Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/13977 E. 2026/8278 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/13977
- Karar No
- 2026/8278
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/658 Esas, 2025/457 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı idareler vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Temyizdeki parasal sınırların uygulanmasına ilişkin 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesine 14.11.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 7531 sayılı Kanun'un 22 inci maddesi ile “İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır." şeklinde üçüncü fıkra eklenmiş, akabinde bu fıkra 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun ile 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesinin ikinci fıkrası "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir. Dosya içeriğine göre; İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinin 16.07.2025 olduğu ve 7550 sayılı Kanun'un 20 inci maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesinin ikinci fıkrasına getirilen değişikliğin yürürlükte olduğu anlaşıldığından, davalı ... aleyhine hüküm altına alınan ve temyize konu edilen tazminat miktarı dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL'nin altında kalmaktadır. Bu nedenle; davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı ... vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının hissedarı olduğu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 41 65... parsel sayılı taşınmazın bir kısmına yol yapılmak suretiyle kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını, el atılan kısmın dışında kalan bölümün ise imar planında " park ve ağaçlandırılacak alan" olarak tahsis edildiğini ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 01.11.2021 tarihli ve 2021/267 Esas, 2021/680 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 07.12.2023 tarihli ve 2022/2039 Esas, 2023/2217 Karar sayılı kararıyla; davalı idareler vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde, Dairemiz denetimimden geçen paydaş dosyası ve davalı idarelerin kamulaştırma nedeniyle taşınmazda paydaş oldukları dikkate alındığında davalı idarelerin sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik görülmediği; ancak Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Parsel Sorgu Uygulaması ve UYAP sisteminde bulunan Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) kayıtları üzerinden Dairemizce edinilen bilgiye göre, dava konusu taşınmazın ifraz görerek 41 65... , 81, 82, 83, 84, 86, 87, 88... parsel sayılı taşınmazlar olarak tapuya tescil edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda güncel tapu kayıtları getirtilip yeni parsel numaraları üzerinden ek rapor alınarak sonucuna uygun hüküm kurulmamasının bozmayı gerektirdiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne ve el atma tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerden tahsili ile davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen davacı payının tapusunun iptali ile davalı idareler adına tesciline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın sit alanında kaldığından kamulaştırma yapma zorunluluğunun bulunmadığını, dolayısıyla tazminat talep edilemeyeceğini, davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğini, davanın reddi gerektiğini, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde bulunan şerhlere ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve kanuna aykırı olup rapora karşı itirazlarının karşılanmadığını, değerlendirmeye esas alınan emsal taşınmaz satışının uygun olmadığını, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını, ... planında taşınmazın konut alanında kalan kısmının davacının uhdesinde bırakılması gerektiğini, taşınmazın park alanında kalan kısmı ile yolda kalan kısmının aynı proje içinde bulunmadığını, sorumlu idarelerin farklı idare olması karşısında proje bütünlüğünden bahsedilemeyeceğini, hukuki el atma nedeniyle açılacak tazminat davalarında görevli yargı yerinin idari yargı olması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, taşınmazın arsa niteliğinde kabul edilemeyeceğini, dava konusu taşınmaza dair imar planının yürütmesinin durdurulduğunu, bu hususun bekletici mesele yapılması ya da davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesi hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı ... Vekilinin Temyizi Yönünden; Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B. Davalı ... Vekilinin Temyizi Yönünden; Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı kalan harcın davalı ... Başkanlığından alınmasına, davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.