davacı banka arasında genel kredi sözleşmesi ve taşıt rehni sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşme kapsamında çeşitli kredilerin kullandırıldığı, davacı banka tarafından kullandırılan kredilerin davalı tarafından ödenmediği, hesap kat edilerek davalıya ihtarname tebliğ işleminin yapıldığı, ödeme gerçekleşmemesi üzerine takip başlatıldığı, davacı bankanın bakiye alacağının denetime elverişli bilirkişi raporu ile toplam 267.136,70 TL olarak tespit edildiği, alacağın likit ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığı, icra inkar tazminatı talebinin de yerinde olduğu kanaatiyle davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı alacaklı tarafın, rehin sözleşmesinden kaynaklı olarak T.C. İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına yaptıkları itirazı davasına konu ettiğini, başka takip dosyasının bulunup bulunmadığının belirlenemediği, başka bir icra takip dosyası var ise her iki dosyanın birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, davaya konu takipte yer alan, 91-7971690 nolu ticari krediden kaynaklanan (rehinli kredi) 251.219,90 TL tutarındaki alacak kaleminin de kanuna aykırı olarak düzenlendiğini, ne bilirkişi raporunda ne de gerekçeli kararda itiraz ettikleri "%5 tutarındaki gider vergisi" kaleminin değerlendirilmediğini, davacı taraf bu %5 tutarındaki gider vergisini tahsil etme yetkisine sahip olmadığı gibi böyle bir alacak kaleminin ne sözleşmeden ne de kanundan kaynaklandığını, faize ilişkin olarak yapmış oldukları itirazların da mahkemenin gerekçeli kararında, "6098 sayılı TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki faizle ilgili sınırlama tacirlerin ticari işleri hakkında uygulanmaz" şeklindeki ifade ile reddedildiğini, oysa Türk Borçlar Kanunu genel kanun olup tüm borç ilişkilerine uygulanacak hükümler içerdiğini, kaldı ki 88 ve 120. maddelerin gerekçesinde de bu hususun kamu düzenine ilişkin olduğunun belirtildiğini, huzurdaki davaya, rehinden kaynaklı kredi borcunun yanı sıra davalının kredi kartı borcunun da konu edildiğini, 5464 sayılı Kanun'un 26.maddesinde kredi kartı borçları ile ilgili özel bir faiz düzenlenmesi bulunduğunu, somut olayda bilirkişi tarafından incelenen mahkemece de aynen hüküm altına alınan ... A nolu kredi kartından kaynaklanan 8.393,24 TL tutarındaki alacak hesaplanır iken 5464 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca faize hükmedilmesi gerekirken bu hususun incelenmeden hesaplama yapıldığını, açıklanan nedenlerle eksik incelemeye dayalı mahkeme kararının kaldırılarak yeniden yargılama için dosyanın mahkemeye iadesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesi ve taşıt rehni sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde,aynı alacak nedeniyle başka bir icra takibi yapılmasının araştırılması gerekip gerekmediği, rehinli krediden kaynaklanan alacak kaleminde faize faiz işletilip işletilmediği, %5 tutarındaki gider vergisinin tahsil edilip edilmeyeceği, Türk Borçlar Kanunundaki faizle ilgili sınırlamanın uygulanması gerekip gerekmediği, kredi kartına ilişkin alacak hesaplanır iken 5464 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca faize hükmedilmesi gerekip gerekmediği noktalarındadır.
Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı hakkında, İstanbul Anadolu 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, tahsilde mükerrerlik olmamak kaydıyla "taşıt rehin sözleşmesi ve ihtarname ve eki hesap özeti " sebebine dayalı olarak kredi kartından kaynaklanan asıl alacak 8.476,77 TL, ticari krediden kaynaklanan asıl alacak 251.219,90 TL, tek hesaptan kaynaklanan alacak 1.089,82 TL, 6.442,15 TL işlemiş faiz, 279,09 TL BSMV olmak üzere toplam 267.507,73 TL alacağın tahsili istemiyle 30.07.2021 tarihinde taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.
Dosya kapsamından davacı banka ile davalı arasında 04.12.2020 tarihinde genel kredi sözleşmesi, taşıt rehni sözleşmesi ve 03.12.2020 tarihinde kredi kartı sözleşmesi imzalanmış olup, bu sözleşmelere istinaden davalıya kredi kartı, ek hesap (KMH) kredisi, 36 ay vadeli, aylık % 1,69 (yıllık % 20,28) sabit faiz oranlı 240.000 TL araç alımı için rehin konmak suretiyle aylık taksit ödemeli kredi kullandırıldığı , Kartal 28.Noterliğinin 02.07.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile hesabın kat edildiği, kat ihtarında taksitli ticari kredi için 252.896,15 TL, ek hesap (KMH) için 1.081,51 TL, kredi kartı için 9.222,20 TL'nin ödenmesinin ihtar edildiği, kat ihtarının davalıya tebliğ edilemediği, taşıt rehni sözleşmesine göre rehin veren davalının , davacı banka ile akdettiği kredi sözleşmelerine istinaden lehine açılan krediler nedeniyle doğan tüm borçların teminatını teşkil etmek üzere taşıtı rehnettiği, rehin sözleşmesinin 10.2.maddesine göre rehin sözleşmesinin, kredi sözleşmelerinin ayrılmaz bir parçası ve onun tamamlayıcısı olup , Rehin Sözleşmesi'nde hüküm bulunmayan hallerde, ilgili kredi sözleşmesi hükümlerinin uygulanacağının yazılı olduğu, rehine konu ... plakalı aracın davalı adına tescilli olduğu anlaşılmaktadır.
Dava konusu takip, 04.12.2020 tarihli taşıt rehin sözleşmesi ile ihtar ve hesap özetine dayalı olarak başlatılmıştır. Takibin ekinde davacı ile davalı banka arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesi de bulunmakta olup, takibin taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsilinden kaynaklandığı açıktır. Bu alacağın tahsili için tahsilde tekerrür olmamak üzere rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılmıştır. Davacı bankanın, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ve takip tarihi itibariyle muaccel olmuş alacağının bulunması halinde, bu alacağın tahsili amacıyla birden fazla belge ile tahsilde tekerrür olmamak üzere takip başlatması mümkündür. Eldeki davanın taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine vaki itirazın iptali davası olması sebebiyle aynı alacak kalemlerinin ilamsız takibe konu edilmesi bu dosyada değerlendirilmesi gereken bir husus değildir .
Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunda, davalının ticari krediye ilişkin ilk 2 taksiti ödediği, bundan sonra ödeme yapmadığı, kredi bakiyesinin 230.482,51 TL'ye düştüğü, faize esas tutarın 231.321,51 TL olduğu, kredi sözleşmesindeki yıllık %20,28 akdi faiz oranına göre temerrüt tarihine kadar işlemiş akdi faiz tutarının 18.949,32 TL, BSMV 947, 46 TL olduğu, temerrüt tarihine kadar işlemiş temerrüt faizi tutarı ile birlikte takip tarihi itibariyle asıl alacağın 253.265,03 TL olduğu, takip talebinde ise 251.219,90 TL talep edildiği, genel kredi sözleşmesinde tespit edilmiş en yüksek kredi faiz oranının % 50 fazlası olarak hesaplanacak faiz oranı denmesi nedeniyle kredi kartı faiz oranı % 27,36 olmasına bağlı olarak temerrüt faiz oranı % 41,04 olsa da davacı bankanın daha düşük faiz oranı belirtmesi nedeniyle temerrüt faiz oranının % 40 olarak esas alındığı, kredili mevduat hesabı ile ilgili olarak davalının 31.03.2021 tarihi itibarı ile borcunun 999,44 TL ve bu dönem sonu itibarı ile faiz tutarının da 19,30 TL olduğu, temerrüt tarihine kadar tahakkuk eden faiz ve BSMV tutarları ile birlikte asıl alacak tutarının 1.085,66 TL olarak hesaplandığı, faiz oranlarının TCMB duyurularında belirtilen faiz oranlarını geçmediği belirlendiğinden ilgili faiz oranlarının uygulandığı, işlemiş faiz tutarının 18,98 TL, BSMV'nin 0,95 TL olduğu, takip talebinde ise asıl alacağın 1.089,82 TL, işlemiş faiz tutarının 9,90 TL, BSMV'nin 0,50 TL olduğu, kredi kartı ile ilgili olarak davalının en son 09.03.2021 tarihinde ödeme yaptığı, asıl alacak tutarının 8.393,24 TL olduğu, faiz oranlarının TCMB duyurularında belirtilen faiz oranlarını geçmediği belirlendiğinden ilgili faiz oranlarının uygulandığı, işlemiş faiz tutarının 678,26 TL, BSMV'nin 33,92 TL olduğu, takip talebinde ise asıl alacağın 8.476,77 TL, işlemiş faiz tutarının 961,60 TL, BSMV'nin 5,06 TL olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda taksitli ticari kredi yönünden takip talebinde asıl alacak olarak 251.219,90 TL talep edilmiştir. Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 21.09.2004 tarih 2004/488 - 8998 Esas ve Karar sayılı kararında belirtildiği üzere kredinin kat edildiği tarih itibariyle alacağın ulaştığı miktar belirlenip, bu miktara kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz ve faizin gider vergisi hesaplanıp, kapitalize edilerek temerrüt tarihindeki asıl alacağın bulunması ve bu alacağa takip tarihine kadar temerrüt faizi ve faizin gider vergisi işletilerek takip tarihindeki toplam alacak miktarının bulunması gerekli olup, eldeki davada davacının takip talebinde işlemiş faiz ayrı bir kalem olarak talep etmiş olmasına göre mahkemece 231.321,51 TL üzerinden temerrüt tarihine kadar taraflar arasında belirlenen yıllık %20,28 akdi faiz ve taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin Fon ve Vergi başlıklı 2. maddesinde BSMV'nin tahsil edileceği ve rehin sözleşmesinin 10.2.maddesinde yer alan rehin sözleşmesinin, kredi sözleşmelerinin ayrılmaz bir parçası olduğuna ilişkin hükümler uyarınca %5 BSMV uygulanması suretiyle takip talebi ile bağlı kalınarak 251.219,90 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı banka ile davalı arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin tarafları ve niteliği itibari ile uygulanması gereken özel hüküm niteliğindeki Türk Ticaret Kanunu'nun 8/1. maddesi kapsamında ticari işlerde faiz oranı serbestçe kararlaştırılabileceğinden Türk Borçlar Kanunu'nun 88/2. ve 120/2. Maddelerinde yer alan akdi ve temerrüt faizi ile ilgili sınırlamaların somut olayda uygulanması söz konusu değildir. Bu nedenle davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Diğer yandan karar tarihinde yürürlükte bulunan Mevduat ve Kredi Faiz Oranları Ve Katılma Hesapları Kâr Ve Zarara Katılma Oranları Hakkında 2020/3 sayılı Tebliğin 4/1. Maddesinin ikinci fıkrada kredili mevduat hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranlarının 23.2.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 26. maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenen azami oranları geçemeyeceği düzenlenmiştir.
Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kredi kartı ve kredili mevduat hesabı bakımından TCMB'nin yayınladığı tebliğ hükümleri nazara alınarak temerrüt tarihi olan 07.07.2021 tarihinde yıllık akdi faiz oranının %23,76 (aylık %1,98), takip tarihinde yıllık temerrüt faiz oranının %27,36 (aylık %2,28) oranında olduğu tespit edilmiş olup, bilirkişi raporunda bu oranların esas alındığı görülmekle denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunun hükme esas alınarak mahkemece yazalı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik olmayıp, davalı vekilinin kredi kartına ilişkin faiz oranlarına dair istinaf sebebi yerinde görülmemiştir
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 4.562,02 TL harcın, alınması gerekli olan 18.248,11 TL harçtan mahsubu ile bakiye 13.686,09 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 01/10/2026