Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1747 E. 2026/42 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1747
Karar No
2026/42
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 42. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1747 - 2026/42 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 42. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1747 KARAR NO : 2026/42

TÜR K MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/02/2022 ESAS-KARAR NUMARASI : 2021/532 E., 2022/127 K. DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) KARAR TARİHİ : 22/09/2026 YAZIM TARİHİ : 22/09/2026 Yukarıdaki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Kamu tüzel kişiliğe haiz olan müvekkili teşekkülüne bağlı Aliağa İşletmesi Müdürlüğü'nün 15/06/2015 tarihli ve 2015/55 nolu ÖYK kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alındığını, işletme müdürlüğünde artık elektrik üretimi yapılmayacağından santralin elektrik üretim lisansının iptal edilmesi için başvuruda bulunulduğunu, santralinin özelleştirilmesi kapsamında ihale ilanını 05/10/2017 tarihinde resmi gazetede yayımlandığı ve santralin faaliyetlerinin durdurulduğunu, bu nedenle müdürlükleri işletme bakım ihalesi hizmet alımı yolu ile 01/08/2015-31/07/2017 tarihleri arasında olmak üzere...Ltd. Şti. firmasına verilen hizmet alımı işinin özelleştirme nedeniyle yenilenmediğini, bu suretle davalı ... ... Ltd. Şti. bünyesinde işe başlayan 30 işçiden ikisinin istifa ettiğini, kalan 28 işçinin ise davalı şirket tarafından işten çıkarıldığını, müvekkili ... Müdürlüğü ile davalı Şirket arasında imzalanan sözleşmenin hizmet alım tipi sözleşme olup, sözleşme kapsamında yüklenici tarafından istihdam edilen personelin muhatabı ve sorumlusunun davalı şirket olduğunu, davalı şirket bünyesinde iş akdiyle çalışan işçilerinden ... tarafından iş akdinin davalı Şirket tarafından feshedilmesi nedeniyle Aliağa İş Mahkemesi'nin 2017/564 esas sayılı dosyasından açılan alacak davasının yapılan yargılaması sonucunda 13/07/2018 tarih ve 2018/509 kararı ile hüküm kurulduğunu ve kararın kesinleştiğini, bu karara dayanılarak ... vekili tarafından Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2019/1654 sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, Aliağa İşletme Müdürlüğü tarafından icra dosyasına 19/06/2019 tarihinde 73.466,16 TL ödeme yapıldığını, ayrıca Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2019/895 esas sayılı dosyasına 3.291,34 TL ilam vekalet ücreti, yargılama gideri ve işlemiş faizlerinin 29/03/2019 tarihinde ödendiğini, Aliağa İş mahkemesi kararında alacağın müvekkili İdare'den tahsiline karar verildiği ve ödemeye esas olan işçinin de diğer davalının işçisi olarak çalışmış olduğu ve davalı ile yapılan sözleşmede de bu şirketin çalıştırdığı bütün işçilerin ücret ve her türlü alacaklarından kendilerinin sorumlu olacağının hükümde yazılı olduğunu, müvekkili İdare'nin ödemiş olduğu miktarın rücuen davalıdan tahsili amacıyla dava açmak zarureti doğduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 76.757,50 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle: Usuli itirazlar yanında esas yönünden; davacı Şirket'in dava dışı işçiye yapmış olduğu ödeme nedeniyle müvekkili Şirket'e rücu etme hakkının bulunmadığını, işçi tarafından açılan davanın müvekkili Şirket'e ihbar edilmediğini, dava dışı işçinin, davacı İdare'nin işçisi olduğunu, taraflar arasındaki görünürdeki asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunu, işçinin işe alınması, çalışmasıyla ilgili emir ve talimatlar ve işten ayrılmasındaki tüm yetki ve sorumluluğun davacı İdare'ye ait olduğunu, davacı Şirket'in kanun gereği alt yüklenicilere rücu edebileceği alacakların yalnızca dava dışı işçiye ödenen işçilik alacakları olduğunu, işçilik alacakları dışında davacı İdare'nin kendi kusurundan kaynaklanan icra takip ve vekalet ücreti masraflarının alt yüklenicilere rücu imkanı bulunmadığını, davacı Şirket'in yüklenicilerin tümüyle yaptığı sözleşme ve teknik şartnamelere genel işlem şartı hükmünde maddeler koyduğunu, yüklenicilerin de rızaları olmadan bu şartları kabul etmek zorunda kaldıklarını, davacı İdare kabul etmese de yasal düzenlemeler gereği dava dışı işçiye yapılan ödemelerden sorumlu olduğunu, Sayın Mahkemece müvekkili Şirket'in sorumlu olduğunun kabulü halinde dahi Yargıtay'ın yerleşik içtihatları çerçevesinde işçilik alacaklarının asıl işveren ile alt işveren arasında yarı yarıya oranda paylaştırılması gerektiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve şartnamelerin hiçbirinde açık ve şüpheden uzak bir şekilde işçilik hak, alacak ve tazminatlarından alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hüküm bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince "...Davacı tarafından dava dışı işçilerden ...'a ödenen işçilik alacaklarından, işçinin çalışma dönmeleri ile sınırlı olmak üzere davalı tarafın tam sorumlu olduğuna ve sorumluluk miktarlarına ilişkin bilirkişi raporu dosya ve delil durumuna uygun bulunarak, raporda belirlenen miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne, hüküm altına alınan tazminat kalemlerine ödeme tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiştir ..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Dava dışı işçi ...'ın 15.12.2009-31.07.2017 tarihleri arasında müvekkili idareye bağlı ... Müdürlüğünde, alt işveren firmalar bünyesinde çalıştığı, bu çalışmanın 01.08.2013'den sonrası davalı ... firmasında, bu tarihe kadar olan kısmı ise farklı işverenler bünyesinde gerçekleştiğini, gerekçeli kararda davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama gideri hesaplanırken kabul red oranının dikkate alınmasının hatalı olduğu, her ne kadar asıl işveren ile alt işveren işçiye karşı, işçilik alacaklarından müştereken müteselsilen sorumluysa da, aralarındaki rücu ilişkisi taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre düzenlendiği, müvekkili idare ile davalı arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri uyarınca, işçilik alacaklarının tamamından davalı firmanın sorumlu olduğu, bu sebeple taraflarından ödenen 76.757,50 TL'nin tamamının davalı firmaya rücu mümkün olup mahkemece 61.672,36 TL şeklinde kısmen kabul hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğu nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, tazminat taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-)Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-)Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732 TL istinaf harcından peşin alınan 80,70- TL'nın mahsubu ile bakiye 651,30 TL'nın davacı vekilinden tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-)Davacı vekili tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-)HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.a madde gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 22/09/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1747, K. 2026/42, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1747-e-2026-42-k-50ef1db75463