Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2569 E. 2026/5092 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2569
- Karar No
- 2026/5092
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1403 E., 2025/2617 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/180 E., 2025/118 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı ... (... AŞ) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre; davada hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktarın, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin asıl işveren ... AŞ'nin alt işveren bünyesinde posta dağıtım görevlisi olarak çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız feshedildiğini iddia ederek kısmi dava yoluyla kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin, belirsiz alacak davası yoluyla fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve asgari geçim indirimi alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacı ile aralarında iş ilişkisi bulunmadığını, davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, davacının dağıtım ihalesini kazan yeni firma ile sözleşme imzalamayacağını beyan ederek işten ayrıldığını, davacı hakkında devamsızlık tutanağı düzenlendiğini, kıdem ve ihbar tazminatı hakkı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... (... AŞ) vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) bildirilen çıkış kodundan anlaşılacağı üzere davacının kıdem tazminatına hak kazanmadığını, davacının ödenmeyen fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil alacağı olmadığını, yıllık ücretli izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 01.10.2013-10.08.2020 tarihleri arasında çalıştığı, SGK kayıtlarına göre davacının, davalı ... AŞ'den ihale süresinin bitmesi nedeni ile 31.07.2020 tarihinde çıkış işleminin yapıldığı ve ara vermeksizin 01.08.2020 tarihinde ihaleyi yeni kazanan şirkete girişinin yapıldığı, davacının 12.08.2020 tarihinde yeni şirket ile sözleşme imzalamayacağını söyleyerek işten ayrıldığına dair 14.08.2020 tarihli işten ayrılma tutanağının tanzim edildiği ve 13.08.20 20... .08.2020 tarihlerinde devamsızlık tutanakları tutulduğu, tanıkların tutanak içeriklerini doğruladığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığı, fazla çalışma, hafta tatili ile resmî tatil çalışması yapılmasına karşın ücretlerinin ödenmediğine yönelik iddiaların ispatlanamadığı, asgari geçim indirimine ilişkin alacağın belirsiz alacak olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, davacının yıllık ücretli izin alacağının ise hüküm altına alındığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... AŞ vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ve davalı ... AŞ vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. İş sözleşmesinin işyeri devri nedeniyle sonlandığını, feshin haksız olduğunu, b. İhaleyi yeni alan firmanın çalışma koşullarını ağırlaştırdığını, esaslı değişiklik olgusunun araştırılmamasının hatalı olduğunu, c. Asgari geçim indirimi alacağı bakımından usulden ret kararı verilmesinin yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, d. Bilirkişi raporu ile asgari geçim indirimi alacağının hesaplandığını, feshin haklı olarak kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı ... AŞ vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; iş sözleşmesinin son bulması nedeniyle davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı ile asgari geçim indirimi alacağı bakımından davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunup bulunmadığına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dairemizin belirsiz alacak davalarında sürpriz karar yasağına ilişkin ilkesi 14.09.2020 tarihli ve 2016/26476 Esas, 2020/7547 Karar sayılı; 31.05.2022 tarihli ve 2022/5909 Esas, 2022/6892 Karar sayılı; 09.02.2022 tarihli ve 2022/829 Esas, 2022/1542 Karar sayılı kararlarında açıklanmıştır. Buna göre Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 07.07.2020 tarihli ve 173 sayılı kararı ile; aynı uyuşmazlıkların temyiz incelemesini yapmakla görevli Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin kapatılması ve tüm işlerinin Dairemize devredilmesi üzerine, belirsiz alacak davası ile ilgili yeniden yapılan değerlendirmeler sonucunda belirlenen yeni ilkelerin hemen uygulamaya konulması, Dairenin önceki görüşüne güvenerek dava açanlar yönünden hukuki güvenlik, hukuki belirlilik, hukuki öngörülebilirlik ve sürpriz karar yasağı ilkelerinin ihlaline yol açacaktır. Bu sebeple, benimsenen yeni görüşün Yargıtay Kararları Dergisi ya da başkaca yollarla duyurulmasından itibaren makul bir süre sonra uygulamaya konulması, Dairenin görüşüne güvenilerek açılan davalarda ise, önceki uygulamaya devam edilmesi uygun görülmüştür. Somut uyuşmazlıkta, asgari geçim indirimi alacağına ilişkin dava belirsiz alacak davası türünde açılmıştır. Talep edilen asgari geçim indirimi alacağı belirsiz alacak davası olarak açılması mümkün olmayıp bu alacak kalemi yönünden davanın usulden reddi gerekmekteyse de Dairemiz tarafından daha önce bu tür davalarda, davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmemiştir. Bu hâlde davacının bu güveni boşa çıkarılmamalı; dava tarihi itibarıyla iki Dairenin birleşmesinden önceki Daire uygulaması gereğince davanın belirsiz alacak davası şeklinde açabileceği kabul edilmelidir. Aksi takdirde hukuki belirlilik, hukuki öngörülebilirlik ve sürpriz karar yasağı ilkelerinin ihlaline yol açılmış olur. Yukarıda açıklanan ilke ve esaslar dikkate alınmadan asgari geçim indirimi alacağına ilişkin davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı Temyizi Yönünden Davalı ... AŞ vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, B. Davacı Temyizi Yönünden 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.