Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/790 E. 2026/1409 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/790
- Karar No
- 2026/1409
- Karar Tarihi
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/790 KARAR NO : 2026/1409 KARAR TARİHİ : 09/07/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/03/2026 NUMARASI : 2024/... Esas - 2026/...Karar DAVA : İtirazın İptali KARAR YAZIM TARİHİ : 10/07/2026
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Erzurum ...İcra Dairesinin 2020/...Esas esas dosyasına vaki icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini, davalının kötü niyetli davrandığını, takip konusu 20.10.2018 tarihli 177.000,00 TL tutarlı fatura bedelinin nakden ödenmediğini, davalının daire karşılığı ödendiği iddiasının da geçerli olmadığını, ... tarihli sözleşmede daire devrinin 3. kişilere yapılacağına dair bir hüküm bulunmadığını, davalının borcun aslını ve ferilerini kabul ettiğini, ödeme yaptığına dair belge sunamadığını, itirazın iptal edilmesi gerektiğini, takibin devam etmesi gerektiğini, borçlunun alacağın %20 oranında inkâr tazminatı ödemesi gerektiğini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kardeşi ...ile müvekkili arasında inşaat işi konusunda bir sözleşme yapıldığını, tarafların karşılıklı olarak sorumluluklarını yerine getirdiklerini, davacının kardeşi ...'nin fatura verme yetkisinin olmadığını beyan etmesi üzerine davacı ile müvekkili arasında muvazaalı bir sözleşme ve fatura düzenlendiğini, gerçek sözleşmenin ...ile yapıldığını ve tüm yükümlülüklerin ...tarafından yerine getirildiğini, Erzurum ...'deki dairenin ...'ye verildiğini ve halen ikamet ettiğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. YEREL MAHKEME KARARI; Mahkemece " ...Faturadan kaynaklı alacak iddiası ile yapılan icra takibi akabinde davacı tarafından işbu itirazın iptali davasının ikame edildiği, davalı tarafça verilen cevap dilekçesinde ise, davaya konu faturaya esas işin davacı tarafından yapılmadığı, davacının kardeşi olan ... tarafından yapıldı ve fakat ...'ın fatura kesememesi nedeniyle davacı ...'ın fatura düzenlediği, kendileri ile ... arasında yapılan sözleşme ve iş ile ...'ın bir ilgisinin olmadığı hususlarının ileri sürüldüğü, mahkememizce yapılan ilk yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiği ve İstinaf Mahkemesince yukarıda yer verilen gerekçe ile mezkur kararın kaldırılması üzerine işbu esas üzerinden yargılamaya başlanıldığı, istinaf ilamında değinildiği üzere davaya konu faturaya esas işin kim tarafından yapıldığına ilişkin mahkememizce yapılan araştırmada neticesinde dinlenen tanıkların ifadelerine yukarıda yer verildiği ve tanık ifadelerine göre bahse konu işin ... tarafından yapıldığının beyan edildiği, dinlenen tanıkların bazılarının gerek davacı ... gerekse müdahil ... ile aynı yakınlığa sahip akraba oldukları ve bu bağlamda beyanlarında yakınlık gözetme gibi bir durumun olmadığı sonucuna varıldığı, ayrıca ilk kararda ve istinaf ilamında da değinildiği üzere işin karşılığı olarak ...'a zilyetliği verilen dairenin faturalarından da anlaşılacağı üzere mezkur dairenin ...'ın kullanımına davalı şirketçe verildiği ve ticari hayatın olağan akışına göre davalı şirketin bu şekilde bir tasarrufta bulunmasının dosya kapsamına da yansıdığı üzere, işin ... tarafından yapılması dışında bir sebebinin olamayacağı, dairenin tapusunun ise devredilmediği çünkü davalı şirketin işbu dava nedeniyle kendisini güvence altına almak maksadıyla devir işlemini henüz gerçekleştirmediği, ... tarafından işin gerektiği gibi yapıldığı ve buna karşılık sözleşme uyarınca ...'ın kullanımına dairenin sunulduğu hususunun da davalı tarafça ve dinlenen tanıklarca ifade edildiği, netice olarak her ne kadar davaya konu faturadan kaynaklı olarak davacının davalıdan alacaklı olduğu şeklen görülmekte ise de, tüm dosya kapsamına göre bahse konu işin ... tarafından yapıldığı hususunda mahkememizde tam bir vicdani kanaat oluşmuş ve bu bağlamda davacının davalıdan alacaklı olmadığı sonucuna varılarak davanın reddine... " şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ; Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararda davalının işin ... tarafından yapıldığını kabul edildiğiini, tanık beyanlarına dayanıldığını, oysa tanık dinlenmesine muvafakat edilmediğini, tanıkların fer'i müdahilin akrabaları olup beyanlarının taraflı ve çelişkili olduğunu, bilirkişi raporunda davalının borçlu olduğu sonucuna varıldığını, mahkemenin bu raporu dikkate almadığını, bu durumun usul ve esasa aykırılık teşkil ettiğini, Yargıtay kararları ve doktrin tartışmalarına aykırı olarak mahkemenin karar verdiğini, belirterek verilen kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; Dava; eser sözleşmesine istinaden tanzim olunan fatura alacağı sebebiyle başlatılan icra takibinin ardından açılan itirazın iptaline ilişkin olup ilk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince kararın kaldırılması istemiyle süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Eser sözleşmesinde, yüklenicinin iş bedelinin tamamına hak kazanabilmesi için eseri tamamlayarak iş sahibine teslim ettiğini ispat etmesi gerekir. Kural olarak sözleşmenin feshedilmediği veya işten el çektiği kanıtlanmadığı sürece imalatın yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilmelidir. Bu kabul, fiili karine niteliğinde olup, iş sahibi bunun aksini ispat edebilir. Bir başka anlatımla iş sahibi, eseri kendisinin tamamladığını, yüklenicinin işi terk ettiğini, yani sözleşmenin sona erdiğini kanıtlamakla yükümlüdür (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/1041 E. 2021/1423 K.). Bir diğer söyleyişle, akdî ilişkinin devam ettiği, yüklenicinin işi bırakmadığı, işyerini terk edip gitmediği sürece gerçekleştirilen iş ve imalâtların yüklenici tarafından gerçekleştirildiği karine olarak kabul edilmektedir ve işin yapılmadığı ya da eksik yapıldığı iddiasının davalı tarafça kanıtlanması gerekir. 6098 sayılı TBK'nın 481. maddesi gereğince, eserin bedeli önceden belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse bedel, yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenir. (Yargıtay 15. H.D.'nin 2016/5725 E. 2018/629 K.) Yüklenici tarafından yapılan işler ile ilgili fatura düzenlenerek iş sahibine tebliğ edilip TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca itiraz edilmemesi halinde içeriği örneğin malın miktarı, yapılan işin sayısı, türü ve bu arada fatura içeriğine dahil bedel kesinleşecektir. (Yargıtay 15. HD., 2017/140 E., 2017/1900 K.; Yargıtay 15. HD., 2010/3182 E., 2010/3866 K.) Ne var ki faturayı alan muhatabın süresi içinde itirazda bulunmamış olması, fatura içeriğinde yer alan malın alıcıya teslim edildiğini, işin yapıldığını da göstermez. Ancak bilindiği üzere faturanın karşı tarafın defterlerine kayıtlı olması faturalar kapsamındaki malların teslim edildiğine/hizmetin, işin yapıldığına karine teşkil eder. Bu halde işin yapılmadığını ispat yükü faturayı alan iş sahibine düşer. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir (..., s:73,74). (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/19-823 Esas 2019/553 Karar) Genel olarak eser sözleşmelerinde yüklenicinin sadece eseri meydana getirmesi, aslî edim borcunu yerine getirdiği anlamına gelmemektedir. Yüklenici, sözleşmeye uygun meydana getirdiği eseri teslim borcu altındadır. Yüklenici üstlendiği eseri meydana getirecek ve meydana getirdiği bu eseri, iş sahibine usul ve yasaya ve sözleşme hükümlerine uygun olarak teslim edecektir. Eseri teslim borcu yüklenicide olduğundan eserin teslim edildiğini kanıtlama borcu da yükleniciye düşmektedir. Bir başka deyişle yüklenici, eseri, iş sahibine sözleşmeye uygun teslim ettiğini kanıtlamak zorundadır. Yüklenici bedele hak kazanabilmesi için, eseri iş sahibine süresi içerisinde iş sahibinin iş yerinde teslim ettiğini kanıtlamakla yükümlüdür. Eser sözleşmelerinde teslim, yüklenicinin tamamladığı eseri sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hakimiyetine geçirmesi olarak tanımlanmaktadır. Teslimi kanıtlama yükü davacı yüklenicide olmakla bu teslimin nasıl kanıtlaması gerektiği davanın çözüm noktasını oluşturmaktadır. Eserin teslim edilip edilmediğinin ispatında taraflar ispatın hangi delillerle yapılacağı hususunda sözleşmeye hüküm koyabilirler ve teslim konusunda bir delil sözleşmesi yapabilirler. Böyle bir delil sözleşmesi yoksa yüklenicinin meydana getirdiği eseri teslim ettiği vakıasını, teslim, hukuki işlem değil, hukuki fiil olduğundan kural olarak her tür kanıtla bu arada tanıkla dahi ispat edebilir. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 20.3.2017 tarih, 2017/526 E. ve 2017/1199K. Sayılı Kararı) Somut olay incelendiğinde; Dairemizin 2024/...Esas 2024/....Karar sayılı kaldırma kararırının gereklerinin yerine getirilmediği görülmektedir. Davacının tacir olup olmadığına yönelik araştırma sonucunda sadece davacının ba-bs kayıtları getirtilmiş ve davacının tacir olduğu kabul edilmiş ise de bu sonuca nasıl varıldığı anlaşılamamış, davacının sözleşme tarihinde tacir olup olmadığının usulünce araştırılarak sonucuna göre davanın ticari dava olup olmadığının belirlenmesi önem arz etmektedir. Ayrıca iddia olunan imalatın yüklenici tarafından imal edilip edilmediği ve bedeli konusunda ihtilafın taraflara sorularak netleştirilmesi önemlidir. Mahkemece, taraflara sözleşme konusu imalatın yüklenici tarafından yapılıp yapılmadığı ve bedeli hususu açıklattırılmalı; imalatın hiç veya gereği gibi yapılmadığının veya bedelinin anlaşılamaması halinde, bu iddianın doğruluğunun tespiti amacıyla mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak, imalatın mevcut olup olmadığı, mevcut ise bedeli belirlenmeli, davalının sözleşmeyi inkar etmediği dikkate alınarak ... tarihli eser sözleşmesindeki tarafların, sözleşme kapsamındaki borçlarını ifa edip etmedikleri hususunun ( davacının ilgili eseri meydana getirme, davalının da meydana gelen eserin karşılığında ödeme borcunu ) ispat kuralları nazara alınarak değerlendirilmesi, aynı şekilde ... tarihli sözleşmedeki eser meydana getirme borcu ve davalı tarafın ödemeye ilişkin tüm delillerinin toplanması, bu kapsamda yemin delilinin dahi hatırlatılmasının değerlendirilmesi, davacı tarafın faturasının davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarına işlenmesi, faturaya yönelik bir itirazın veya iadenin olmaması hususlarının değerlendirilmesi, dosyadaki bilgi ve belgeler, taraflarca usulünce bildirilen deliller dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf itirazının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)/a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, HMK’nın 353-(1)/a-6 maddesi uyarınca, Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/... Esas - 2026/...Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf başvurusunda davacı taraftan alınan 732,00TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf aşamasında davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda ele alınmasına, 5-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/07/2026