Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/3242 E. 2026/12478 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3242
Karar No
2026/12478
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/123 Esas, 2025/223 Karar DAVA TARİHİ : 03.01.2022 KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Uşak ili, ..., ... köyü 5 parsel sayılı 12.999,95 m² yüz ölçümlü taşınmazı dava dışı üçüncü kişiden satış yoluyla edindiğini, anılan taşınmazın 1978 yılında tapulamasının yapıldığını, taşınmazın 6.279,72 m²lik kısmının orman arazisi vasfında olduğunu, söz konusu alanın 2 31... parseldeki kayıtla mükerrer kayıt oluşturduğunu, müvekkiline ait 5 parseldeki 6.279,72 m²lik payın iptal edilerek orman arazisi olan bu alanın Maliye Hazinesi adına kayıtlı olan 2 31... parsel ile tevhidine, mümkün olmaz ise yeni bir parsel numarası verilerek Hazine adına tescil talebi ile dava açıldığını, ilk olarak Orman Genel Müdürlüğü tarafından Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/645 Esas, 2016/560 Karar sayılı 06.10.2016 tarihli kararı ile orman arazisi olduğu gerekçesiyle iptal edilen tapu kaydının daha sonra davalı Maliye Hazinesinin aynı sebeplerle Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/332 Esas, 2020/435 karar sayılı 24.09.2020 tarihli kararı ile tapu kaydının iptaline ve Maliye Hazine adına tesciline hükmedildiğini, Mahkemenin kararının kesinleştiğini, müvekkilinin tapusuna güvenerek satış yoluyla edindiği taşınmazın 6.279,72 m²lik kısmının orman arazisi olduğu gerekçesiyle elinden çıktığını belirterek oluşan zararın davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya ait 5 numaralı parselin tapu kaydının 6.269,72 m²sinin orman niteliğinde olması nedeniyle iptaline dair Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/645 Esas, 2016/560 Karar sayılı kararının istinaf incelemesinden geçerek 2016 yılında kesinleştiğini, böylece zararın öğrenildiği tarihin 2016 yılı olduğunun kabulü ile kanunda öngörülen 2 yıllık zamanaşımının gerçekleştiğinin anlaşıldığını, bu nedenle esasa girilmeden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın belirsiz alacak/tazminat davası olarak açılmasının doğru olmadığını, dava konusunun belirlenmesinin mümkün olabileceğini, Uşak 1. ve 2. Asliye Hukuk Mahkemelerinin kesinleşmiş dosyalarının incelenmesinden de anlaşılacağı gibi davacıya ait 5 parsel sayılı taşınmazın 6.269,72 m²sinin memleket haritası ve kesinleşmiş orman tahdine göre orman niteliğinde olduğunu, hukuka ve kanuna aykırı, yersiz ve hukuksal dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddini, öncelikle zamanaşımı yönünden davanın usulen reddini, esasa girildiği takdirde davanın esas yönünden reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 02.02.2021 tarihli ve 2020/30 Esas, 2021/29 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 11.06.2024 tarihli ve 2023/2667 Esas, 2024/1967 Karar sayılı kararıyla taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 11.06.2024 tarihli ve 2023/2667 Esas, 2024/1967 Karar sayılı sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava 4271 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereği tazminat davası olduğundan davanın niteliği gereği arta kalan kısım da değer azalışına hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın arsa niteliğinde olduğunu, değerlendirmenin buna göre yapılması gerektiğini, taşınmazın tarla vasfında olduğu yönündeki tespit ve değerlendirmeleri kabul etmemekle birlikte, taşınmazın güncel değerinin belirlenmesi için belirlenen kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artışı ile ilgili oranların düşük olduğunu, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay İçtihatlarında da sık sık vurgulandığı üzere, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince zarara uğrayan hak sahibinin gerçek ve güncel zararının karşılanması için taşınmazın güncel gerçek değerinin belirlenmesi ve bedelinin malike ödenmesi gerektiğini, bu durumun mülkiyet hakkı ve ölçülülük ilkesinin gereği olduğunu, kamulaştırma hükümlerine göre yapılan değerlendirmenin çoğu zaman taşınmazın gerçek değerini yansıtmaktan çok uzak kaldığını, denkleştirme ve gerçek karşılığa ulaşabilmek için, objektif değer artışı oranının önemli olduğunu, taşınmaza takdir edilen bedelin çok düşük olduğunu, objektif değer artış oranının en az %300 olması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; tapu iptali davası sonucunda mülkiyet değişiminin gerçekleştiğini, dava konusu olayda sicilin tutulması sırasında oluşan bir hatadan söz edilemeyeceğini, bir an için zararın doğduğu kabul edilse bile bu zararın taşınmaz satın alınırken ödenen bedel kadar olduğunu, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. 20.06.2026 tarihli ve 33286 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 11.06.2026 tarihli ve 7584 sayılı Kanun ile 6831 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 22'de özetle; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş orman kadastrosuna göre kısmen veya tamamen "Devlet Ormanı" olarak sınırlandırılan taşınmazlardan, bu maddenin 2. ve 3. fıkrası kapsamında kalan taşınmazlar hakkında bu maddenin 5. fıkrasının (a) bendi uyarınca; "...Taraflarca vazgeçilen tapu iptali ve tescil, orman şerhinin kaldırılması ve bu madde kapsamındaki taşınmazların tapusunun iptali sebebiyle açılmış tazminat davaları da dahil olmak üzere derdest olan davaların konusuz kalmasına ve yargılama giderlerinin taraflar üzerine bırakılmasına karar verilir ve taraflar lehine vekâlet ücretine hükmedilmez." hükmü getirilmekle mahkeme kararından sonra yürürlüğe giren yasal değişiklik gereğince inceleme ve işlem yapılması gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile bozmanın niteliği gözetilerek şimdilik sair hususlar incelenmeksizin temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 08.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/3242, K. 2026/12478, T. 08.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-3242-e-2026-12478-k-b5ff5b3ba237