Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2164 E. 2026/5075 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2164
- Karar No
- 2026/5075
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2792 E., 2025/3022 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 15. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/377 E., 2025/345 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının uzun yıllar boyunca davalı ... Başkanlığının (Belediye) hizmet alımı kapsamında yürüttüğü işlerde farklı yüklenici şirketler bünyesinde çalıştırıldığını, iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle sona erdiğini, davacıya kıdem tazminatı olarak kısmi ödeme yapıldığını ancak yapılan ödemenin geç ve eksik olduğunu, kıdem tazminatı hesabında geçmiş dönem çalışmaların dikkate alınmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, kıdem tazminatı işlemiş faizi ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... (... Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i, kesin hüküm, derdestlik, görev, yetki, husumet, taraf sıfatı, dava şartı yokluğu ve ehliyet itirazlarının olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; işçilik alacaklarından sorumluluğun davalı Şirkete ait olduğunu, Belediye ile davacı arasında hukuki veya organik bağ bulunmadığını, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını ve davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işverenler nezdinde 21.03.2007-09.08.2024 tarihleri arasında çalıştığı, en son aylık ücretinin brüt 27.200,00 TL olduğu, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu, davacının kıdem tazminatı alacağına hak kazandığı ve davacıya bir miktar kıdem tazminatı ödendiği, davacının yıllık ücretli izin alacağına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin sona ermesine bağlı işçilik alacaklarında zamanaşımı başlangıcının kural olarak fesih tarihi olduğu, somut olayda davanın fesih tarihinden kısa süre sonra açıldığı anlaşılmakla zamanaşımı def'inin yerinde görülmediği, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunduğu yönündeki Mahkeme kabulünün dosya kapsamıyla uyumlu olduğu, kıdem tazminatı hesabının yasal tavan esas alınarak yapıldığı, kısmi ödeme bulunduğu sabit olmakla fark alacakların hesaplandığı, bir kısım yıllık izinlerin kullandırıldığı veya bedelinin ödendiğine dair işveren tarafından dosyaya kesin ve açık nitelikte belge sunulmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; a. Alacakların zamanaşımına uğradığını, b. Davacının kıdem tazminatı talebinin reddi gerektiğini, c. Davacının yıllık izin ücretine ilişkin talebinin haksız olduğunu, d. Husumet itirazları bulunduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili Şirket borcuna karşılık olarak davacının hak ettiği tazminatlarınını ödenmiş olup bu nedenle borcun sona erdiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; husumet ve dava konusu alacakların ispatına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden ...'ne yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.