Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/926 E. 2026/898 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/926
- Karar No
- 2026/898
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/926 Esas 2026/898 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/926 KARAR NO : 2026/898
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/02/2026 NUMARASI : 2025/380 Esas 2026/63 Karar DAVA : Alacak KARAR TARİHİ : 03/07/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/07/2026
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın, pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davanın ... yönünden kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı ... vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Ltd. Şti tarafından, Antalya İli, Gündoğmuş ilçesi, Kayabükü mevkii, Alara çayı üzerinde, “... Regülatörü ve HES (19,441 MWm / 18,707 MWe) Kırma Eleme ve Hazır Beton Tesisleri” projesi geliştirildiğini, ... Ltd. Şti’nin, pay sahiplerinin ... A.Ş ve davalı ... olduğunu, davalı (satıcı) ... ile davacı (alıcı) ... ve davacı (alıcı) ... arasında imzalanan 19/07/2010 tarihli sözleşmede, ... projesi için ...’ye nakten 400.000 USD ödenmiş olduğu, söz konusu projenin uygun bulunması halinde projenin ait olduğu şirketin %33 hissesi ...’a, %33 hissesi ...’ya, kalan %34 hissenin ...’ye ait olacağı, projenin incelenmesi sonucu yapılması uygun bulunmaması halinde ödenen 400.000 USD'nin ... tarafından nakden şartsız geri iade olunacağı hususlarının düzenlendiğini, ... Ltd. Şti hissedarlarından ... A.Ş'nin, şirkette mevcut 4.950,00 TL kıymetindeki hissenin 1.650,00 TL’lik kısmını ...’a, 825,00 TL’lik kısmını ...’ya, 825,00 TL’lik kısmını ...’ya Ankara 9. Noterliği’nin 08/07/2010 tarih ve ... sayılı yevmiyesinde kayıtlı limited şirket hisse devri sözleşmesi devir ettiğini, devir neticesinde şirket hissedarları ile hisselerinin, 1.650,00 TL ... A.Ş, 1.650,00 TL ..., 825,00 TL ..., 825,00 TL ..., 50,00 TL ...’ye aittir şeklini aldığını, ... A.Ş’ye ait 0212-5109382 hat numaralı fakstan çekilmiş 04/07/2012 tarihli sözleşmenin “E-Şartlar” başlıklı E.1. maddesinde; ... Projesi için yapılmış olan 19/07/2010 tarihli sözleşmenin geçerliliğini koruduğunu, bu proje için ...’ye (... kanalı ile) 400.000 USD ödendiğini, Bakırköy 41. Noterliği’nin 25/07/2012 tarih ve ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile ... A.Ş’yi temsilen ... tarafından, ...’ya, ... Ltd. Şti.’nin 375 hissesi devredildiğini, Bakırköy 41. Noterliği’nin 25/07/2012 tarih ve ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile ... A.Ş’yi temsilen ... tarafından, ...’a, ... Ltd. Şti.’nin 850 hissesi devredildiğini, Bakırköy 41. Noterliği’nin 25/07/2012 tarih ve ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile ... A.Ş’yi temsilen ... tarafından, ...’ya, ... Ltd. Şti.’nin 425 hissesi devredildiğini, Bakırköy 41. Noterliği’nin 25/07/2012 tarih ve ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile ... A.Ş’yi temsilen ... tarafından, ...’ya, ... Ltd. Şti.’nin 50 hissesi devredildiğini, ayrıca, davacılar tarafından 19/09/2012 tarihli makbuz ile ...’ye “... Ltd. (...) HES lisans bedeli'' açıklaması ile 200.000 USD elden ödendiğini, böylece, davacılar tarafından ... için anılan davalılara yapılan ödeme tutarının 600.000 USD’ye ulaştığını, Antalya 2. İdare Mahkemesinin temyiz incelemesinden geçerek 20/11/2019 tarihinde kesinleşen 10/07/2019 tarih ve 2017/1109 E., 2019/659 K. sayılı kararı uyarınca, Antalya İli, Gündoğmuş ilçesi, Kayabükü mevkii, Alara Çayı üzerinde ... Ltd. Şti. tarafından yapılması planlanan "... Regülatörü ve HES (19,441MWm / 18,707 MWe) Kırma Eleme ve Hazır Beton Tesisleri" projesi ile ilgili olarak ... Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen 29/04/2015 günlü, 3861 sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının, yeterli inceleme yapılmadığını, proje tanıtım dosyasının bilimsel gerçeklikten uzak bir biçimde hazırlandığını, projenin uygulanması halinde çevreye telafisi imkansız zararlar vereceği gerekçesi ile iptaline karar verildiğini, davacılar tarafından davalılara karşı, Ankara 24. Noterliğinden 15/12/2020 tarih ve ... yevmiye numarası ile tasdik edilen ihtarname keşide edilerek, ... projesi yasal ve teknik nedenlerle uygun bulunmadığından, taraflar arasındaki 19/07/2010 tarihli sözleşme uyarınca 400.000,00 USD’nin ve ayrıca lisans bedeli olarak ödenen 200.000,00 USD olmak üzere toplam 600.000,00 USD’nin devlet bankalarının yabancı parayla açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranları faizi ile birlikte derhal ödenmesinin ihtar edildiğini, davalılar tarafından cevap verilmediğini belirterek, ... projesi yasal ve teknik nedenlerle uygun bulunmadığından, taraflar arasındaki 19/07/2010 tarihli sözleşme uyarınca ödenen 400.000,00 USD ve ayrıca lisans bedeli olarak ödenen 200.000,00 USD olmak üzere toplam 600.000,00 USD alacağının şimdilik 10.000,00 USD’sinin 16/12/2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının yabancı parayla açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranları faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile; 10.000,00 USD olan taleplerini 600.000,00 USD'ye yükseltmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, dava dışı “... Ltd. Şti”nin 2010 yılı itibariyle toplam esas sermayesinin 5.000 TL olduğunu, ... AŞ’nin ortaklık yapısının, %30 pay oranı ile ...'ye, %20 pay oranı ile ...'ye, %20 pay oranı ile ...'ye, %15 pay oranı ile ...'ye, %15 pay oranı ile ...'ye ait olduğunu, ...'nin, Antalya ili, Gündoğmuş ilçesi, Kayabükü mevkii, Alara Çayı üzerinde “... Regülatörü ve HES Kırma Eleme ve Hazır Beton Tesisleri” projesini geliştirdiğini, davacıların, 07/07/2010 tarihinde 400.000 USD ödeme yaptığını, yapılan ödeme ardından taraflar arasındaki sözlü mutabakatın 19/07/2010 tarihli adi yazılı, “Sözleşme” başlıklı sözleşme ile kayıt altına alındığını, sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde, davacıların projeyi inceleyip uygun bulduğunu ve Ankara 9. Noterliğince düzenlenen 08/10/2010 tarih ve ... yevmiye nolu “Limited Şirket Hisse Devri Sözleşmesi” başlıklı resmi sözleşme ile ... tarafından ...’nin, 1.650 TL esas sermaye tutarındaki, yani toplam sermayenin % 33’ü oranındaki ortaklık payının ...’a, 825 TL esas sermaye tutarındaki, yani toplam sermayenin % 16,5’i oranındaki payının ...’ya, 825 TL esas sermaye tutarındaki, yani yine toplam sermayenin % 16,5’i oranındaki payının ...’ya devredildiğini, projenin gerçekleştirilmesine ilişkin ihalenin ...’ye kaldığı anlaşıldığından ... ailesinin ...’deki son % 34 oranındaki payının da ... grubuna devredildiğini, davacıların, Ankara 24. Noterliği aracılığıyla düzenlenen 15/12/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameyle ... projesinin yasal ve teknik nedenlerle uygun bulunmadığı gerekçesiyle ve 19/10/2010 tarihli sözleşmeye dayanarak davalılardan 600.000 USD ödemelerini talep ettiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalılar ... ve ...’nin pasif husumet (davalı taraf) ehliyeti bulunmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını, davalıların davacıya her hangi bir borçlarının bulunmadığını belirterek, öncelikle davanın yetkisizlik ve zaman aşımı nedeniyle reddine, ... ve ... yönünden pasif husumet eksikliği nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince 23/06/2023 tarih, 2021/169 E, 2023/506 K sayılı kararı ile davacıların davasının davalı ... yönünden kabulü ile, 600.000 USD 'nin 16/12/2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının yabancı parayla açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranı ile davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, diğer davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın, pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, ilgili kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Dairemizin 21/03/2025 tarih, 2023/1597 E,2025/315 K sayılı ilamı ile " ... Davacı tarafça dava konusu şirketin tüm hisselerinin 25/07/2012 tarihinde devralınıp, tüm hisse devir bedeline karşılık ödenecek olan son meblağın 19/09/2012 tarihinde ödendiği, dava konusu şirketin davacı tarafça devralınması nedeni olan ... projesinin 20/11/2019 tarihinde kesinleşen Antalya 2. İdare Mahkemesi'nin 2017/1109 Esas 2019/659 Karar sayılı kararı ile iptal edildiği, böylelikle mahkemece öncelikle, davaya konu ... projesinin de iptal edilip edilmediğinin, ÇED raporunun yeniden alınmasının mümkün olup olmadığının, dava konusu şirketin ... projesini ifa etme olanağı olup olmadığının araştırılmasından sonra devre konu ... şirketinin ... projesinin ifasının imkansız hale geldiği anlaşılması halinde sözleşmedeki şartın gerçekleşmemesi ve ödemenin imkansızlığının hisse devirlerinden sonra ortaya çıktığı dikkate alınarak TBK'nun 136 ve 228. maddeleri de tartışılarak işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur..." şeklinde belirleme yapılmak suretiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş, Dairemiz kaldırma kararı sonrası dosya mahkemece yukarıda belirtilen esasa kaydedilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmelerin tarafların gerçek iradelerine uygun olarak yorumlanması gerektiği ve bu yorumun ... projesinin ÇED olumlu raporu gibi projenin uygulanabilirliğini mümkün kılan idare ve yargı kararları ile uygun görülmesine bağlandığı kabul edilmiş, ÇED olumlu raporunun iptali ile sözleşmenin ifasının imkansız olduğunun kabulü gerektiği, bu halde ise davacı yanın vermiş olduğunu geri istemekte haklı olduğu değerlendirilmiş, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın, pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davanın ... yönünden kısmen kabulüne, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile; şirket pay oranları dikkate alınarak ...'a 300.000,00 USD ve ...'ya 150.000.00 USD olmak üzere toplam 450.000,00 USD'nin 16/12/2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının yabancı parayla açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranı ile davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin müvekkili ... yönünden kabulüne yönelik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul/Bakırköy mahkemeleri olduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını, payların tümünün davalı tarafından devredilmediği dikkate alındığında davalının pasif husumeti bulunmadığını, yine davacıların aktif husumeti olmadığını, 19/07/2010 tarihli sözleşmede ön görülen " projeyi uygun bulma " şartının yerine geldiğini, buna uygun olarak ...'nin paylarının davacılara devrettiğini, anılan sözleşme gereğince davacıların davalıya karşı ileri sürebileceği bir hakkı bulunmadığını, yerel mahkemenin çed raporu olumlu kararının iptaline bağladığı sonucu hukuken yetersiz olduğunu, somut olayda, projenin yapılmasının herhangi bir şekilde imkansızlığının söz konusu olmadığını, projenin iptal edilmediğini, sorunun davacıların çed raporunu bilimsel verilere uygun hazırlamamasından kaynaklandığını, dolayısıyla davacı yanca çed sürecinin devam ettirilerek projenin yapılmasının mümkün olduğunu, bu nedenle yerel mahkemenin edimin ifasını imkansızlaştırdığından söz etmesinin hatalı olduğunu, ortada bir imkansızlık hali söz konusu olmayıp, kusurun tamamen davacılara ait olduğunu, davalının davacıya karşı sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 19/07/2010 tarihli asıl sözleşmenin yalnızca davalı ... ile davacılar ... ve ... arasında akdedildiğini, sözleşmenin açık hükmü gereği toplam 600.000 USD'nin tamamının davacıların taraf olduğu hukuki ilişki kapsamında davalıya ödendiğini, buna göre mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının davalının 150.000 USD tutarında sebepsiz zenginleşmesine neden olacağını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davalarının tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; işletme devir sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamında yer alan Ticaret Sicil kayıtları incelendiğinde; ... projesinin maliki olan hisse devri gerçekleştirilen ... Ltd. Şti.'nin şirket merkezinin Ankara olduğu, HMK'nun 14/(2). maddesi uyarınca şirket ortaklarının birbirlerine yönelik olarak açacakları davada şirketin merkezi yetkili olup eldeki uyuşmazlıkta da davalılardan ... şirket hissesini devreden ortak iken, davacılar şirket hisselerini devralan ortaklar olup, şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili mahkeme olduğu değerlendirilerek davalıların yetki yönünden yapmış oldukları itirazın ilk derece mahkemesince red edilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Davalı vekilinin Zamanaşımı defi bakımından istinaf itirazı değerlendirildiğinde de; davacıların dava dışı şirketin hisselerini devralanlar, davalı ... ise devrenlerden olup, hisse devir sözleşmesine dayalı işbu davada devralan yeni ortaklarla, devreden eski ortaklar arasındaki zamanaşımı süresi TBK 'nun 147 madde hükmü uyarınca 5 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğu, ÇED olumlu raporunun iptal edilmesi ile sözleşmenin koşulu gerçekleşmediği gibi bu durum sözleşmenin konusunun gerçekleşmesini fiilen ve hukuken ortadan kaldırdığından sözleşmedeki şartın gerçekleşmemesi ve edimin ifasının imkansız hale gelmesi (TBK m. 136) hisse devrinden sonra ortaya çıktığı nazara alındığında zamanaşımı süresinin de ÇED olumlu raporunun iptali kararının kesinleşmesinden itibaren başladığının kabulü gerekceği, bu halde ise ÇED olumlu raporunun iptali kararının 20.11.2019 tarihinde kesinleşmiş olduğundan eldeki davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı yönündeki ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu görülmüştür. Dava konusu uyuşmazlığın esasına yönelik incelemede; 19/07/2010 tarihli sözleşmenin incelenmesinde; Davalı (satıcı) ... ile davacı (alıcı) ... ve davacı (alıcı) ... arasında imzalandığı, içeriğinin "... projesi için ...’ye nakten 400.000 $ (Drtyüzbinamerikandoları) ödenmiş olup, söz konusu projenin incelenip uygun bulunması halinde projenin ait olduğu şirketin % 33 hissesi ...’a, % 33 hissesi ...’ya, kalan % 34 Hisse ...’de ait olacaktır. Projenin incelenmesi sonucu yapılması projenin uygun bulunmaması halinde ödenen 400.000.- (Dörtyüzbinamirakndoları) ... tarafından nakden şartsız geri iade olunacaktır. İş bu sözleşme iki suret hazırlanmış olup, taraflarca imza altına alınmıştır. Sözleşmeden doğacak itilaflarda Ankara mahkemeleri yetkilidir." şeklinde olduğu anlaşılmıştır. Davacı ... ve ... ile ... arasında 19/07/2010 tarihli yukarıda içeriği verilen (m.8) bir sözleşme akdedilmiştir. Sözleşme içeriğinde belirtilen ... projesi Antalya İli, Gündoğmuş İlçesi, Kayabükü Mevkii, Alara Çayı üzerinde yapılması planlanan "... Regülatörü ve HES (19,441 MWm / 18,707 MWe) Kırma Eleme ve Hazır Beton Tesisleri" projesidir. Bu projenin sözleşme içeriğinde belirtilen "ait olduğu şirket" ... Ltd. Şti. (...) olup sözleşmede belirtilen şekilde devrinden önce ortaklık yapısı 4.950 hisse ... A.Ş., (...) 50 hissesi ... olmak üzere 5.000 hisse şeklindedir. 19/07/2010 tarihli sözleşme uyarınca davacılar tarafından 07/07/2010 tarihi atılı para makbuzu ile davalı ...'ye (parayı alan ...) 400.000,00.USD ödenmiştir. Bu husus çekişme konusu değildir. ... Ltd. Şti.'nin hissedarı olan ... A.Ş. 08/10/2010 tarihinde Noterde yapılan "Limited Şirket Hisse Devri Sözleşmesi" ile paylarının % 33 oranına tekabül eden kısmını ...'a, % 16,5 oranını ...'ya, % 16,5 oranını ise ...'ya devretmiştir. Yine 04/07/2012 tarihli sözleşmenin akdedildiği hususunun tarafların kabulünde olmasına rağmen sözleşmenin içeriği hususunda çekişme bulunduğu, şöyle ki, sözleşme hükümleri hususunda anlaşmazlık bulunan 04/07/2012 tarihli sözleşmeye ilişkin davacı yanca fax evrakı sunulmuş olup, tarafların imzasının yer almadığı iş bu "protokol" başlıklı taslak belgenin hükümlerinden özellikle somut uyuşmazlığı düzenlene E.1 maddesi bakımından, davalı tarafça sunulan ve tarafların imzalarını içeren "protokol" başlıklı belgenin farklılık gösterdiği, davalı tarafça sunulan imzalı "protokol" başlıklı belgedeki imzaya davacı yanca itiraz edilmemesi nedeniyle somut uyuşmazlığa uygulanması gereken belgenin davalı yanca sunulan "Protokol" başlıklı sözleşme olması gerektiği anlaşılmıştır. 04/07/2012 tarihli "protokol" başlıklı sözleşmenin incelenmesinde; "B-Konusu" başlıklı maddesinde, "Taraflar arasında bu tarihten önce imzalanmış bulunan ve aşağıda açıklamaları yapılan anlaşma ve hisse devir sözleşmelerinden doğan karşılıklı hak ve vecibelerin sonlandırılması ve aradaki sorunların sulhen çözüme kavuşturulmasıdır." hükmünü içermektedir. "C-Taraflar Arasındaki Önceki Tarihli Sözleşmeler" başlıklı maddesinin C.2. fıkrasında "... projesinin sahibi olan şirketin (... LTD. ŞTİ.) ... projesinin uygun bulunması halinde %33 hissesinin ...'a %33 hissesinin ...'ya devrinin yapılacağına dair ..., ... ve ... arasında yapılmış bulunan 19.07.2010 tarihli sözleşme" şeklindedir. "D-Amacı" başlıklı maddesi "Taraflar gelişen koşullar nedeniyle hali hazırda gelinen noktada gördükleri lüzüm üzerine aralarında yapmış bulundukları yukarıda dökümü yapılan bu sözleşmelerin taraflara yüklediği hak ve vecibelerin sonlandırılması ve sorunların sulhen çözüme ulaştırılması amacıyla aşağıda belirtilen şartlarda anlaşmaya varmışlardır." biçiminde düzenlenmiştir. “E-Şartlar” başlıklı E.1. maddesi; "... firmasına ait Antalya da bulunan ... Projesinin tamamı için taraflar 600.000 USD (Altıyüzbinamerikandoları) değer biçmişlerdir. Bu bedel üzerinden ...'ye ... eliyle 400.000 USD (Dörtyüzbinamerikandoları) ödenmiştir. ... ... projesinin ... 'ye kaldığını bildirmesinden sonra bakiye 200.000. USD (ikiyüzbinamerikandoları) ..., ... ve ... tarafından ...'ye ödenerek projenin ve ... firmasının hisselerini tamamına sahip olacaklardır. Bu proje için verilmiş olan 200.000.-TL'lik teminat mektubu ...'ye iade edilecektir." hükmünü içermektedir. Protokolün "İ" maddesi ise "Taraflar bunların dışında yukarıda bahsedilen sözleşmelerden kaynaklanan her türlü hak ve taleplerinden, uğradıkları zarar ve ziyanlardan kayıtsız ve şartsız vazgeçmektedirler. Tarafların belirtilen ödemeler haricinde birbirlerinden hiçbir hak ve alacakları kalmadığından bu ödemelerin yapılması ile birlikte birbirlerini karşılıklı olarak ibra etmektedirler" hükmünü haizdir. Dosya kapsamında yer alan 25/07/2012 tarihli Bakırköy 41. Noterliği'nin ..., ...., ... ve ... yevmiye numaralı "Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi" ile , ... Ltd. Şti.'nin ... A.Ş.'ye ait hisselerin 375,00.TL esas sermaye tutarındaki ortaklık payının ...'ya, 850,00 TL esas sermaye tutarındaki ortaklık payının ...'a, 425,00 TL esas sermaye tutarındaki ortaklık payının ...'ya, ...'ye ait 50,00TL esas sermaye tutarındaki ortaklık payının ...'ya devredildiği görülmüştür. Dosya kapsamında yer alan Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü cevabi yazısı ile de şirketin %100 hissesinin ..., ... ve ...'ya ait olduğu, davalıların dava konusu şirkette hissedar olmadıkları sabittir. Kalan hisselerin devri akabinde ... Daire Başkanlığı'nın ... Ltd. Şti.'ne yazmış olduğu 05/09/2012 tarihli yazı ile, ... Ltd. Şti. ile ... projesinin yürütülmesinin uygun bulunduğu belirtilmiştir. Davacılar tarafından ... projesi için ödenmesi kararlaştırılan 600.000,00.USD'nin bakiye 200.000,00.USD'lık tutarının ise 19/09/2012 tarihi atılı para makbuzu ile davalı ...'ye (parayı alan ...) ödendiği dosyaya taraflarca sunulan "Para Makbuzu" başlıklı belgeden anlaşılmaktadır. ... Ltd. Şti. bünyesindeki ... projesinin "Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Olumlu" kararının iptali istemiyle açılan Antalya 2. İdare Mahkemesi'nin 2017/1109 Esas 2019/659 Karar sayılı kararı incelendiğinde, davacıların ..., ..., ..., ..., davalının ... Bakanlığı olup, dava konusunun Antalya ili, Gündoğmuş ilçesi, Kayabükü mevkii, Alara Çayı üzerinde ... Ltd. Şti tarafından yapılması planlanan "... Regülatörü ve HES Kırma Eleme ve Hazır Beton Tesisleri" projesi ile ilgili olarak ... Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen 29/04/2015 günlü, 3861 sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istemine ilişkin olduğu, mahkemece yapılan yargılama sonucunda Antalya ili, Gündoğmuş ilçesi, Kayabükü mevkii, Alara Çayı üzerinde ... Ltd. Şti. tarafından yapılması planlanan "... Regülatörü ve HES (19,441MWm / 18,707 MWe) Kırma Eleme ve Hazır Beton Tesisleri" projesi ile ilgili olarak ... Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen 29/04/2015 günlü, 3861 sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının, yeterli inceleme yapılmadığını, proje tanıtım dosyasının bilimsel gerçeklikten uzak bir biçimde hazırlandığını, projenin uygulanması halinde çevreye telafisi imkansız zararlar vereceği gerekçesi ile işlemin iptaline karar verildiği, ilgili kararın temyiz istemi üzerine Danıştay 6. Dairesi'nin 20/11/2019 tarih, 2019/17691 Esas, 2019/11807 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına kesin olarak karar verildiği ve hükmün 20/11/2019 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafça 19/07/2010 tarihli sözleşmede "projenin incelenmesi sonucu yapılması uygun bulunmaması" halinde ödenen bedelin kayıtsız şartsız iade olunacağının kararlaştırıldığını, 19/07/2010 tarihli sözleşmede "projenin incelenmesi sonucu yapılması uygun bulunmaması" koşulunu yalnızca tarafların uygun bulmasına bağlamadığı, taraflar dışında ... HES projesinin ÇED olumlu raporunun iptalinde olduğu gibi yasal ve teknik nedenlerle uygulanma imkanının kalmaması haline de bağladığını, ... Ltd. Şti.'nin bünyesinde bulunan ... projesi dışında ekonomik değeri olan bir malvarlığının bulunmadığını, içi boş bir şirket hisselerine 600.000,00.USD ödenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin olmazsa olmaz koşulunun gerçekleşmediğini, ortaya çıkan bu durumun sözleşme konusunun gerçekleşmesini fiilen ve hukuken ortadan kaldırdığını ileri sürerek, hisse devir bedeli olarak davacıların ve dava dışı ...'nun ödediği 600.000,00.USD'nin davalılardan istirdadının talep edildiği ve iddianın ileri sürülüş şekline göre sözleşmedeki şartın gerçekleşmemesi ve edimin imkansızlığı hisse devirlerinden sonra ortaya çıktığı uyuşmazlık konusu değildir. 6098 sayılı TBK'nun 136 madde uyarınca; Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa, borç sona erer. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olup, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybeder. Kanun veya sözleşmeyle borcun ifasından önce doğan hasarın alacaklıya yükletilmiş olduğu durumlar, bu hükmün dışındadır. Borçlu ifanın imkânsızlaştığını alacaklıya gecikmeksizin bildirmez ve zararın artmaması için gerekli önlemleri almazsa, bundan doğan zararları gidermekle yükümlüdür. Bu bağlamda somut olay irdelendiğinde; 04/07/2012 tarihli "protokol" başlıklı sözleşmenin E.1. Fıkrasında "... firmasına ait Antalya da bulunan ... projesinin tamamı için taralar 600.000.-USD(altıyüzbinamerikandoları) ödenmiştir. ... ... projesinin ...'ye kaldığını bildirmesinden sonra bakiye 200.000.USD (ikiyüzbinamerikandoları) ..., ... ve ... tarafından ...'ye ödenerek projenin ve ... firmasının hisselerini tamamına sahip olacaklardır. Bu proje için verilmiş olan 200.000.TL'lik teminat mektubu ...'ye iade edilecektir" hükmü uyarınca, davacılar ile dava dışı ...'nun toplam 600.000.USD ödeme yaparak dava konusu şirketteki tüm hisseleri devir aldıkları, dava konusu şirketin dava tarihinde davacılar ve dava dışı ... ait olduğu ve davacı yanca 19/07/2010 tarihli sözleşmeye dayanarak 600.000 USD (tüm devir bedelinin) davacılara ödenmesi talep edilmesine rağmen şirket hisselerinin iptali yönünde bir taleplerinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dairemizce " davacı tarafça dava konusu şirketin tüm hisselerinin 25/07/2012 tarihinde devralınıp, tüm hisse devir bedeline karşılık ödenecek olan son meblağın 19/09/2012 tarihinde ödendiği, dava konusu şirketin davacı tarafça devralınması nedeni olan ... projesinin 20/11/2019 tarihinde kesinleşen Antalya 2. İdare Mahkemesi'nin 2017/1109 Esas 2019/659 Karar sayılı kararı ile iptal edildiği, böylelikle mahkemece öncelikle, davaya konu ... projesinin de iptal edilip edilmediğinin, ÇED raporunun yeniden alınmasının mümkün olup olmadığının, dava konusu şirketin ... projesini ifa etme olanağı olup olmadığının araştırılmasından sonra devre konu ... şirketinin ... projesinin ifasının imkansız hale geldiği anlaşılması halinde sözleşmedeki şartın gerçekleşmemesi ve ödemenin imkansızlığının hisse devirlerinden sonra ortaya çıktığı dikkate alınarak TBK'nun 136 ve 228. maddeleri de tartışılarak işin esası hakkında karar verilmesi" gerekçesi ile verilen kaldırma kararı sonrasında, Mahkemece 13/11/2025 tarihli ara karar ile, "1.Taraflarca Antalya ili, Gündoğmuş ilçesi, Kayabükü mevkii, Alara Çayı üzerinde ... Ltd. Şti. tarafından yapılması planlanan "... Regülatörü ve HES (19,441MWm / 18,707 MWe) Kırma Eleme ve Hazır Beton Tesisleri" projesi ile ilgili olarak, ... projesinin de iptal edilip edilmediğinin, ÇED raporunun yeniden alınmasının mümkün olup olmadığının, dava konusu şirketin ... projesini ifa etme olanağı olup olmadığı hususlarında beyanda bulunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, 2. ... Bakanlığı’na ve ... Başkanlığı'na müzekkere yazılarak; a. Antalya ili, Gündoğmuş ilçesi, Kayabükü mevkii, Alara Çayı üzerinde ... Ltd. Şti. tarafından yapılması planlanan "... Regülatörü ve HES (19,441MWm / 18,707 MWe) Kırma Eleme ve Hazır Beton Tesisleri" projesi ile ilgili olarak, ... Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen 29/04/2015 günlü, 3861 sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının Antalya 2. İdare Mahkemesi'nin 2017/1109 Esas 2019/659 Kararı ile iptaline karar verildiği, ilgili kararın temyiz istemi üzerine Danıştay 6. Dairesi'nin 20/11/2019 tarih, 2019/17691 Esas, 2019/11807 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına kesin olarak karar verildiği anlaşılmakla, ÇED raporunun yeniden alınmasının mümkün olup olmadığı hususlara hakkında bilgi istenilmesine, b. Yine «a» bendinde belirtilen proje ile ilgili olarak “...” projesinin de iptal edilip edilmediği ile ... projesinin gerçekleştirilme olanağının olup olmadığının sorulmasına" şeklinde ara karar tesis edildikten sonra ilgili kurumlara müzekkere yazılarak araştırma yapıldığı, Dosya kapsamında yer alan Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 24/11/2025 tarih, 6545761 sayılı cevabi yazısı ile, "6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve bu Kanuna istinaden çıkarılan ve 15.06.2019 tarih ve 30802 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" hükümleri çerçevesinde Antalya ili sınırları içerisinde ... Regülatörü ve HES projesinin tesis edilip işletilmesi planlanmaktadır. ... Regülatörü ve HES projesi 2007 yılında ... resmi internet sayfası Tablo-3'te ilan edilmiş, 22.04.2009 tarihinde yapılan hidroelektrik Kaynak Katkı Payı Teklif Verme Toplantısında proje ... AŞ uhdesinde kalmıştır. Ancak, bu Şirketin projeden feragat etmesi üzerine, 04/07/2012 tarihli ve 28343 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Elektrik piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" ile eklenen Madde-9 "Geçici Madde-9 - Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte yapılan ve 18/8/2009 tarihli ve 27323 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklik öncesinde yapılan hidroelektrik kaynak katkı payı toplantılarında en yüksek teklifi veren firmanın çeşitli nedenlerden dolayı yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle 18/8/2009 tarihinden önce yürürlükte olan Yönetmeliğin 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca ikinci en yüksek teklifi veren firma üzerinden yürütülmesi gerektiği halde 18/8/2009 tarihli Yönetmelik değişikliği nedeniyle ikinci en yüksek teklifi veren firma üzerinden yürütülmeyen projelere ilişkin işlemler bu Yönetmeliğin yayım tarihinden itibaren altmış gün içerisinde bahse konu hidroelektrik kaynak katkı payı toplantılarına katılan ve en yüksek ikinci teklifi veren firma üzerinden yürütülür." amir hükmüne göre yeniden yapılan değerlendirmede ... ile ilgili işlemlerin ... Ltd. Şti. üzerinde yürütülmesi Genel Müdürlüğümüzce uygun bulunmuştur. ... Ltd. Şti. tarafından hazırlanan ve ilgi (a) yazımız ile uygun bulunan Kasım-2012 tarihli ... Regülatörü ve HES Revize Fizibilite Raporuna göre; Alara Çayı (Büyük Dere) üzerinde 607,00 m talveg ve 610,00 m maksimum su kotunda ... Regülatörü ile alınacak 13,00 m?/s proje debili suların iletim yapısı ile yükleme havuzuna, oradan da cebri boru ile 440,00 m kuyruksuyu kotunda ve 19,441 MWm/18,707 MWe kurulu gücünde tesis edilecek santrale düşürülmesi ile yılda ortalama toplam 54,817 GWh enerji üretilmesi planlanmıştır. Akabinde EPDK tarafından Şirkete 19,441 MWm/18,707 MWe kurulu gücüne göre 15.02.2018 tarihli ve ÖN/7685-10/03857 sayılı Önlisans verilmiştir. Ancak; Şirketin yazılı talebi üzerine, EPDK'nın 30.06.2021 tarihli ve 10291-4 sayılı Kurul Kararı ile Şirketin Önlisansı 11.06.2021 tarihi itibariyle sonlandırılmış ve bu karar Kuruluşumuza bildirilmiştir. Bunun üzerine Kuruluşumuz tarafından yürürlükteki mevzuat çerçevesinde Şirketin proje başvurusu ilgi (b) yazımız ile sonlandırılmıştır. Sayın Mahkemenizin ilgi (c) yazısında ise; Davacılar, ..., ... ile Davalı, ... arasında Mahkemenizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davası nedeniyle; Mahkemeniz ara kararı gereği; a) Antalya ili, Gündoğmuş ilçesi, Kayabükü mevkii, Alara Çayı üzerinde ... Ltd. Şti. tarafından yapılması planlanan "... Regülatörü ve HES (19,441 MWm / 18,707 MWe) Kırma Eleme ve Hazir Beton Tesisleri" projesi ile ilgili olarak, ... Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen 29/04/2015 günlü, 3861 sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının Antalya 2. İdare Mahkemesi'nin 2017/1109 Esas 2019/659 Kararı ile iptaline karar verildiği, ilgili kararın temyiz istemi üzerine Danıştay 6. Dairesi'nin 20/11/2019 tarih, 2019/17691 Esas, 2019/11807 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına kesin olarak karar verildiğinin anlaşıldığı, ÇED raporunun yeniden alınmasının mümkün olup olmadığı hususu hakkında bilgi verilmesi talep edilmektedir. b) "..." projesinin iptal edilip edilmediği ile ... projesinin gerçekleştirilme olanağının olup olmadığı hususunda ivedi olarak Mahkemenize bilgi verilmesi talep edilmektedir. Cevap (a) ve (b): Yukarıda belirtildiği üzere ... Regülatörü ve HES'e ilişkin EPDK kararı kapsamında, Şirketin proje başvurusu tarafımızca sonlandırılmıştır. Söz konusu proje için İdaremizce ilk etüt raporu/planlama raporu hazırlanarak ilgili tablosunda yeniden özel sektör müracaatına açılmasına karar verilmesi halinde, ilgili Kurum ve Kuruluşlardan (Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü vb.) görüş alınacak olup olumsuz bir görüş yok ise söz konusu proje yeniden müracaata açılabilecektir. Projenin ÇED süreci ise; muhatap Kurum olan ... Bakanlığı "Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü" uhdesinde yürütülmektedir. " şeklinde cevap verilmek suretiyle dava konusu projenin davacı şirketin yazılı talebi üzerine sonlandırıldığı, söz konusu proje için yeniden özel sektör müracaatına açılmasına karar verildiğinde projenin yeniden müracaata açılabileceği yani projenin ifasının kesin olarak imkansız olmadığının bildirildiği görülmekle, somut olayda 6098 sayılı TBK'nun 136 maddenin uygulanma olanağı bulunmadığı anlaşılmıştır. Öte yandan davacılar şirket yönetiminde iken ön lisans aşamasında ÇED raporunun olumsuzluklarının giderilmesi veya yeni ÇED raporu alınması yükümlülüğünde olup, ... Bakanlığı'nın yazısına göre de ön lisans aşamasında yeni ÇED alınabileceği de gözetildiğinde hiç kimse kendi kusuru ile kendi lehine sonuç doğuramaz kuralına göre davacıların hak talepleri yerinde görülmemiştir. Davacı yan davacılar ile davalı ... arasında imzalanan 19/07/2010 tarihli sözleşmeye dayanarak, yukarıda ayrıntısı ile metnine yer verilen sözleşme hükümleri uyarınca ödedikleri hisse bedellerinin davacılara iadesi talebi ile eldeki davayı açmıştır. Taraflar arasında bahsi geçen 19/07/2010 tarihli sözleşmeden sonra 04/07/2012 tarihli protokol imzalanmıştır. Dairemiz kaldırma kararında vurgulandığı üzere, 04/07/2012 tarihli sözleşmenin akdedildiği hususunun tarafların kabulünde olmasına rağmen sözleşmenin içeriği hususunda çekişme bulunduğu, şöyle ki, sözleşme hükümleri hususunda anlaşmazlık bulunan 04/07/2012 tarihli sözleşmeye ilişkin davacı yanca fax evrakı sunulmuş olup, tarafların imzasının yer almadığı iş bu "protokol" başlıklı taslak belgenin hükümlerinden özellikle somut uyuşmazlığı düzenlene E.1 maddesi bakımından, davalı tarafça sunulan ve tarafların imzalarını içeren "protokol" başlıklı belgenin farklılık gösterdiği, davalı tarafça sunulan imzalı "protokol" başlıklı belgedeki imzaya davacı yanca itiraz edilmemesi nedeniyle somut uyuşmazlığa uygulanması gereken belgenin davalı yanca sunulan "Protokol" başlıklı sözleşme olması gerektiği, kaldırma kararı sonrası da davacı yanca sunulan fax evrakının aslı veya davacıların iddiasını içerir protokolün davacı yanca sunulmadığı da dikkate alındığında artık taraflar arasındaki ilişkiye uygulanması gereken sözleşme hükümlerinin 04/07/2012 tarihli protokol olduğu izahtan varestedir. Taraflar arasında imzalanan ve yukarıda hükümleri ayrıntısı ile derc edilen 04/07/2012 tarihli protokolün "B","C","D" maddesindeki hükümler birlikte değerlendirildiğinde, davacı yanın davasına dayanak yaptığı 19/07/2010 tarihli sözleşmenin taraflara yüklediği hak ve vecibelerin 04/07/2012 tarihli protokol ile sonlandırıldığı anlaşılmıştır. 04/07/2012 tarihli Protokolün (İ) maddesinde “Tarafların bunların dışında yukarıda bahsedilen sözleşmelerden kaynaklanan her türlü hak ve taleplerinden, uğradıkları zarar ve ziyanlardan kayıtsız ve şartsız vazgeçmektedirler. Tarafların belirtilen ödemeler haricinde birbirlerinden hiçbir hak ve alacakları kalmadığından bu ödemelerin yapılması ile birlikte birbirlerini karşılıklı olarak ibra etmektedirler.” maddesinin hüküm altına alındığı görülmüştür. Yani 04/07/2012 tarihli protokolün amacı; içlerinde davacının dayandığı bila tarihli sözleşmenin de bulunduğu bir kısım sözleşmelerin “taraflara yüklediği hak ve vecibelerin sonlandırılması” olarak belirlenmiş, protokolün (i) maddesinde “…yukarıda bahsedilen sözleşmelerden kaynaklanan her türlü hak ve taleplerinden, uğradıkları zarar ve ziyanlardan kayıtsız ve şartsız vazgeçmektedirler...” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu durumda davacı yanın davasını dayandırdığı 19/07/2010 tarihli sözleşme hükümlerinin taraflara yüklediği hak ve vecibelerin sonlandırıldığı, davacının dayandığı 19/07/2010 tarihli sözleşme tarihinden sonra imzalanan 04/07/2012 tarihli protokol hükümlerinin taraflarca yerine getirildiği, bu kapsamda şirket hisselerinin davacılara ve dava dışı ...'ya devredildiği sabittir. Hal böyle olunca, yukarıda ayrıntısı ile izah edildiği üzere, taraflar arasında tanzim edilen 04/07/2012 tarihli protokolün taraflar arasındaki ilişkilerin tasfiyesi amacıyla düzenlendiği, protokolde belirtilen hükümler ile 19/07/2010 tarihli sözleşmede yer alan hak ve vecibeleri sona erdirdiği, bahsi geçen protokol ayakta kaldığı müddetçe 19/07/2010 tarihli sözleşme hükümlerine dayanma imkanı bulunmadığı anlaşılmakla, sözleşmeye taraf olan davalı ... yönünden davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davacının davasının davalı ... yönünden esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davalılar ..., ... ve ... yönünden, mahkemenin 23/06/2023 tarih, 2021/169 E, 2023/506 K sayılı " pasif husumet yokluğu nedeniyle red" kararı taraflarca istinaf edilmeksizin kesinleştiğinden bu davalılar yönünden hüküm tesis edilmemiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL harç peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, B)1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/02/2026 tarih ve 2025/380 Esas 2026/63 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince Davalı ... hakkındaki yönünden davanın KALDIRILMASINA, C)1-Davalı ... yönünden hakkındaki davanın ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harcın peşin alınan 1.287,71 TL harçtan mahsubu ile davacı tarafından fazla yatırılan 555,71 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/4 uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı tarafa ödemesine, 6-Kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, C)1-İstinafa başvuran davalı tarafından yatırılan 57.790,26 TL istinaf nispi karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde davalı tarafa iadesine, 2-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan 2.002,00 TL istinaf başvuru ve dosya gönderim gideri 45,00 TL olmak üzere toplam 2.047,00 TL istinaf yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/07/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -