Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/688 E. 2026/1039 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/688
- Karar No
- 2026/1039
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/688
KARAR NO:2026/1039
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:26/12/2023
NUMARASI:2015/1206 Esas, 2023/1065 Karar
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ :16/07/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl davanın, davacı aleyhine faturalardan doğan alacağın tahsili amacıyla İstanbul 2. İcra Müdürlüğü'nün ... (eski ...) esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibinden dolayı menfi tespit istemine ilişkin; Birleşen davanın, davacı ... ile davalı .... A.Ş. arasında imzalanmış olan sözleşmeden kaynaklı alacak istemine ilişkin olup; mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise kısmen kabulüne dair karar taraflarca istinaf edilmiştir.Davacı vekili, davalı tarafça, İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün... (Eski ...) esas sayılı dosyası ile müvekkili şirkete karşı başlatılan icra takibinin tamamen haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili ...'nin metal kalıp ile diğer metal işleriyle ilgili faaliyet alanına sahip bir şahıs işletmesine sahip olduğunu, bu manada müvekkili ile .... AŞ ile 10/04/2009 tarihinde sözleşme imzalandığını, taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre müvekkilinin aşamalar itibariyle edimini yerine getirmesine rağmen sözleşmenin diğer tarafı olan ... AŞ üzerine düşen edimi yerine getirmediğini, bu durumda taraflar arasında ortaya çıkan cari hesap alacakları ile diğer hukuki durumları düzenlemek ve alacakları ile diğer hukuki durumları düzenlemek ve 10/04/2009 tarihli sözleşmeyi sonlandırılmasına yönelik olarak taraflar arasında 26/07/2010 tarihinde sözleşme imzalandığını, taraflar arasında imzalanan 26/07/2010 tarihli sözleşme gereğince toplam piyasa bedeli 56.000,00 TL olan 3 makinenin 27.07.2010 tarihi ile 01.03.2011 tarihleri arasında davalı tarafından kullanılacağının, ihtiyaç halinde bu sürenin 3 ay uzatılacağının ve süre sonunda müvekkiline teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin bahse konu makineler ile 30 tonun üzerinde işlenmiş malzemesiyle birlikte 4 kamyona yüklenmek suretiyle ... A.Ş'nin SSK'lı çalışanı ve Mühendisi/teknik müdürü ...'ya 03/09/2010 tarihinde teslim makbuzu karşılığında verildiğini, ... A.Ş'nin malzemeleri teslim aldığı 03/09/2010 tarihine göre teslim tarihi olan 10/07/2011 tarihinin üzerinden fazlasıyla zaman geçmesine rağmen makinelerin teslim edilmediğini, söz konusu makinelerin teslimi için Zeytinburnu ... Noterliğinin 04/10/2012 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderilerek davalının temerrüde düşürüldüğünü, buna rağmen makinelerin teslim edilmediğini, davalı tarafından başlatılan İstanbul 2. İcra müdürlüğünün ... sayılı dosyasının zamanaşımına uğradığını, takip dosyasında tebligatın müvekkilinin 30 yıl önceki adresine TK 35. maddeye göre tebliğ edilerek kesinleştirildiğini, ancak takip alacaklısı şirket ile müvekkili arasında takip dayanağı olan alacak kalemlerinin müvekkilden talep ve tahsil edilmesine yönelik sorumluluğu doğuran herhangi bir sözleşme veya başka bir hukuki ilişki bulunmadığını, bu nedenlerle müvekkilinin dava konusu İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün... (Eski ...) esas sayılı dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin teminatsız olarak ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, işbu menfi tespit davasının zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, müvekkili şirketin adresinin Başakşehir olduğunu, bu nedenle Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davaya konu menfi tespit davasına konu icra dosyasında vekil olarak kayıtlı olduklarını, bu nedenle şirkete yapılan tebligatın usulsüz olduğu, davacı tarafın 14/12/2015 tarihli dava dilekçesinin 2. sayfasının 5. maddesindeki beyanı ile herhangi bir sözleşme bulunmadığını ikrar ettiğini, davacı tarafın bahsini ettiği sözleşmelerin bu davanın konusu olmadığını, dava konusunun İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinde takibe konu 9 adet irsaliyeli faturalardan kaynaklanan bir ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davacının kötü niyetli olarak alacaklarını sürüncemede bırakmak amacıyla bu davayı ikame ettiğini, davacı tarafın icra takibine konu 9 adet irsaliye faturalara karşı kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 8 gün içinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, 6102 sayılı kanunu 21/2 maddesi gereğince içeriği kabul etmiş sayılacağını, ispat yükünün takip konusu faturalara yasal süresi içerisinde itiraz etmeyen davacı-borçluya ait olduğunu, bu nedenlerle davanın usulden ve esastan reddine, davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1191 Esas sayılı dosyasında davacı vekili, müvekkili ...'nin metal kalıp ile diğer metal işleriyle ilgili faaliyet alanına sahip bir şahıs işletmesine sahip olduğunu, müvekkilinin davalı ... A.Ş ile 10/04/2019 tarihli sözleşme imzalandığını, taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre müvekkilinin aşamalar itibariyle edimini yerine getirmesine rağmen sözleşmenin diğer tarafı olan ... A.Ş'nin üzerine düşen edimi yerine getirmediğini, bu durumda taraflar arasında ortaya çıkan cari hesap alacakları ile diğer hukuki durumları düzenlemek ve10/04/2019 tarihli sözleşmeyi sonlandırılmaya yönelik olarak taraflar arasında 26/07/2010 tarihli sözleşmenin imzalandığını, buna göre; 1 adet S-1 mermi kutusu taban dikiş kaynak makinesi, yaklaşık piyasa bedeli 30.000 TL 1 adet S-1 mermi kutusu Kenar dikiş kaynak makinesi çift diskli mistaş marka panomatik ve elektronik kontrollü yaklaşık piyasa bedeli 16.000 TL, fosfat tesisi 2.000x80x120 cm ebatlarında 2'si polyester kaplama 5 adet saç banyo 15 KW resistans ve dijital kontrol panelli tesis yaklaşık piyasa bedeli 10.000 TL makineleri malzemeleri ile birlikte ... AŞ 'ye teslim edilerek söz konusu makineler üretim anlamında 27/07/2010 tarihi ile 01/03/2011 tarihleri arasında kullanılacak olup ihtiyaç olması halinde ise bu süre 3 ay daha uzatılarak 01/06/2011 tarihine kadar kullanılacak ve süre sonunda ise müvekkili ...'ye teslim edileceği, bahse konu makinelerin belirtilen süre içinde eksiksiz teslim edilmemesi halinde ise makineler bedellerinin nakden davalı tarafından ödeneceğinin karalaştırıldığını, bu durumda taraflar arasında herhangi bir hak ve alacak kalmayacağı gibi birbirlerini ibra etmiş sayılacağının da kararlaştırıldığını, taraflar arasında imzalanan 26/07/2010 tarihli sözleşme gereğince müvekkilinin bahse konu makineler ile 30 tonun üzerinde işlenmiş malzemesiyle birlikte 4 kamyona yüklenmek suretiyle ... A.Ş'nin SSK'lı çalışanı ve Mühendisi/teknik müdürü Yetişkin Kayaya 03/09/2010 tarihinde teslim makbuzu karşılığında verildiğini, ... A.Ş'nin malzemeleri teslim aldığı 03/09/2010 tarihine göre teslim tarihi olan 10/07/2011 tarihinin üzerinden fazlasıyla zaman geçmesine rağmen makinelerin teslim edilmediğini, söz konusu makinelerin teslimi için Zeytinburnu ... Noterliğinin 04/10/2012 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderilerek temerrüde düşürüldüğünü, buna rağmen makinelerin teslim edilmediğini, 3 adet makinenin toplam değeri 56.000,00 TL'nin müvekkiline teslim edilmesi gereken 10/07/2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalı taraftan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1191 Esas sayılı dosyasında davalı vekili, davacının dava konusu sözleşmelerden bahisle iki adet dava açtığını, bu nedenle davanın öncelikle derdestlikten reddini, aksi takdirde dosyanın İstanbul 8 ATM nin 2015/1206 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ettiğini, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, TBK'nın 147. maddesi uyarınca davanın 5 yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığını, ayrıca müvekkilinin adresinin Başakşehir olması nedeniyle yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının 10/04/2009 tarihli sözleşme edimlerinin yerine getirmediğini, bunun sonucunda davacı tarafın basiretli bir tacir gibi hareket etmeyip yükümlülüklerinin yerine getirmemesi nedeniyle ... ile müvekkili şirket arasında akdedilen sözleşmenin ... tarafından feshedildiğini, fesih nedeniyle müvekkilinin maddi zarara uğradığını, ticari itibarının zedelendiğini, ayrıca müvekkili şirketin sözleşmeden önce ...'ye ödemiş olduğu 18.200,00 TL teminat bedeli, 2.6666,00 TL damga vergisine ilişkin pul bedeli ve 764,.000 TL teminat masrafları da sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle yandığını, davacının sözleşmeyi ihlal ettiği için sözleşmede kararlaştırılan cezai şart bedeli olan 50.000 TL'nin davacıdan talep edildiğini, tüm bu kalemler için icra takibi başlatıldığını, ancak müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacının kötü niyetli olarak hareket ettiğini, bu nedenle davanın reddini gerektiğini savunarak davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, menfi tespit ve istirdat davaları İİK.'nın 72/8. maddesi uyarında icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinde de açılabildiğinden, mahkemenin yetkisine yönelik ilk itirazın reddine karar verildiği, asıl davada, davalı tarafından zamanaşımı def'inde bulunulmuş ise de, yasal mevzuat incelendiğinde menfi tespit davalarının açılması için öngörülmüş bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden, davalının zamanaşımı def'inin reddine karar verildiği, birleşen davada, davalı tarafından derdestlik itirazı ileri sürülmüş ise de, iki davanın türünün, konularının ve davalılarının farklı olduğu anlaşılmakla, bu itiraza itibar edilmediği, birleşen davada, davalı tarafından yetkiye yönelik ilk itirazda bulunulmuş ise de, tarafların tacir olması, taraflar arasındaki sözleşmelerde iş bu sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı anlaşılmakla, davalının bu ilk itirazın reddine karar verildiği, birleşen davada, davalı tarafından zamanaşımı def'inde bulunulmuş ise de, eser sözleşemelerinden doğan alacaklarda TBK'nın 147/6 maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, taraflar arasında 28.000 adet saç kutu imalatı ve teslimi konusunda 10/04/2009 tarihli bir sözleşme imzalandığı, yine taraflar arasında imzalanan 26/10/2010 tarihli sözleşme ile tarafların birbirlerini ibra ettikleri, son sözleşme olan ibra sözleşmesi incelendiğinde, davacının cari hesap borçlarına karşılık davalıya 30.000 TL değerinde 1 adet S-1 mermi kutusu taban dikiş makinesı ile 16.000 TL değerindeki 1 adet S-1 mermi kutusu kenar dikiş makinası ve 10.000 TL değerinde de kolkol panellerinin 01/06/2011 tarihinde kadar bedelsiz olarak bırakmayı taahhüt ettiği, sözleşmenin ve işin bitim tarihinde makinaların iade edilmemesi halinde bedellerinin ödeneceğinin kararlaştırıldığı, dava konusu alacağında bahsi geçen makine bedelleri olduğu, zamanaşımı süresinin makinelerin son teslim tarihi olan 01/06/2011 tarihinde oluşacağı, davanın ise bu tarihten itibaren 5 yıllık süre dolmadan 25.12.2015 tarihinde açıldığı anlaşılmakla ve değerlendirilmekle, davalının zamanaşımı def'inin reddine karar verildiği; asıl dava, menfi davası olup, menfi tespit davalarında kural olarak ispat külfeti öncelikli olarak davalı alacaklı tarafa ait olup, taraflar arasındaki ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlanması gerektiği, bu ispat yerine getirildiği takdirde ispat külfeti davacı borçlu tarafa geçecek ve borcun istenebilir olmadığını, ödendiği hususlarını ispat etmesi gerekeceği; Birleşen dava, alacak istemine ilişkin olup, alacak davalarında kural olarak ispat külfeti öncelikli olarak davacı alacaklı tarafa ait olup, taraflar arasındaki ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlanması gerektiği, bu ispat yerine getirildiği takdirde ispat külfeti davalı borçlu tarafa geçecek ve borcun istenebilir olmadığını, ödendiği hususlarını ispat etmesi gerekeceği; Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği (HMK 222/1), Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmasının şart olduğu (HMK 222/2), bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekeceği, diğer tarafın 2. fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamayacağı (HMK 222/3), açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olacağı (HMK 222/4), TTK'nın 21/2 maddesine göre, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeri kabul etmiş sayılacağı, aynı kanunun 21/3 maddesinde de, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olması gerektiğinin vurgulandığı; Asıl Dosya Yönünden Dosya Kapsamına Göre Yapılan Değerlendirmede; Asıl davanın, davalı alacaklı .... Şti. tarafından davacı borçlu ... aleyhine faturalardan doğan alacağın tahsili amacıyla İstanbul 2. İcra Müdürlüğü'nün ... (Eski ...) esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibinden dolayı menfi tespit istemine ilişkin olduğu; Asıl davanın tarafları arasında dosya kapsamına yansımış bir sözleşme olmadığı; Davacı tarafça ticari defterlerinin ibraz edilmediği, davalı tarafça ticari defterlerinin ibraz edildiği ancak ilişki dönemini kapsayan ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığı, sahibi lehine delil niteliğine haiz olmadığı, dava konusu icra takibinin dayanağı 9 adet faturanın davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, davacı tarafça BA formları ilgili vergi dairesine beyan edilmediği, dosya kapsamında bu faturaların davacı tarafa tebliğine dair bir kayıt ve belgenin olmadığı, faturalar üzerindeki imza ve yazıların davacı el ürünü olmadığı veya faturalarda imza bulunmadığı anlaşılmakla, davalının kendi ticari defterlerine göre davacıdan dava ve takip konusu faturalardan dolayı 60.213,86 TL alacağı olduğu ancak ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmamış olduğundan lehine delil olarak değerlendirilemeyeceği, davaya konu faturaların davacı tarafa tebliği ve faturalarda yazılı mal ve hizmetlerin teslimi hususlarının dolayısı icra takibindeki alacağın davalı tarafından ispata muhtaç kaldığı sonuç ve kanaatine ulaşılarak asıl davada davacı tarafça açılan davanın kabulüne karar verildiği; davacı tarafça kötü niyet tazminatı da talep edilmiş ve davalı alacaklı taraf takibinde haksız bulunmuş ise de, takibin kötü niyetli yapıldığına dair mahkemesizde bir kanaat oluşmadığından, davacı tarafın kötü niyet tazminat talebinin ise reddine karar verildiği; Birleşen Dosya Yönünden Dosya Kapsamına Göre Yapılan Değerlendirmede; Birleşen davanın davacı ... ile davalı .... A.Ş. arasında imzalanmış olan sözleşmeden kaynaklı alacak istemine ilişkin olduğu; Tarafların ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmedikleri, ibrazdan kaçındıkları; Taraflar arasında 28.000 adet saç kutu imalatı ve teslimi konusunda 10/04/2009 tarihli bir sözleşme imzalandığı, yine taraflar arasında imzalanan 26/10/2010 tarihli sözleşme ile tarafların birbirlerini ibra ettikleri, son sözleşme olan ibra sözleşmesi incelendiğinde, davacının cari hesap borçlarına karşılık davalıya 30.000,00 TL değerinde 1 adet S -1 mermi kutusu taban dikiş makinası ile 16.000 TL değerindeki 1 adet S-1 mermi kutu kenar dikiş makinası ve 10.000 TL değerinde kontrol panellerini 01/06/2011 tarihine kadar bedelsiz olarak bırakmayı taahhüt ettiği, sözleşmenin ve işin bitim tarihinde makinaların iade edilmemesi halinde bedellerinin ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmede ayrıca davacının 20.000 TL karşılığı 20.000 adet S-1 fişek kutularının pres baskı işlemlerini yapmayı taahhüt ettiği; Asıl davada davalı .... Şti ve birleşen davada davalı .... A.Ş'nin yetkilileri ve ortaklarının aynı kişiler olduğu, dava dosyasında yer alan 03.09.2010 tarihli teslim makbuzunu imzalayan ...'nın davalı .... Şti.'nde 16.06.2010 tarihinden 28.11.2011 tarihine kadar çalıştığı, yani bu tarihler arasından bu davalı şirketin çalışanı olduğu, İstanbul Anadolu Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/63 Esas sayılı dosyasının 26.09.2017 tarihli 7 celsesinde ...'nın tanık olarak alınan ifadesi de dikkate alındığında, dosya kapsamında davacının davalıya vermeyi taahhüt ettiği makine ve teçhizatları zamanında teslim ettiği ancak bu malzemelerin işin bitim tarihi olan 01/06/2011 tarihinde davalı tarafından kendisine iade edilmediği, davalı tarafın iade edildiğine dair bir ispatının bulunmadığı, davacının taraflar arasındaki ibra sözleşmesinde yer alan "20.000 TL karşılığında 20.000 adet S-1 fişek kutularının pres baskı işlemlerini" yaptığına ilişkin herhangi bir somut delile rastlanmadığı, davacının da bu hususta bir ispatının bulunmadığı anlaşılmakla ve değerlendirilmekle; Taraflar arasında imzalanan ibra sözleşmesi uyarınca makine teçhizatların bedeli olan ve davacı tarafça dava konusu edilen 56.000,00 TL alacak miktarından, davacının yapmayı taahhüt ettiği ancak yapmadığı iş bedeli olan 20.000,00 TL mahsup edildiğinde davacının davalıdan iş dava da talep edebileceği alacağın 36.000,00 TL olduğu, bu alacağa ibra sözleşmesi uyarınca makine teçhizatların iade edilmesi gereken 01/06/2011 tarihinden itibaren avans faizi talep edilebileceği, davacının ise 10.07.2011 tarihinden itibaren faiz talebinde bulunduğu, taleple bağlılık ilkesi gereği iş bu davada 10.07.2011 tarihinden itibaren faize hükmedilebileceği sonuç ve kanaatine ulaşılarak birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilerek hüküm kurulmuştur.Asıl ve birleşen dosyada davacı vekili, birleşen dosyaya ilişkin istinaf dilekçesinde; 56.000 TL alacaklarından 20.000 TL'sinin düşülmesinin hatalı olduğunu belirterek birleşen davaya ilişkin hükmün kaldırılmasını talep etmiştir.Asıl davada davalı vekili istinaf dilekçesinde; ticari defter ve belgelerinde davacıdan alacaklı gözüktüklerini, takibe konu faturaların davacıya elden tebliğ edildiğini belirterek asıl davaya ilişkin hükmün kaldırılmasını talep etmiştir.DEĞERLENDİRME Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Asıl ve birleşen davanın davacısı yüklenici, asıl davada davalı fatura alacaklısı, birleşen davada davalı iş sahibidir.Asıl davada davacı özetle, davalı şirketin faturaya dayalı icra takibinde bulunduğunu, ancak davalı şirkete borcunun olmadığını beyan ederek menfi tespit talep etmiştir.Asıl davada davalı ... özetle, davacı şirketten alacaklı olduklarını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Birleşen davada davacı (asıl davada da davacı) özetle, davalı ile akdettikleri sözleşmenin her iki tarafın da rızası dahilinde sonlandırıldığını, sözleşmenin sona ermesine ilişkin yapılan sözleşmede bir kısım makinelerin davalı tarafından belli bir süre kullanılacağını ve sonrasında iade edileceğinin, davalı iade etmez ise makinelerin bedelini ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, makinelerin teslim edilmesine rağmen iade edilmediğini belirterek makinelerin bedelini talep etmiştir.Birleşen davada davalı ... özetle, davacı tarafından makinelerin kendilerine teslim edilmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece özetle, asıl davada, davalı-icra takip alacaklısının faturaya dayalı alacağını ispat edemediğinden asıl davanın kabulüne, birleşen davada, davalı şirketin makineleri iade etmediğinden makine bedeli olan 56.000 TL den sorumlu olduğuna, ancak aynı sözleşmede davacının 20.000 TL değerinde 20.000 adet fişek üretmeyi taahhüt etmesine rağmen bu edimini yerine getirmediği, bu nedenle 56.000 TL- 20.000 TL = 36.000 TL borçlu olduğuna dair hüküm kurmuştur.Dosyada mevcut deliller ele alındığında; İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün ...sayılı dosyasının incelenmesinde; asıl dava davalısı-alacaklı .... Şti. tarafından davacı-borçlu ... aleyhine 9 adet faturadan doğan alacağın tahsili amacıyla asıl alacak ve faizler toplamı 69.253,53 TL alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, eski esasın 2011/3011 olduğu, dosyanın 2014 yılında yenilendiği, davacı borçlu tarafından yapılan itirazın yenilemeden sonra olması nedeniyle reddedildiği anlaşılmıştır.Asıl davada davalı .... Şti ve birleşen davada davalı .... A.Ş'nin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde, her iki şirketin yetkilileri ve ortaklarının aynı olduğu anlaşılmıştır.Başakşehir SGK tarafından sunulan 24.06.2022 tarihli müzekkere cevabına göre, dava dosyasında yer alan 03.09.2010 tarihli teslim makbuzunu imzalayan ...'nın davalı .... Şti.'nde 16.06.2010 tarihinden 28.11.2011 tarihine kadar çalıştığı, yani bu tarihler arasından bu davalı şirketin çalışanı olduğu anlaşılmıştır.İstanbul Anadolu Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/63 Esas sayılı dosyasının 26.09.2017 tarihli 7 celsesinde ...'nın tanık olarak alınan ifadesinde, 03.09.2010 tarihli teslim makbuzu altında olan imzanın kendisine ait olduğunu, o dönemde ... şirketinde çalıştığını, davalı şirket yetkilisi ... tarafından malları teslim alma görevinin kendisine verildiğini, malları davacıdan teslim aldığını beyan ettiği görülmüştür.20/02/2017 havale tarihli bilirkişi raporunda; Asıl dava yönünden incelemede, davalı şirketin 2010 yılı ticari defterlerinin ibraz edildiğini, 2010 yılı ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin yasıl süresinde yapıldığını, yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yasal süresinde yapıldığını, ancak envanter defterinin kapanış tasdik işleminin yapılmadığını, davalının ibraz edilen 2010 yılı ticari defterine göre 31/12/2010 tarihi itibariyle davacının 60.213,86 TL alacağı olduğu, dava ve takip konusu faturaların liste halinde gösterildiğini, faturaların davacı tarafa tebliğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin ibraz edilmemiş olduğu, ... fatura nolu, 42.815,46 TL tutarlı fatura konusu malların teslimine dair sunulan ... nolu irsaliyede davacı ... isim ve imzasının mevcut olduğu, bu kapsamda davalının malları davcıya teslim ettiğini ispatlamış olduğunu ve fatura tutarı kadar alacaklı olduğunun açık olduğunu, diğer faturalardan dolayı alacağın ispata muhtaç kaldığını, yani davalı fatura alacağının 60.213,86 TL olduğunu, bu bedelden 42.815,46 TL'lik fatura alacağının mahsubu neticesinde 17.398,40 TL ispata muhtaç olduğunu, davalının davacıdan ispatlanabilen alacağının 42.815,46 TL olduğunu: birleşen dava yönünden yapılan incelemede, taraflar arasında 28.000 adet saç kutu imalatı ve teslimi konusunda 10/04/2009 tarihli bir sözleşme imzalandığını, yine taraflar arasında imzalanan 26/10/2010 tarihli sözleşme ile tarafların birbirlerini ibra ettiklerinin görüldüğünü, son sözleşme olan ibra sözleşmesi incelendiğinde, davacının cari hesap borçlarına karşılık davalıya 30.000 TL değerinde 1 adet S-1 mermi kutusu taban dikiş makinesı ile 16.000 Tl değerindeki 1 adet S-1 mermi kutusu kenar dikiş makinası ve 10.000 TL değerinde de kolkol panellerinin 01/06/2011 tarihinde kadar bedelsiz olarak bırakmayı taahhüt ettiği, sözleşmenin ve işin bitim tarihinde makinaların iade edilmemesi halinde bedellerinin ödeneceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmede ayrıca davacının 20.000 Tl karşılığı 20.000 adet S-1 fişek kutularının pres baskı işlemlerini yapmayı taahhüt ettiğini, davacının davalıya vermeyi taahhüt ettiği makina ve teçhizatları zamanında teslim ettiği ancak bu malzemelerin işin bitim tarihi olan 01/06/2011 tarihinde iade edilmediklerinin anlaşıldığını, bu nedenle taraflar arasındaki ibra sözleşmesi uyarınca makine ve teçhizatların bedeli olan 56.000 TL iade edilmesi gereken 01/06/2011 tarihinden itibaren işleyecek taciri avans faiziyle birlikte davacıya iade edilmesi gerektiğini, faizin başlangıcının 10/07/2011 tarihi olarak belirlendiği ve taleple bağlılık ilkesi gereği faizin bu tarihten itibaren işletilmesi gerektiğini, davacının taraflara arasındaki ibra sözleşmesinde yer alan "20.000 TL karşılığı 20.000 adet S-1 fişek kutularının pres baskı işlemlerini" yaptığına ilişkin herhangi bir somut delile rastlanmadığından bu bedelin işi mahsup edildiğinde davacının talep edebileceği asıl alacak miktarının 36.000 TL olarak belirlendiğini, belirlenen bu bedelin 10/07/2011 tarihi itibariyle ticari avans faizi işletilebileceği hususları tespit edilmiştir. 01/18/2018 tarihli bilirkişi raporunda; inceleme konusu 15/01/2015 tarihli ... sıra sayılı ve 03/02/2010 tarihli, ... sıra sayılı "sevk irsaliyesi" nüshalarındaki ... ismine affen atılı imzaların şahsın mukayese isim ve yazı örneği de dikkate alındığından ... eli ürünü olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 08/03/2019 tarihli bilirkişi raporunda; ... antetli 19/01/2010 tarihli ... sayılı 42.815,37 TL'lik ve 10/02/2010 tarihli ... sayılı 4.770,15 TL'lik fatura nüshalarındaki imzaların ...'ye ait olup olmadığına ilişkin dosyada bulunan evrakların incelendiğini, imzalar arasında tersim tarzı, imzaların başlangıcı ve bitirilişi, Gramaların örgülenmesi, Çizgisel hareketlerin biçimlenmesi, Devinim Noktaları, ..., İstikamet, Seyir İstif, Kalem alışkanlıkları bakımından incelendiğinde; ... antetli 19/01/2010 tarihli ... sayılı 4.770,15 TL lik fatura nüshalarında ıslak yazı olmadığı, belgelerin bilgisayar çıktısı olduğu, ... antetli 19/01/2010 tarihli ... sayılı 42.815,37 TL'lik ve 10/02/2010 tarihli ... sayılı 4.770,15 TL'lik fatura nüshalarında ... ismine atfen imzalar bulunmadığı, ... antetli 19/01/2010 tarihli ... sayılı 42815,37 TL'lik ve 10/02/2010 tarihli ... sayılı 4.770,15 TL'lik fatura nüshalarının sağ üst köşesinde faturayı düzenleyen şirket yetkililerine sağ üst köşesinde faturayı düzenleyen şirket yetkililerine ait imzalar olduğu ve bu imzaların ...'nin eli ürünü olmadığı hususları tespit edilmiştir.11/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda; Asıl dosyada davalı ... Şirketi tarafından ibraz edilen 2009 yılı envanter defteri kapanış tasdikinin yapılmadığını, 2010 yılı envanter defterinin kapanış tasdikinin yapılmadığını, 2010 yılı kebir defterinin tasdikinin arka yüzüne kayıt yaptırıldığı, 2011 yılı yevmiye ve envanter defterinin kapanış tasdikinin ibraz edilmediği, bunların haricinde diğer ticari açılış ve kapanış tasdikleri yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olduğunun görüldüğü, mevcut tespitlere göre davalının 2009-2010-2011 yılı ibraz edilen ticari defterlerinin kendi lehine delil vasfı taşımadığı, 2012-2013-2014 yılı ticari defterinin kendi lehine delil vasfı taşıdığı değerlendirilmekle nihai kararın mahkemeye ait olduğunu, davalı tarafın ibraz edilen ticari defterlerine göre, esas dava yönünden değerlendirmede, dava konusu İstanbul 2. İcra müdürlüğünün ... nolu icra takip dosyasına konu faturaların davalının ibraz edilen ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, davalı tarafın kayıtlarına göre davalının davacıdan 31/12/2014 tarihi itibariyle 60.213,86 TL alacağı olduğunun tespit edildiğini, dava dosyasına ibraz edilen diğer kanıt ve belgelerin değerlendirilmesinde, dava konusu faturaların döneminin 2011 yılı olması, SGK dan gönderilen çalışan listesinin ise 2012 yılından başlaması nedeniyle fatura ve irsaliyelerde yazılı isimler ile SGK tarafından gönderilen liste karşılaştırmasının sağlıklı şekilde yapılamadığını, davacı ... ile birleşen davada davalı ... Şirketinin ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediğini, davacı ... BA-BS formları incelendiğinden davacının 2009-2010-2011 yıllarında vergi dairesine BA-BS formu beyan etmediğinin görüldüğünü, bilirkişi ... tarafından verilen imza incelemesi bilirkişi raporunda, faturalar üzerinde yapılan incelemede, faturalar üzerindeki imza ve yazıların davacı eli ürünü olmadığının tespit edildiğini,ibraz edilen bilgi ve belgelere göre dava konusu faturalar hakkında muhasebesel açıdan yapılan değerlendirmeler sonucunda, davalının davacıdan ticari defterlerine göre 60.213,86 TL alacağı olduğu ancak ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmamış olması ve davaya konu faturaların davacı tarafa tebliği ve faturalarda yazılı mal ve hizmetlerin teslimi hususlarının davalı tarafından ispata muhtaç olarak değerlendirildiği, bu hususta takdirin mahkemede olduğunu, birleşen dava yönüyle taraflar arasında imzalanan sözleşmeler hakkında gerek davacı taraf gerekse davalı tarafın ticari defter ve belgeleri ibraz etmediklerini, taraflar arasında yapıldığı bildirilen son sözleşme olan ibra sözleşmesi muhasebesel gözle incelendiğinde, davacının cari hesap borçlarına karşılık davalıya 30.000,00 TL değerinde 1 adet S -1 mermi kutusu taban dikiş makinası ile 16.000 TL değerindeki 1 adet S-1 mermi kutu kenar dikiş makinası ve 10.000 TL değerinde kontrol panellerini 01/06/2011 tarihine kadar bedelsiz olarak bırakmayı taahhüt ettiği, sözleşmenin ve işin bitim tarihinde makinaların iade edilmemesi halinde bedellerinin ödeneceğinin kararlaştırıldığının görüldüğünü, sözleşmede ayrıca davacının 20.000 TL karşılığı 20.000 adet S-1 fişek kutularının pres baskı işlemlerini yapmayı taahhüt ettiğini, dosya kapsamında davacının davalıya vermeyi taahhüt ettiği makine ve teçhizatları zamanında teslim ettiği ancak bu malzemeleri işim bitim tarihi olan 01/06/2011 tarihinde iade edilmediğinin anlaşıldığını, taraflar arasında akdolunduğu bildirilen ibra sözleşmesi uyarınca makine teçhizatlarına bedeli olan 56.000,00 TL nin iade edilmesi gereken 01/06/2011 tarihinden itibaren işleyecek taciri avans faiziyle birlikte davacıya iade edilmesi gerektiği, davacının taraflar arasındaki ibra sözleşmesinde yer alan "20.000 TL karşılığında 20.000 adet S-1 fişek kutularının pres baskı işlemlerini" yaptığına ilişkin herhangi bir somut delile muhasebesel inceleme sürecinde rastlanmadığını, bu nedenle davacının alacağından yapmayı taahhüt ettiği bu işin bedelinin mahsup edildiğinde davacının talep edebileceği asıl alacağın 36.000,00 TL olduğu hususları tespit edilmiştir. 22.12.2022 tarihli ek raporda, kök raporlarındaki görüşlerinin değişmediği ve kök raporla aynı yönde rapor düzenlendiği görülmüştür.
31.05.2023 tarihli ek raporda, dava dosyası üzerinde yapılan incelemede imzası davacıya ait çıkmış sevk irsaliyesindeki mallar ile dava ve takip konusu fatura konusu malların karşılaştırıldığını 19.01.2010 tarihli 42.815,46 TL tutarlı fatura ile bağlı irsaliye arasında miktar farkı olduğunu, tüm faturaların davacıya tebliğine dair bir kayıt ve belgenin olmadığını, bu faturalardaki imzaların davacıya ait olmadığını veya faturada davacı adının geçmediğini, faturaların davacı tarafın BA, BS formları ile vergi dairesine beyan edilmediğini, bu kapsamda davalı tarafın ispat külfetini yerine getirmediğini, bu nedenle kök rapordaki asıl dosya yönünden oluşan kanaatlerinde bir değişme olmadığını, yine birleşen dosya yönünden de kök raporlarındaki görüşlerinin değişmediğini bildirmişlerdir.İstinaf incelemesine konu hususlar ele alındığında;Asıl dava; faturaya dayalı icra takibinden kaynaklı menfi tespit davası olup, ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davalıdadır. Her ne kadar asıl davada davalı vekili, ticari defter ve kayıtlarında davacıdan alacaklı göründüklerini belirterek istinaf talebinde bulunmuş ise de, bilirkişi raporlarından davalının 2010 yılına ait defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki, davacı taraf kendi ticari defter ve belgelerini ibraz etmediğinden davacı tarafın defterlerinde böyle bir alacağın varlığı ispat edilememiştir. Diğer yandan, davalı tarafça faturaların elden davacıya tebliğ edildiği iddia edilmiş ise de, bu husus da ispat edilememiştir. Bu itibarla asıl dava yönünden davanın reddine karar verilmesi yerşnde görülmüş, asıl dava davalısının istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.Birleşen davada; Başakşehir SGK tarafından sunulan 24.06.2022 tarihli müzekkere cevabına göre, dava dosyasında yer alan 03.09.2010 tarihli teslim makbuzunu imzalayan ...'nın asıl dava davalısı .... Şti.'nin çalışanı olması; İstanbul Anadolu Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/63 Esas sayılı dosyasının 26.09.2017 tarihli 7 celsesinde ...'nın tanık olarak alınan ifadesinde, 03.09.2010 tarihli teslim makbuzu altında olan imzanın kendisine ait olduğunu, o dönemde ... şirketinde çalıştığını, davalı şirket yetkilisi ... tarafından malları teslim alma görevinin kendisine verildiğini, malları davacıdan teslim aldığını beyan etmesi; .... Şti ile .... A.Ş'nin yetkilileri ve ortaklarının aynı olması karşısında birleşen dava davalısının makineleri davacıdan aldığının kabulü yerinde görülmüştür.Birleşen davada, davalının geçici olarak kullanmak üzere davacıdan teslim aldığı makineleri iade etmemesi nedeniyle davacının 56.000 TL alacaklı olduğu dosya kapsamı ile sübuta ermiştir. Buna karşılık ilk derece mahkemesi, davacının 56.000 TL alacağından, 20.000 adet fişek üretilmemesi nedeniyle 20.000 TL'nin mahsubuna karar vererek 36.000 TL'ye hükmetmiştir. Ancak davaya cevap dilekçesinde veya sonrasında, bileşen dava davalısının takas-mahsup talebi bulunmadığı gibi, 20.000 adet fişek üretilmesi için davacıya 20.000 TL ödendiğine ilişkin iddiası ve sunduğu delil de bulunmamaktadır. Bu itibarla, birleşen davada 56.000 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken 36.000 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Buna karşılık, söz konusu durum yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Dairemizce yeniden hüküm kurulması yoluna gidilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE,
2-İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 26/12/2023 tarih ve 2015/1206 Esas, 2023/1065 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3- Davanın KABULÜ ile, ASIL DAVADA,
1-Davacı Tarafça Açılan Davanın Kabulü İle; Davacının, davalıya, dava konusu İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas (Eski ...) sayılı dosyası nedeniyle, BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-Davacının kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,
B/BİRLEŞEN DAVADA (İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2015/1191 ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA);
1-Davacı Tarafça Açılan Davanın Kabulü İle; 56.000,00 TL'nin 10.07.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Fazlaya dair talebin REDDİNE,
B) İLK DERECE YARGILAMASI ASIL DAVA YÖNÜNDEN
3-Alınması gereken 4.730,71 TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 1,182,68 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.548,03 TL harcın davalıdan alınıp HAZİNEYE GELİR YAZILMASINA,
-Davacı tarafından yatırılan 1.182,68 TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinden 27,70 TL asıl dava başvuru harcı, 27,70 birleşen dava başvuru harcı 4.400 TL bilirkişi ücreti, 278,80 TL posta masrafı, olmak üzere toplam 4.734,2 TL yargılama giderinin, asıl ve birleşen dosya davalıları farklı olduğundan, asıl ve birleşen dosyalar yönünden eşit olarak yapıldığının kabulü ile; Asıl dosya yönünden yapılan 2.367,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı yan davada kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,
İLK DERECE YARGILAMASI BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN
1-Alınması gereken 3.825,36 TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 956,34 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.869,02 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
2-Davacı tarafından yatırılan 956,34 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan 334,20 TL tebligat ve posta gideri, 4.400,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.734,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN
1-Taraflarca yatırılan istinaf karar harçlarının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,
2-Davacı tarafından yapılan 1.169,20 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 348,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.517,20 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere16/07/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.