Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/5090 E. 2026/10841 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/5090
Karar No
2026/10841
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/536 Esas, 2025/51 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/411 Esas, 2023/614 Karar

Taraflar arasındaki taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptalinden kaynaklanan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl ve birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçelerinde özetle; davacının maliki olduğu Yalova ili, ..., ... köyü 1 21... parsel sayılı taşınmazın orman alanında kaldığından bahisle tapu iptali ve tescil istemiyle açılan davada, Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/355 Esas, 2018/418 Karar sayılı kararı ile tapusu iptal edilerek orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğini, işbu kararın 18.03.2019 tarihinde kesinleştiğini, davacının mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek uğradığı zararın tazminini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporlarının denetime elverişli olmadığını, saman gelirinin düşük olarak hesaplandığını, istinaf kaldırma kararı üzerine alınan bilirkişi raporunda olağanüstü farklılık olduğunun tespitine yönelik herhangi bir bilimsel açıklama yapılmaksızın doğrudan ortalama verimin düşürülmesi yoluna gidilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölge dikkate alındığında ortalama verimin daha yüksek olacağını, istinaf kaldırma kararı öncesi alınan raporda 91,63 TL/m² iken gerekçesi açıklanmadan hükme esas alınan raporda 73,42 TL/m² belirlendiğini, objektif değer artış oranının düşük olduğunu, belirlenen bedelin düşük olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, kapitalizasyon faiz oranının ve objektif değer artış oranının hatalı belirlendiğini, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, asıl ve birleştirilen dosyalar için ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; karara esas alınan bilirkişi raporunun arazi vasfındaki taşınmaza ikinci sınıf arazi olduğu olduğu tespit edilerek zirai gelir metoduna göre değer biçilip taşınmazın sınıfına uygun kapitalizasyon faiz oranı ile belirlenen bedel yerinde görüldüğünden taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın asıl ve birleştirilen dava yönünden bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın asıl ve birleştirilen dava yönünden bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; dava konusu taşınmazın 1971 yılında yapılan tapulama çalışması ile davacılar murisi Abdulkadir Soysal adına tespit ve tescil edildiği, taşınmazın tamamının orman alanında kaldığına yönelik tapu kaydının beyanlar hanesine 12.04.1991 tarihinde bu yönde şerh konulduğu, akabinde taşınmazın orman alanında kaldığından bahisle Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan dava sonucunda, Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/355 Esas, 2018/418 Karar sayılı kararı ile tapu kaydının iptaline ve orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın 18.03.2019 tarihinde kesinleştiği, eldeki asıl davanın 22.05.2019 tarihinde, birleştirilen davanın ise 12.08.2020 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı anlaşılmaktadır.

3. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesinde ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsili ile değerlendirme tarihi tapu iptal ve tescil davasının kesinleşme tarihi olduğundan 18.03.2019 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/5090, K. 2026/10841, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-5090-e-2026-10841-k-6eeea8efaa3b