Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2023 E. 2026/5037 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2023
Karar No
2026/5037
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2287 E., 2025/3155 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 24. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/8 E., 2025/218 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre hükmedilen ve temyize konu edilen toplam miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 26.07.2019-02.05.2020 tarihleri arasında davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ (... Şirketi) Kuveyt işyerinde aylık 1.500,00 USD karşılığında çalıştığını, 05.05.2020 tarihinde hiçbir yasal hakları ödenmeden Türkiye'ye gönderildiğini, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini, çalıştığı süre boyunca haftanın 7 günü 07.00-21.00 saatleri arasında çalıştığını, dinî bayramların 1. günü dışında ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık izin kullandırılmadığını, Kuveyt mevzuatına göre ödenmesi gereken yaklaşık 700,00 USD toz parası/yıpranma primi ve Kurban bayramı ve Ramazan ayı boyunca ödenmesi gereken sosyal yardımların ödenmediğini ileri sürerek ihbar tazminatı, fazla çalışma ile hafta tatili, genel tatil ücreti ve ulusal bayram ücreti, dinî bayramlar sosyal yardımı, toz parası/yıpranma tazminatı ve Ramazan ayı sosyal yardımı alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dışı ... İnşaat ... adlı Şirkette çalıştığını, davalı ... Şirketi ile anılan Şirket arasında organik bir bağ olmadığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığa Kuveyt hukukunun uygulanması gerektiği, davacının iş sözleşmesinin devamsızlık yapması nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini, fazla çalışma yapması, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışması hâlinde ücretinin ödendiğini, toz parası/yıpranma primi ödendiğine dair Kuveyt mevzuatında hüküm bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrası feshin haksız olduğuna kanaat getirilerek alacaklar değerlendirilmiş, bilirkişi raporlarında mevcut tespitler ayrıca dosyadaki ispat hususu değerlendirilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde Kuveyt hukukunun uygulanması yönündeki Mahkeme değerlendirmesinin yerinde olduğu, davacının çalıştığı projenin Kuveyt Havalimanı inşaatı işi olduğu ve işverenin ... İnşaat ... olarak gösterilmiş ise de bu Şirketin davalı Şirket ile arasında organik bağ bulunduğu hususunun kesinleştiği, emsal kararlarda aynı işte çalışan işçilerle ilgili salgın döneminde iş sözleşmelerinin toplu bir şekilde davalı tarafça feshedildiğinin kabul edildiği dikkate alındığında davalının feshe dair ispat külfetini yerine getiremediği,davacı tanıklarının anlatımları, davacının yaptığı işin niteliği karşısında mahkemenin çalışma gün ve saatlerine dair kabulünün dosya kapsamına uygun olduğu, belirlenen alacakların ödendiğinin davalı tarafça ispat edilemediği hususlarının Dairenin kaldırma kararı ile kesinleşmiş olduğu, her ne kadar davacı tarafça, dinî bayramlar sosyal yardımı, toz parası, yıpranma tazminatı, Ramazan ayı sosyal yardım alacağı talebinde bulunulmuş ise de, İlk Derece Mahkemesince, evvelce davacının iddia ettiği bu alacakların ödendiğine dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığı, Kuveyt iş kanununda bu yönde bir düzenleme mevcut olmadığı, davacının söz konusu alacakların ödendiğini ispat edemediği gerekçesiyle sözü edilen taleplerin reddine karar verildiği ve davacının sözü edilen ret kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmadığı, bu hâli ile, kaldırma kararı içeriğine, mahkemece kararın gereğinin yerine getirilmesine, ilk ve son karara karşı istinaf kanun yoluna başvuranın sıfatına, önceki ve sonraki istinaf sebeplerine, oluşan usuli kazanılmış haklara ve kamu düzenine ilişkin nedenlere göre mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık olmadığı gerekçeleriyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Kuveyt hukukuna göre ödenmesi gereken sosyal yardımların kabulü gerektiğini, b. Alacakların USD kuru üzerinden hesaplanarak hüküm altına alınması talep edildiği hâlde Mahkemece bu yönde hüküm kurulmamasının hatalı olduğunu, c. Excel formatında hazırlanmış hiçbir imza ve kaşe içermeyen belgeye dayanarak yapılan mahsubun hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; dava konusu alacakların ispatı ve hesaplanması noktasındadır. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; A. Davalı Temyizi Yönünden Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı tarafa iadesine, B. Davacı Temyizi Yönünden Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/2023, K. 2026/5037, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-2023-e-2026-5037-k-1b1a3d77ecd3