Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12147 E. 2026/8387 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/12147
Karar No
2026/8387
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1963 Esas, 2025/1156 Karar KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... 3 25... parsel sayılı ve 3 25... parsel sayılı taşınmazların bir kısımlarının kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan kısımların yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; değişik iş dosyasında yapılan keşfi ve belirlenen bedeli kabul etmediklerini, taşınmazların gerçek bedelinin tespit edilmesi gerektiğini, arta kalan kısımlarında kamulaştırılmasını, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davacı idare yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal seçiminin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın metrekare değerinin ve bedelinin yüksek hesaplandığını, davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük belirlendiğini, belirlenen bedelin davalının gerçek zararını karşılamadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal seçiminin hatalı olduğunu, kamulaştırmadan arta kalan kısımlarda değer kaybına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, yapılardaki yıpranma payının yüksek hesaplandığını, yapıların değerinin düşük hesaplandığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazların zeminine 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapılara ise aynı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde ve buna göre uygun bir kamulaştırma bedeli tespitinde isabetsizlik bulunmadığı, kamulaştırmadan arta kalan kısmın yüzölçümü, geometrik şekli ve kullanım durumuna göre arta kalan kısımda değer düşüklüğü bulunmadığının kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesi'nin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücreti hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal seçiminin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın metrekare değerinin ve bedelinin yüksek hesaplandığını, mahkemece kamulaştırma bedeline faiz işletilmesine yönelik kararın hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda taraflarınca sunulan emsallerin değerlendirilmediğini, kamulaştırma bedeline kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin uygulanması gerektiği hususlarını ilave ederek istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi yerindedir. 3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 4. Kamulaştırma bedeline, Anayasa'nın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerektiği gibi tespit edilen bedelin ilk karar tarihi itibarı ile ödenmesine karar verildiği gözetilerek ilk karar tarihine kadar faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinde yar alan "18.735,68‬ TL kamulaştırma bedeli farkına davanın açıldığı 24/03/2017 tarihini takip eden 4. ayın bitimi olan 25.07.2017 tarihi ile karar tarihi olan 13.07.2022 tarihi arasında yasal faiz uygulanmasına " kısmının hükümden çıkarılarak yerine "dava tarihi olan 24.03.2017 tarihinden, ilk karar tarihi olan 03.04.2018 tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/12147, K. 2026/8387, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-12147-e-2026-8387-k-a6a80c33d802