Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/17041 E. 2026/8388 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/17041
- Karar No
- 2026/8388
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1182 Esas, 2025/1940 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davalarının ayrı ayrı kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi 451, 5 07... parsel sayılı taşınmazlara davalı idare tarafından ... ... çevreleyen sedde inşaa ederek, gölün doğal genişliğini ve su seviyesini değiştirmek suretiyle taşınmazların, tamamen sular altında kalmasına neden olunarak el atıldığını, taşınmazların kullanılamaz hale geldiğini, bu nedenlerle kamulaştırılmasız el atma tazminatının işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 451, 5 07... parsel sayılı taşınmazlara davalı idare tarafından el atıldığını, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/21 Esas sayılı dosyasında İlk Derece Mahkemesince 692.647,00 TL üzerinden verilen kabul kararı sonrası tarafların kararı istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kararın kaldırılmasına karar verildiği, dosyanın yeniden 2023/499 Esasına kaydının yapıldığı, yeniden alınan bilirkişi raporunda el atma bedelinin 890.550,00 TL olarak belirlendiği, bu nedenle ek dava açtıklarını ve dosyanın mahkemenin 2023/499 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, 197.910,00 TL kamulaştırmasız el atmadan kaynaklı tazminatın ilk dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP 1.Asıl davada davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlara müvekkili idare tarafından el atılmadığını, iddia olunan eylemin haksız el atma olarak nitelendirilemeyeceğini, dava konusu taşınmazın gölün doğal yapısı nedeniyle sular altında kaldığını, ... ...'nün doğal bir göl olması sebebiyle göldeki su seviyesi tamamen mevsimlere bağlı olarak yağışa göre yükselip düştüğünü, gölün su seviyesi yağışlı dönemlerde yükseldiği için gölün su yüzey alanı genişleyerek etrafındaki tarım arazilerini etkilediğini, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleştirilen davada davalı idare vekili cevap sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının asıl ve birleştirilen davaların ayrı ayrı kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davalarda davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Asıl ve birleştirilen davada davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlara taşkın seddesi yapılmasaydı bile gölün tabii su seviyesinin yükselmesiyle taşınmazların su altında kalacağını, dava konusu taşınmazın su altında kalmasının sebebinin ... ...'nün doğal yapısından kaynaklandığını, dava konusu taşınmazların yılın büyük bir kısmının su altında olduğunu, sınırlı tarım yapılabildiğini, bu nedenle ortalama verimden hesaplama yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda münavebeye alınan ürünlerin getirisi en yüksek olan ürünler olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, kapital faiz oranının hatalı olarak uygulandığını, %30 orandaki objektif unsur artışının hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların tapu kaydı incelendiğinde her üç taşınmazın da kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı 30.11.2022 tarihli beyan ile belirtme işlemi yapıldığının tespit edildiği, taşınmazların kesinleşmiş kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı, somut uyuşmazlığın mülkiyeti davacıya ait taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olduğundan davanın açıklanan niteliğine göre davalı ... Genel Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı nitelendirme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle ve davanın açıldığı tarih itibarıyla dava konusu taşınmazın beyanlar hanesinde şerhin bulunmadığı, bu haliyle davalının hakkında dava açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek davacı aleyhine yargılama giderine ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği belirtilerek davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilmesine karar verilerek davanın ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların davanın açıldığı tarih itibarıyla tapu kaydında kıyı kenar şerhi bulunmadığını, her davanın açıldığı dava tarihi itibarıyla değerlendirmeye alınması gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazlara komşu parseller hakkında davalı idare aleyhine açılan kamulaştırmasız el koyma tazminatı davalarında yerel mahkemece, davalı idare tarafından son el atma tarihinin 2010 olması sebebiyle ve el atma olgusun dava tarihi itibarıyla devam etmesi nedeniyle başvuru şartı aranmayarak taraflarına nispi vekâlet ücretine hükmedildiğini, yerel mahkemenin kabul kararlarının Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesi incelemesinden geçerek onandığını, tarafları lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Asıl ve birleştirilen davalarda davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Asıl ve birleştirilen davada davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, asıl ve birleştirilen davada davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.