Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2026/4903 E. 2026/4122 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/4903
- Karar No
- 2026/4122
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi TARİHLERİ : 01.08.2024-01.08.2024 (Ek Karar)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı İlk Derece Mahkemesince verilen kararın temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Somut olayda, davacının ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, Milas İcra Hukuk Mahkemesinin 11.07.2023 tarih ve 2023/170 E.-2023/188 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, davacı tarafından, talebin reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğu, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 24.11.2023 tarih ve 2023/2204 E.-2023/2828 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddedildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 29.02.2024 tarih ve 2024/1089 E.-2024/1922 K. nolu kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği, bozma kararımız üzerine Milas İcra Hukuk Mahkemesinin 01.08.2024 tarih ve 2024/95 E.-2024/183 K. sayılı kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, işbu karara karşı davacı tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine İlk Derece Mahkemesince ek kararla temyiz talebinin de süre yönünden reddine karar verildiği, bu kez son kararın temyiz konusu yapıldığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 373/4. “Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.” hükmünü içermektedir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 364/2. maddesine göre, Bölge Adliye Mahkemesinin hukuk dairelerince verilen kararına karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir; temyiz yoluna başvurma ve incelemesi, Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre yapılır. İcra ve İflas Kanununun 18. maddesi gereğince de icra mahkemesine arz edilen hususlar ivedi işlerden sayılır. 6100 sayılı HMK’nın 103/1-h maddesi gereğince kanunlarda ivedi olduğu belirtilen veya taraflardan birinin talebi üzerine, mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işler adli tatilde görülecek dava ve işlerdendir. Dolayısıyla bu tür dava ve işlerde; sürenin bitmesi adli tatile rastlarsa, süre, adli tatil içindeki bu son günün tatil saatinde biter; bu sürenin adli tatilin bitiminden itibaren bir hafta daha uzatılmış sayılmasına imkan yoktur. Somut olayda, bozma kararımız doğrultusunda verilen İlk Derece Mahkemesi kararı temyiz edene 06.08.2024 tarihinde tebliğ edildiği halde, temyiz dilekçesi belirli süre geçirildikten sonra 29.08.2024 tarihinde verilip kaydettirilmiştir. Davacı vekilinin temyiz yoluna başvurusu süresinde olmadığından, İİK'nın 364/2. maddesi ve 6100 Sayılı HMK'nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinin temyiz talebinin reddi kararı doğru olup, İlk Derece Mahkemesi kararının onanması gerekmiştir. SONUÇ : Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun İlk Derece Mahkemesi kararının, İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 732,00 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.