Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2342 E. 2026/12479 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2342
- Karar No
- 2026/12479
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1654 Esas, 2025/1137 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/186 Esas, 2024/39 Karar
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın Orman Genel Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı Hazine yönünden esastan reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkillerinin, Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... mevkii 3 67... parsel sayılı taşınmazın hissedarı olduklarını, taşınmazın orman vasfında olduğundan hareketle tapu kaydına orman sınırları içine alınıp şerh konulduğunu, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/20 Esas, 2017/185 Karar sayılı dosyası ile müvekkilleri aleyhine tapu iptali ve tescili davası açıldığını ve bu davanın sonuçlanıp dava konusu yerin orman sınırları içine alınıp tapu kaydının hükümsüz hale geldiğini ileri sürerek oluşan zararın Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usulden ve esastan reddini istemiştir. 2. Davalı ... Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 4785 sayılı Kanun hükümlerine göre Devletleştirilen ormanlardan olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar 4785 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinde "Devletleştirilen ormanların sahiplerinin bu kanunun yürürlüğe girmesinden başlayarak 1 yıl içinde mülk edinme belgeleri ve vergi kayıtları birlikte ve iş ilgilileri arasında ihtilaflı durumda ise mahkemede incelenmekte olduğuna dair alacakları belgeleriyle ormanların bağlı bulundukları ...İşletmesi Müdürlüğü'ne veya o yerin mülkiye üstüne başvurmak zorundadır. Bir yıl içinde bu ödevi yerine getirmeyenler Devletleştirilen ormanın karşılığını alma hakkını kaybeder." hükmü yer alsa da iş bu davanın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesine göre 10 yıllık zamanaşımına göre değerlendirilmesi gerektiğini, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/20 Esas, 2017/185 Karar sayılı kararının 2017 yılında kesinleşmiş olup iş bu davalarının 29.09.2023 tarihinde açıldığından ve müvekkillerinin mülkiyet hakkının kısıtlanmasının bu tarihten itibaren başladığından, zamanaşımı süresinin halihazırda geçmediğini, yerel mahkemece bu husus göz önünde bulundurulmadan karar verildiğini, Hazinenin dava konusu taşınmaza orman vasfı ile ilgili sınırlandırmayı bidayette tapu kaydına yazdırmadığı için sorumlu olduğunu, zira Hazinenin davacı adına tapu düzenledikten bir müddet sonra taşınmazın orman niteliğinde olduğunu iddia ederek tapuyu iptal ile hükümsüz hale getirdiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların 09.12.1940 tarih, 16 sıra no, 81 cilt ve 5 sayfa numaralı kök tapu kaydına dayandığı, 09.12.1940 tarih, 16 sıra no, 81 cilt ve 5 sayfa numaralı tapu kaydının dava konusu taşınmaz ile dava dışı 33... parselleri bir bütün olarak kapsadığının ... Asliye Mahkemesinin kesinleşen 2016/20 Esas sayılı dosyasından anlaşıldığı, dayanak kök tapu kaydına istinaden davacıların murisleri adına tapunun ilk oluşumunun ise 06.09.1977 tarihinde kesinleşen tapulama tutanağıyla gerçekleştiği, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen 2016/20 Esas sayılı dosyasından dava konusu taşınmazın 4785 sayılı Kanun'a göre devletleşen ormanlardan olduğunun anlaşıldığı, bu halde 1940 tarihli kök tapu kaydının devamı niteliğinde olan sonraki tarihli tapu kaydının da hukukî değerini yitirdiği, bu nitelikteki tapu kaydına dayalı olarak tazminat istenemeyeceğinden Hazine yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, diğer davalı ... idaresinin ise kayıt maliki olmaması sebebiyle tazminat talebi yönünden açılan davada taraf ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından bu davalı yönünden verilen kararda da bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. 20.06.2026 tarihli ve 33286 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 11.06.2026 tarihli ve 7584 sayılı Kanun ile 6831 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 22'de özetle; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş orman kadastrosuna göre kısmen veya tamamen "Devlet Ormanı" olarak sınırlandırılan taşınmazlardan, bu maddenin 2. ve 3. fıkrası kapsamında kalan taşınmazlar hakkında bu maddenin 5. fıkrasının (a) bendi uyarınca; "...Taraflarca vazgeçilen tapu iptali ve tescil, orman şerhinin kaldırılması ve bu madde kapsamındaki taşınmazların tapusunun iptali sebebiyle açılmış tazminat davaları da dahil olmak üzere derdest olan davaların konusuz kalmasına ve yargılama giderlerinin taraflar üzerine bırakılmasına karar verilir ve taraflar lehine vekâlet ücretine hükmedilmez." hükmü getirilmekle mahkeme kararından sonra yürürlüğe giren yasal değişiklik uyarınca inceleme ve işlem yapılması gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının sair hususlar incelemeksizin BOZULMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.