Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/278 E. 2026/10813 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/278
Karar No
2026/10813
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/592 Esas, 2025/2193 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Bursa 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/202 Esas, 2024/23 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve manevi tazminat davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Bursa ili, ..., ... Mahallesi 23 65... parsel sayılı taşınmazda malik olduğunu, taşınmazın ... Belediyesinin1/1000 ölçekli ... Toplu Konut Alanı Uygulama İmar Planında "Belediye Hizmet Alanı" olarak ayrıldığını, kamulaştırma işlemi yapılmadan taşınmaza hukuken el atıldığını, müvekkilinin mülkiyet hakkının ihlal edildiğini beyan ederek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL kamulaştırmasız el atma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, müvekkilinin manevi zararlarının karşılanması için 35.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atma nedeniyle manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine yönelik karar ile Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı nitelikte olduğu dikkate alındığında manevi tazminat talebinin reddine yönelik hükmün kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, tazminat talebinin kabul edilmesi karşısında maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir.

2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli ... Toplu Konut Alanı Uygulama İmar Planında "Belediye Hizmet Alanında" alanında kaldığını, fiilen el atılmadığını, mülkiyet hakkındaki kısıtlamanın kaynağını bir idari işlemden aldığını, davaya idari yargının bakması gerektiğini, görev dava şartı olduğundan dolayı davanın reddi gerektiğini, emsalin hatalı alındığını, özel amacı olmayan emsal satışına göre satış değerinin esas alınması gerektiğini, emsalin hatalı olduğunu, metrekare fiyatının fahiş olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu Bursa ili, ..., ... Mahallesi 23 65... parsel sayılı taşınmazın arsa niteliğinde olduğu kabul edilerek emsal karşılaştırılması yoluyla değerinin tespit edilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, manevi tazminat ile kamulaştırmasız el atma sebebiyle tazminat talepleri birbirinden bağımsız talepler olmakla kümülatif dava yığılması yani objektif dava birleşmesi söz konusu olduğundan reddedilen manevi tazminat bedeli üzerinden ayrıca davalı idare lehine vekâlet ücreti takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin bu yöndeki itirazı yerinde görülmediğini belirtilerek taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiş, ayrıca imar uyugulamasının iptal olduğunu, dava konusu taşınmazın kamusal alandan çıktığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

1. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgu Uygulaması ve UYAP sisteminde bulunan Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) kayıtları üzerinden Dairemizce edinilen bilgiye göre dava konusu taşınmazın yargılama devam ederken 03.10.2023 tarihinde imar uygulamasına tabi tutulması sonucu tapu kaydının kapatılıp başka parsellere şuyulandırıldığı anlaşılmıştır.

3. Bu durumda, Mahkemece en son imar uygulamasına ait şuyulandırma cetvellerinin ilgili Belediyeden istendikten, dava konusu taşınmazın imar uygulaması sonucu gittiği yeni tapu kayıtlarının ilgili Tapu Müdürlüğünden getirtildikten, imar uygulaması sonucu yeni oluşan parsellerin imar planındaki özgülenme amacının da ilgili Belediye Başkanlığından sorulduktan, şuyulandırma öncesi ve sonrası çaplı krokilerin ise ilgili Kadastro Müdürlüğünden getirtildikten sonra mahallinde yeniden keşif yapılarak imar uygulaması sonucu oluşan yeni parsellerin tapu kaydı zemine uygulanıp yeni oluşan parsellere davalı idarece fiilen el atılıp atılmadığı, fiilen el atılmasa bile dava konusu taşınmazın imar planındaki konumu, kamuya tahsisli alan olarak ayrılıp ayrılmadığının, kamuya özgülenme durumunun devam edip etmediğinin tespiti için bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/278, K. 2026/10813, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-278-e-2026-10813-k-2eaa0f0b9a42