Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/12939 E. 2026/10828 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/12939
- Karar No
- 2026/10828
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2665 Esas, 2025/810 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve davalılar ... vd. vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Asıl davada davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Adana ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 69... parsel sayılı taşınmazın tapu maliki ... mirasçıları yönünden kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
2. Birleştirilen Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/471 Esas sayılı davada davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Adana ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 69... parsel sayılı taşınmazın tapu maliki ... mirasçıları yönünden kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
3. Birleştirilen Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/74 Esas sayılı davada davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Adana ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 69... parsel ve 46 parsel sayılı taşınmazların tapu maliki ... yönünden kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.07.2018 tarihli ve 2017/435 Esas, 2018/836 Karar sayılı kararı ile birleştirilen Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/74 Esas sayılı dosyasında açılan dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, asıl dava ve birleştirilen 2017/471 Esas sayılı dosyasında açılan davanın, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ... ..., ... ve ... yönünden konusuz kaldığından bu davalılara ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, asıl dava ve birleştirilen 2017/471 Esas sayılı dosyasında açılan davanın, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar ... vd. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 15.05.2023 tarihli ve 2019/873 Esas, 2021/185 Karar sayılı kararı ile davadan sonra davaya konu kamulaştırma işleminin dayanağı olan ... Belediye Encümeninin 16.03.2015 tarihli ve 419 Karar sayılı kararının Adana 3. İdare Mahkemesinin 2018/346 Esas, 2019/126 Karar sayılı kararı ile iptal edildiği, iş bu kararın da Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nin 2019/1113 Esas, 2020/391 Karar sayılı kararı ile kesinleştiği anlaşılmakla, taraf vekillerinin diğer istinaf taleplerinin reddi ile davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; iptal kararı aynı taşınmazın dava açmayan maliklerini bağlamayacağı gibi ret kararına gerekçe olarak gösterilen iptal kararı dava konusu taşınmaza ilişkin olmayıp aynı kamulaştırma kapsamında dava dışı 52... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olduğundan, işin esasına girilerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/74 Esas sayılı dosyasında açılan dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, asıl ve birleştirilen 2017/471 Esas sayılı dosyasında açılan davanın davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ... ..., ... ve ... yönünden konusuz kaldığından bu davalılara ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, asıl dava ile birleştirilen 2017/471 Esas sayılı dosyasında açılan davanın davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; her ne kadar davalılar ..., ..., ... ve ... açısından davanın kabulüne karar verilmiş ise de adı geçenlerin dava konusu 69... parsel yönünden müvekkili idare ile uzlaştıkları gözetilerek 46 parsel yönünden adı geçenler hakkındaki davanın konusuz kaldığını ve karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerektiğini, belirlenen bedelin yüksek olduğunu, faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, fark bedelin hatalı yazıldığını, müvekkili idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece son alınan 26.11.2024 tarihli rapor uyarınca karar verilmesi gerekirken 20.11.2023 tarihli raporun esas alınmasının hatalı olduğunu, müvekkillerinden ... payına düşen kamulaştırma bedeline hükümde yer verilmediğini, ...'ın davalı ... 'dan gelen payı dışında müstakil payının da olduğu gözetilerek toplam kamulaştırma bedelinin 588.947,73 TL olarak tespiti gerektiğini, müvekkili ...'ın ... 'dan olan hissesi dışında taşınmazda 1/2 pay sahibi olduğunu ve sadece bu payına düşen bedelin 330.550,40 TL olduğunun gözetilmediğini, taşınmaz fiyatlarındaki artış nedeniyle müvekkillerinin tespit edilen kamulaştırma bedeli ile benzer nitelikte bir taşınmaz sahibi olamadıklarını, takdir edilen faizlerin de gerçek bedeli ödemediğini, bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunmayan idarenin bilirkişi raporundaki bedelleri kabul etmiş sayılacağını, müvekkillerinin kanun değişikliği sebebiyle fark bedeli almadıklarını, faizin başlangıç tarihi ve faiz oranının hatalı olduğunu, dava tarihinden kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davacı idare ve davalılar ... vd. vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Dava konusu ... Mahallesi, 69... parsel sayılı 111,00 m² yüzölçümlü taşınmazın 69... , 47, 48, 49 parsel sayılı taşınmazlar yararına müşterek methal olarak tescil edildiği anlaşılmakla, malik hanesinde yazılı 47, 48, 49 parsel sayılı taşınmaz maliklerinin davada taraf olmadıkları ve davalılar murisi ... ’ın yalnızca 69... parsel sayılı taşınmazda 1/2 pay sahibi olduğu dikkate alınarak payı oranında 10,36 m²lik alanın bedeli tespit edilip kamulaştırma bedeline ilave edilmesi gerektiği düşünülmeden eksik bedel tespiti hatalıdır.
4. Davalılar, dava konusu ... Mahallesi eski 45 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacı idare ile uzlaşmadığı halde, 45 parsele ilişkin birleştirilen dosyalar yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi doğru olmadığı gibi; asıl davada dava konusu 46 parsel sayılı taşınmaz yönünden davalılar ..., ..., ... ve ... ile davacı idare arasında uzlaşma sağlandığı anlaşılmakla adı geçen davalılar yönünden konusuz kalan asıl dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde adı geçenler yönünden de asıl davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirir.
5. Dairemiz denetiminden geçen aynı mahallede bulunan, dava konusu taşınmaza yakın konumdaki 69... parsel sayılı taşınmaza idarece düzenlenen kıymet takdir raporunda 2016 tarihi itibarıyla 800,00TL/m² ve Eylül 2016 değerlendirme tarihi itibarıyla Adana 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/580 Esas, 2017/129 Karar sayılı dosyasında 2.030,00 TL/m² değer biçildiğinden ve dava konusu taşınmaza idarece düzenlenen kıymet takdir raporunda 2015 tarihi itibarıyla 45 parsel için 500,00 TL/m², 46 parsel için 600,00 TL/m² ve Şubat 2017 değerlendirme tarihi itibarıyla ilk karara esas alınan bilirkişi raporunda 1.360,00 TL/m², ikinci karara esas alınan bilirkişi raporunda 9.361,00 TL/m² değer biçen rapor inandırıcı olmadığından yakın konumda bulunan parsellere ilişkin bedellerden ayrılma nedenleri konusunda, raporlar arasındaki çelişkiyi de giderecek şekilde ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
6. Dava konusu taşınmazda bulunan yapılara, 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesi gerekirken, soyut ifadelerle yapı bedelinin 142.884,80 TL olarak belirlenmesi yerinde değildir.
7. Kabule göre de kıymet takdir raporundaki davalılar payına düşen bedele dava tarihi olan 13.02.2017 tarihinden ilk karar tarihi olan 24.07.2018 tarihine, üçer aylık vadelide nemalandırılan 22.910,65 TL’ye dava tarihinden son karar tarihi olan 22.05.2025 tarihine, bozma sonrası fark bedel 116.123,54 TL’ye dava tarihinden 22.05.2025 tarihine kadar Anayasa'nın 46/son maddesi gereğince kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faize hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare ve davalılar ... vd. vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı ... vd.'den peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.