Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1950 E. 2026/10822 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1950
- Karar No
- 2026/10822
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1960 Esas, 2025/1716 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılarak üzerine pilon dikilip enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Hatay ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 22 18... parsel (eski 1549 parsel) sayılı taşınmazlara kamulaştırma yapılmaksızın enerji nakil hattı geçirilmek ve pilon dikilmek suretiyle fiilen el atıldığını belirterek pilon yeri ve irtifak hakkı karşılığının davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu Hatay ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... numaralı parselden 154 kV ... TM- ... TM - ... TM Enerji İletim Hattının geçtiğini, hattın Kesin Kabul Tutanağının 14.03.1967 yılında yapıldığını, öncelikle davanın reddine karar verilmesini, davanın reddine karar verilmeyecek ise dava konusu taşınmazın el atma tarihindeki vasfının tespit edilerek, kamulaştırma bedelinin tespit edilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 29.01.2019 tarihli ve 2016/646 Esas, 2019/54 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 17.06.2021 tarihli ve 2019/1251 Esas, 2021/827 Karar sayılı kararı ile davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 17.06.2021 tarihli ve 2019/1251 Esas, 2021/827 Karar sayılı kararına süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davacı tarafından, davalı idareye, davaya konu taşınmazla ilgili uzlaşma talebi içeren 10.02.2010 kayıt tarihli dilekçe ile uzlaşma talebinde bulunulduğu; ancak bu dilekçeye karşı idare tarafından olumlu, olumsuz bir cevap verilmediği böylelikle zımnen reddedildiği anlaşılmakla, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2022 tarihli ve 2022/1967 Esas, 2022/2723 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2022 tarihli ve 2022/1967 Esas, 2022/2723 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; ... Belediye Başkanlığının 01.12.2016 tarihli yazısı ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün Parsel Sorgulama Uygulama sitesinden edinilen bilgiler göz önünde bulundurulduğunda dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmaza arazi niteliği ile değer biçildiğinden, alınan rapor geçersiz olduğundan yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, dava konusu taşınmaza 04.11.1983 tarihinden önce el atıldığı anlaşıldığından bu gerekçe ile maktu harca hükmedilmesi gerekirken 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16.11.2022 tarihli ve 7421 Sayılı Vergi Usul Kanunu ile bazı Kanun'larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrasına göre harca karar verilmesi, kabule göre de Bölge Adliye Mahkemesinin İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırarak düzelterek veya yeniden esas hakkında hüküm vermesi ve bu hükmün de Yargıtay tarafından bozulması ile İlk Derece Mahkemesi kararı hayatiyetini kaybetmiş olduğundan Dairemizin ilamına uygun Bölge Adliye Mahkemesince uyulan bozma kararı doğrultusunda uyuşmazlığı sona erdirecek, infaza elverişli hüküm kurulması gerekirken, hayatiyetini kaybetmiş İlk Derece Mahkemesi kararı ile ilgili istinaf incelemesi yapılarak istinaf başvurusunun kabulüne dair karar verilmesi hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
D. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; uyulan bozma ilâmı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davanın kısmen kabulü ile toplam 872.248,51 TL tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacılara payları oranında ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen bedele yasal faiz uygulanmasının yerinde olmadığını, kamulaştırma bedelinden ağaç enkaz bedellerinin mahsup edilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dava konusu taşınmaza 04.11.1983 tarihinden önce el atıldığı anlaşıldığından Geçici 6 ncı madde uyarınca maktu harca hükmedilmesi gerekirken 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16.11.2022 tarihli ve 7421 Sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanun'larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasına göre maktu harca karar verilmesi doğru değil ise de sonucu itibarıyla doğru olduğundan eleştirilmekle yetinilmiştir.
3. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmış olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararın ONANMASINA,
Davacılar ... vd.'den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.