Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1243 E. 2026/10825 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1243
Karar No
2026/10825
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1772 Esas, 2025/2632 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/202 Esas, 2025/84 Karar

Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın dahili davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı Hazine yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesine başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi ...'in 14.08.1986 tarihli noterden düzenleme şeklindeki taşınmaz satış vaadi sözleşmesiyle ... ve ... isimli şahıslardan satın aldığı İstanbul ili, ..., ... 839, 840, 8 41... parsel (eski 236 parsel) sayılı taşınmazların orman alanında kaldığından bahisle tapu iptali ve tescil istemiyle açılan dava sonucunda tapuları iptal edilerek orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğini, davacıların uğradığı zararın tazmini gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin davalı Hazineden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

2. Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına hükmen tesciline karar verildiğini, ormanların özel mülkiyete konu edilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davalı Hazineye husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar vermiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın dahili davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davalı Hazine yönünden kısmen kabulü ile belirlenen tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Hazineden tahsili ile davacılara hisseleri oranında ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların ... Kadastro Mahkemesinin 13.04.2005 tarihli ve 1991/14 Esas, 2005/4 Karar sayılı, 18.11.2009 tarihli ve 2008/5 Esas, 2009/14 Karar sayılı ve 01.12.2010 tarihli ve 2010/23 Esas, 2010/17 Karar sayılı kesinleşmiş kararları ile orman vasfı ile Hazine adına tescil edildiğini, dava konusu taşınmazların orman sınırları içinde kaldığına dair şerhin bulunduğunu, davacının taşınmazları edindiği tarihte bu şerhin mevcudiyetinden haberdar olduğunu ve taşınmazları bu şekilde bilerek satın aldığını, davacıların iyiniyetli olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, ıslah talebinin de zamanaşımına uğradığını, zaman aşımı süresinin dolmuş olduğundan davanın ve ıslah talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazların Orman vasfında olması nedeniyle arsa olarak değerlendirilemeyeceğini, arsa olarak yapılan değerlendirmede de düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmadığını, bu nedenle tespit edilen bedelin çok fahiş olduğunu verilen hükmün usul ve kanuna aykırı olduğunu, kaldırma kararında belirtilen eksikliklerin giderilmeden hazırlanan raporun karara dayanak yapılmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu yerlere yakın aynı mevkide ve dava tarihine en yakın tarihteki özel amacı olmayan satışların emsal alınması gerektiğini, bu nedenle de verilen hükmün usul ve kanuna aykırı olduğunu, Maliye Hazinesi aleyhine nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesinin de usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara net ürün gelirine göre değer biçilmesinde yöntem olarak bir isabetsizlik bulunmadığı istinafa gelenin sıfatı ve sonuç bedel nazara alındığında uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Davaya konu ... köyü 236 parsel sayılı 147.640 m² yüzölçümündeki taşınmazın tarla ve çalılık niteliği ile 33, 34... numaralı vergi kaydı uygulanarak ... ve... adlarına tespit edildiği, Orman Yönetimi ve Hazinenin taraf olmadığı gerçek kişiler arasında görülen dava sonucu Tapulama Mahkemesinin 1966/189 Esas, 1968/2 Karar sayılı kararı ile ... ve ... adlarına tescile karar verilip daha sonra 1985 yılında yapılan satış sonucu 1/2 pay oranı ile ... ve ... adlarına tescil edildiği, Orman Yönetiminin 20.06.1988 tarihinde taşınmazın orman sayılan yer olduğundan tapu kaydının iptali isteği ile dava açtığı, anılan davalar ile 234 sayılı parsel hakkında ... ve arkadaşları tarafından 14.10.1985 tarihinde açılan orman tahdidine itiraz davasının birleştirildiği, yargılama sırasında 1992 yılında yörede 2924 sayılı Kanuna göre kadastro çalışması yapıldığı, 234 parsel sayılı taşınmazın 834, 835, 836, 8 37... sayılı parsellere, 236 sayılı parselin ise 839, 840, 8 41... parsellere ifraz gördüğü, ... Kadastro Mahkemesinin 13.04.2005 tarihli ve 1991/14-4 sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne, 234 sayılı parselden ifrazen gelen 837 parsel sayılı 46237 m² yüzölçümlü taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına, 836 parsel sayılı 5430 m² yüzölçümlü taşınmazın 2/B madde alanı olduğundan Hazine adına, 834 parsel sayılı 2755 m² ve 835 parsel sayılı 12936 m² yüzölçümündeki taşınmazların eşit paylarla ... ve ... adlarına tesciline, 236 sayılı parselden ifrazen gelen 842 parsel sayılı 56656 m² yüzölçümündeki taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına, 841 parsel sayılı 13856 m² yüzölçümündeki taşınmazın 2/B madde alanı olduğundan Hazine adına, 838 parsel sayılı 66998 m², 839 parsel sayılı 1268 m² ve 840 parsel sayılı 8890 m² yüzölçümündeki taşınmazların da yine eşit paylarla ... ve ... adlarına tesciline karar verildiği, Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 26.12.2007 tarihli ve 2007/11529 Esas, 16984 Karar sayılı ilâmıyla 8 36... sayılı parsellerle ilgili hükmün orman niteliğiyle Hazine adına tescil edilmek üzere düzelterek onandığı, 834, 835, 838, 8 39... sayılı parseller yönünden bozulduğu, davalıların karar düzeltme taleplerinin ise 02.07.2008 tarihinde reddedilerek 836, 8 41... parseller yönünden hükmün kesinleştiği, bozma üzerine yapılan yargılama sonucu ... Kadastro Mahkemesinin 18.11.2009 tarihli ve 2008/5 Esas, 14 Karar sayılı ilâmıyla 834, 835, 838, 8 39... sayılı parsellerin orman niteliğiyle Hazine adına tesciline; 836, 837, 8 41... sayılı parsellerin orman niteliğiyle Hazine adına tesciline ilişkin önceki karar kesinleşmekle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği, hükmün katılan .... ve ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 31.03.2010 tarihli ve 2010/3130 Esas, 4283 Karar sayılı ilâmıyla 834, 835, 8 39... sayılı parseller yönünden onandığı, 838 sayılı parsel yönünden bozulduğu, tarafların karar düzeltme taleplerinin ise 05.10.2010 tarihinde reddedilerek 834, 835, 8 39... sayılı parseller yönünden hükmün kesinleştiği, ikinci bozma kararı üzere yapılan yargılama sonucunda ... Kadastro Mahkemesinin 02.03.2011 tarihli ve 2010/23 Esas, 17 Karar sayılı kararıyla 838 parsel sayılı taşınmazın katılanlar ... ve .... adlarına 1/2’şer pay ile tapuya tescillerine karar verildiği, hükmün Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 02.03.2011 tarihli ve 2011/2273 Esas, 2011/ 2043 Karar sayılı ilâmıyla onandığı anlaşılmıştır.

3.Tapu kaydı mahkeme kararı ile iptal edilen arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza gelir metodu esas alınıp, konumuna ve özelliklerine uygun oranlarda kapitalizasyon faizi ve objektif değer artışı uygulanarak değer biçilmesinde ve isabetsizlik görülmemiştir.

4. Dava konusu taşınmazın belirlenen gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi doğrudur.

5.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/1243, K. 2026/10825, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-1243-e-2026-10825-k-8e918d02efdc