Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16130 E. 2026/10838 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/16130
Karar No
2026/10838
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/216 Esas, 2025/161 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde özetle; ... kızı ... mirasçıları olan davacıların, dava konusu İzmir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 56... parsel sayılı taşınmazın hissedarları olduğunu, söz konusu taşınmaza fiilen el atıldığını, halihazırda ... Havalimanı sınırları içinde kaldığını, usulüne uygun bir kamulaştırma yapılmadığını, bu nedenle kamulaştırmasız el atılan taşınmaz için şimdilik 12.000,00 TL tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza el atılmadığını, dava konusu taşınmaz için takdir edilen kamulaştırma bedelinin ... Bankası ... Şubesine 31.12.1982 tarihli dekont ile aktarıldığını, kamulaştırma işlemlerinin usulüne uygun olarak tamamlandığını, ..., ... ve ...’ın kamulaştırma işlemlerine muvafakat ettiklerine dair dilekçelerinin dikkate alınması gerektiğini, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, taşınmazın el atma tarihindeki nitelikleri esas alınarak değerinin belirlenmesi gerektiğini, taşınmazın tapu kaydında yer alan 4034 m² Hazine fazlalığı düşülerek kalan alanın bedeline hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 03.03.2020 tarihli ve 2016/216 Esas, 2020/81 Karar sayılı kararı ile taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 09.03.2022 tarihli ve 2020/1203 Esas, 2022/809 Karar sayılı kararı ile davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin 09.03.2022 tarihli ve 2020/1203 Esas, 2022/809 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın ... Meydanı inşaatı nedeniyle Bayındırlık Bakanlığınca İzmir ili İdare Heyetinin 19.08.1982 tarihli ve 1132 sayılı Menafii Umumiye kararına istinaden kamulaştırılmasına karar verildiği, 1935 yılında vefat eden davacılar murisi ... kızı ...’ye kamulaştırma evrakının usulüne uygun tebliğ edilmediği, muris ... adına kayıtlı ¼ payın İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/28 Esas, 1988/90 Karar sayılı ilamı ile 2942 sayılı Kanun’un 17 nci maddesi uyarınca iptaline ve Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği ve 04.04.1988 tarihinde kesinleşmesi üzerine tapuda Hazine adına tescil edildiği, kıymet takdir komisyonunca ... kızı ...'nin 1/4 payı için belirlenen (44.957 lira) bedelin davacılara ödendiğine dair herhangi bir belge de ibraz edilemediğinden mahkemece davanın esasına girilmesi doğru ise de 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7201 sayılı Kanun'un 6 ncı ve 7 nci maddesi ve 09.06.2021 tarihinde kabul edilerek 19.06.2021 tarihli ve 31516 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7327 sayılı Kanun'un 20... nci maddeleri ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 3 ile Geçici 15 inci maddesi ve Geçici 17 nci maddesi hükümlerine uygun rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, Bölge Adliye Mahkemesinin kararı kaldırılarak bozmanın niteliğine göre sair yönler incelenmeksizin İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen ek davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; ilk kararla hükmedilen 12.000,00 TL asıl alacak ile ferileri yönünden icra takibi başlatılarak İcra Müdürlüğü hesabına ödeme yapıldığı hâlde, ödenmiş olan bu kalemler hakkında tekrar hüküm kurulmasının hatalı olduğunu ve mükerrer ödemeye sebebiyet vereceğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, Hazine fazlalığı hesaba katılmadan bedelin hesaplandığını, müvekkili idare harçtan muaf olduğu hâlde, aleyhe harca hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı idare vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Davalı idare harçtan muaf olduğu hâlde, aleyhine harca hükmedilmesi doğru değildir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; a) Asıl davada harca ilişkin (2) numaralı bendi hükümden çıkartılarak yerine “Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafça yatırılan harçların davacıya iadesine,” cümlesinin yazılması,

b) Asıl davada yargılama giderine ilişkin (4) numaralı bendinde yer alan “29,20-TL Peşin/nisbi Harcı, 204,93-TL Islah Harcı” ibaresinin hükümden çıkartılması ve aynı bentte yer alan “toplam 6.954,98TL” ibaresi hükümden çıkartılarak yerine “toplam 6.720,85 TL” ibaresinin yazılması,

c) Birleştirilen davada harca ilişkin (2) numaralı bendi hükümden çıkartılarak yerine “Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafça yatırılan harçların davacıya iadesine,” cümlesinin yazılması,

d) Birleştirilen davada yargılama giderine ilişkin (4) numaralı bendinde yer alan “80,70-TL Peşin/nisbi Harcı,” ibaresinin hükümden çıkartılması ve aynı bentte yer alan “toplam 389,40TL” ibaresi hükümden çıkartılarak yerine “toplam 308,70 TL” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/16130, K. 2026/10838, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-16130-e-2026-10838-k-d30d268b15dd