Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/18082 E. 2026/8395 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/18082
- Karar No
- 2026/8395
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3018 Esas, 2025/3575 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
Taraflar arasındaki dava konusu taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi sebebiyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 59... parsel sayılı arsa niteliğinde taşınmazı ... ve ... isimli şahıslardan ... Tapu sicil müdürlüğünün 08.02.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı işlemi ile 500.000,00 TL bedel karşılığında satın aldığını ve tapuya tescil ettirerek dava konusu taşınmazın maliki olduğunu, ancak taşınmazın sahiplerinin taşınmazı satmaya niyetlerinin olmadığını öğrendiklerinde satışın sahte evrak ve kimliklerle yapıldığı, kendisinin dolandırıldığı şüphesinin oluşması üzerine ... ilçe Emniyet Müdürlüğüne ve ... Cumhuriyet Savcılığına müracaatta bulunulduğunu, müvekkili aleyhine ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 201/45 Esas sayılı dava dosyası ile Tapu dairesinde resmî bir biçimde bedelini ödemek sureti ile satın almış bulunduğu taşınmazla ilgili olarak sahtecilik hukuksal nedenine dayalı tapu iptal davası açıldığını, tapu dairesinde resmî bir biçimde yapılan satış işlemi sebebiyle müvekkilin mağdur edildiğini ve dolandırıldığını, fazlaya ilişkin her türlü hak, talep ve ıslah hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulü ile birlikte tapuya ... ilkesi doğrultusunda müvekkilin uğramış olduğu gerçek zararının tapu dairesinde ödediği bedel ve harçlar da dikkate alınarak tapu iptal kararının kesinleşmesi tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili karar verilmesi istenmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili idarenin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğunu gerektiren bir hususun olmadığını, durumun davacının kendi kusuruna dayandığını, Tapu Müdürlüğünce tutulan hatalı bir kayıt olmadığını, söz konusu sahte nüfus cüzdanlarının kullanılması nedeniyle meydana gelen zarardan hazinenin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, tazminat bedelinin yüksek belirlendiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmazın değerinin tespiti için emsal karşılaştırması yapılması, taşınmazın metrekare birim fiyatının tespiti ve tazminat açısından faize hükmedilmesinin doğru olduğu, ancak mevcut davanın açıldığı tarihte henüz tapunun iptal kararının kesinleşmediği dikkate alındığında, zararın dava tarihi itibarıyla belirlenmesinin gerektiği, Yargıtayın son içtihatlarında da zararın, dava tarihi itibarıyla hesaplanması gerektiğinin belirtildiği, bu nedenle dava tarihi itibarıyla belirlenen 1.132.162,44 TL tazminat yerine tapu iptal ve tescil kararının kesinleştiği tarih esas alınarak belirlenen 5.285.047,32 TL tazminata hükmedilmiş olmasının hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1 .Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın hatalı olduğunu, ... Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/45 Esas sayılı dosyanın kesinleşme tarihi olan 23.01.2023 tarihi esas alınarak tazminatın belirlenmesi gerektiğini, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesinden doğan Devletin sorumluluğunun bir tehlike sorumluluğu olduğunu, dava konusu taşınmazın bedelinin düşük belirlendiğini, zararın meydana geldiği tarihin eski malikin (dolandırılan) aleyhinde verilen iptal kararının kesinleştiği tarih olduğunu ve bu tarihteki gerçek ve güncel müspet zararın tazminat olarak belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2.Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.