Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2245 E. 2026/4988 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2245
Karar No
2026/4988
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/457 E., 2025/1762 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/355 E., 2025/5 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... İnş. ve Tesisat AŞ (... Şirketi) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Ağustos 2017-2019 tarihleri arasında davalılar bünyesinde yurt dışı şantiyesinde soğuk demir ustası olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalılar tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, davacının haftalık yasal çalışma süresinin üzerinde fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmasına devam ettiğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili Şirket arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, uygulanması gereken hukukun Katar hukuku olduğunu, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... İnş. Tur. San. ve Tic. AŞ (... Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; yaptıkları incelemeye göre davacının 02.09.2017-03.07.2019 tarihleri arasında Katar'da kurulan dava dışı ... ... isimli Şirkette çalıştığının anlaşıldığını, ilgili Şirket ile müvekkili Şirketin farklı tüzel kişiliklere sahip olduğunu, taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini, dava dışı ilgili Şirket ile yapılan görüşmeler sonucunda davacının ödenmeyen hak ve alacağının bulunmadığının anlaşıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında imzalanan yurt dışı iş sözleşmesinde uygulanacak hukukun Katar hukuku olarak seçildiğinin anlaşıldığı, Katar İş Kanunu'nda zamanaşımının bir yıl olarak düzenlendiğinin anlaşıldığı, davacının iş sözleşmesinin 2019 yılında sona erdiği, davanın ise 15.05.2023 tarihinde açıldığı dikkate alındığında bir yıllık sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa Mahkemesi hâkiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davalı ... Şirketi tarafından uygulanacak hukuka ilişkin itiraz bulunmadığını, b. Uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; taraflarına vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, uygulanması gereken hukuk, zamanaşımı ve vekâlet ücretine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile davalı ... Şirketi vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/2245, K. 2026/4988, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-2245-e-2026-4988-k-38d361022143