Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/9950 E. 2026/12464 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/9950
- Karar No
- 2026/12464
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1693 Esas, 2025/2089 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/347 Esas, 2024/48 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda; gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu Ankara ili, ..., ... Mahallesi, 277 93... parsel sayılı taşınmaza davalı idarece fiilen el atıldığından bahisle kamulaştırmasız el atmaya dayalı taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğunu ve davanın reddi gerektiğini, fiili el atmanın söz konusu olmadığını, davacının imar parselinde emsal yükseltmesi karşılığında davaya konu bölümü bedelsiz terk ettiğini, bu hususta bilirkişi raporu aldırılması gerektiğini, dava konusu parselin imar planında özel spor alanı olarak ayrıldığını ve husumetin Gençlik ve Spor Bakanlığına yöneltilmesi gerektiğini, tespit edilen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ..., ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan arsa vasıflı 277 93... parselin ifrazı ile oluşan 277 93... , 7 ve 8 parsellerin ... ...'ni oluşturduğu, ... ... Rekreasyon Alanı Yapım İşinin 6 parselden başlayarak 7 ve 8 parseller de dahil olmak üzere tüm vadiyi kapsadığı, çalışmaların ... tarafından yürütüldüğü, parselin kamulaştırma ortaklık payı hisselerinden oluştuğu ve taşınmaza bitişik 277 93... parselde spor, rekreasyon ve yürüyüş yolları ile otopark alanlarında inşaatının devam ettiği, dava konusu 7 parselde de şev düzenleme çalışmalarına başlanıldığı, ulaşım yollarının beton bloklarla kapatıldığı, hafriyat döküldüğü, 50-100 metre yakınına kadar ağaçların dikilerek ortak projenin bir parçası haline geldiği, bazı gecekonduların yıkıldığı ve belediyenin uygulamaya koyduğu plan ve proje bütünlüğü göz önüne alındığında imar planında özel spor alanı olarak ayrılmasına rağmen davalı tarafından ... ... Rekreasyon Alanı Yapım İşi kapsamında fiilen el atma olgusunun gerçekleştiği, aynı taşınmazın paydaşları tarafından açılan davalarda tespit edilen bedellerin gerek Yargıtay gerekse Dairelerinin denetiminden geçerek kesinleştiği, emsal incelemesi sonucu yapılan kıyaslamalarla belirlenen bedel ve güçlü delil niteliğindeki onanarak kesinleşen birim fiyatların iş bu dava tarihine eskale edilmesi suretiyle taşınmaz değerinin tespit edilmesinde, davacı tarafın ve murisinin paylarının tapuda halen yaşadığı ve herhangi bir kamuya terk işleminin bulunmadığı dikkate alındığında, taşınmazdaki davacılar payı bedelinin davalı idareden tahsiline ve paylarının idare adına tesciline dair kararda, usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığından davalı idare vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiş ancak; kamu düzeni yönünden yapılan incelemede ise nispi harca hükmedilmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve nispi harca hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Dairemize intikal eden paydaş dosyaları da gözetilerek; dava konusu 7 parsel sayılı taşınmazın diğer 6 ve 8 parsel sayılı taşınmazlarla birlikte ... ... oluşturduğu, taşınmaza bitişik 277 93... parselde spor, rekreasyon ve yürüyüş yolları ile otopark alanlarında inşaatının devam ettiği, dava konusu 7 parselde de yerleşim yeri iken, üzerinin boşaltıldığı, şev düzenleme çalışmalarına başlanıldığı, ulaşım yollarının beton bloklarla kapatıldığı, hafriyat döküldüğü, 50-100 metre yakınına kadar ağaçların dikilerek ortak projenin bir parçası hâline getirilmek suretiyle taşınmaza, imar planında özel spor alanı olarak ayrılmasına rağmen davalı idare tarafından ... ... Rekreasyon Alanı Yapım İşi kapsamında fiilen el atılmış olduğu, ayrıca davalı idarenin dava konusu taşınmazda paydaş olduğu da gözetilerek nispi harca hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.